Zambiya, Perşembe günü genel seçimler için sandık başına gidiyor. Anketler, Cumhurbaşkanı Hakainde Hichilema'nın ikinci bir dönem için açık ara favori olduğunu gösteriyor. Ancak seçim, ülkenin ekonomik performansının bir testi niteliğinde; zira vatandaşlar, artan yaşam maliyetinden şikayetçi. Muhalefet partileri ise halkın hoşnutsuzluğunu oya dönüştürmeye çalışsa da aralarındaki derin bölünmüşlük, Hichilema'nın işini kolaylaştırıyor.
Seçimin arka planı: Ekonomi ve Hichilema'nın karnesi
2021'de göreve gelen Hichilema, ülkeyi ağır bir borç krizinden çıkarma sözü vermişti. Uluslararası Para Fonu (IMF) ile 1,4 milyar dolarlık bir kurtarma anlaşması imzalayan lider, kamu harcamalarını kısarak mali disiplini sağlamaya çalıştı. Bu politikalar, bazı uluslararası yatırımcıların güvenini kazanırken, yoksul kesimler üzerinde ağır bir yük oluşturdu. Zambiya'da gıda fiyatları son iki yılda neredeyse iki katına çıktı ve yerel para birimi kwacha, dolar karşısında değer kaybetti.
Hichilema'nın en büyük kozu, ülkenin borçlarının yeniden yapılandırılmasında sağladığı ilerleme. Zambiya, 2020'de temerrüde düşen ilk Afrika ülkesi olmuş ve Hichilema yönetimi, alacaklılarla anlaşarak ülkenin yeniden finansmana erişimini sağlamıştı. Ancak bu başarı, sokaktaki vatandaşın hayatına doğrudan yansımadı. Özellikle gençler arasındaki işsizlik oranı %20'nin üzerinde ve bu durum, seçim öncesi protestolara yol açtı.
Muhalefet cephesinde ise parçalanmış bir tablo var. Ana muhalefet partisi Yurtsever Cephe (PF), eski Cumhurbaşkanı Edgar Lungu'nun ayrılmasıyla ikiye bölündü. Diğer küçük partiler ise benzer oy tabanları için yarışıyor. Bu parçalanma, Hichilema'nın ikinci tura kalmadan, ilk turda galip gelmesini kolaylaştırıyor. Ancak analistler, oy oranı düşük bir zaferin, reformlar için gerekli meşruiyeti sağlayamayacağı uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Zambiya'nın stratejik önemi
Zambiya, zengin bakır yataklarıyla küresel yeşil enerji dönüşümünde kilit bir ülke olarak öne çıkıyor. Elektrikli araçların ve yenilenebilir enerji sistemlerinin artan bakır talebi, ülkeyi Çin ve Batılı ülkeler arasındaki jeopolitik rekabetin merkezine yerleştiriyor. Hichilema, görev süresi boyunca denge politikası izleyerek hem Çin'den yatırım çekti hem de ABD ve Avrupa Birliği ile ticaret anlaşmaları imzaladı.
Seçim sonuçları, sadece Zambiya'nın iç politikasını değil, Güney Afrika bölgesindeki demokrasi trendini de etkileyecek. Son yıllarda bazı Afrika ülkelerinde askeri darbeler yaşanırken, Zambiya barışçıl güç geçişleriyle örnek ülke konumunda. Hichilema'nın zaferi, bölgedeki demokratik sürecin devamı için olumlu bir sinyal olabilir; ancak olası bir seçim sonrası şiddet, bu imajı zedeleyebilir.
Uluslararası gözlemciler, seçimlerin şeffaflığı konusunda endişelerini dile getirse de, Zambiya Seçim Komisyonu'nun hazırlıkları güven veriyor. Ülke genelinde 6,5 milyon seçmenin oy kullanması beklenirken, sonuçların birkaç gün içinde açıklanması bekleniyor. Hichilema'nın kampanyası, 'devam eden istikrar' mesajı üzerine kurulu; muhalefet ise 'değişim çağrısı' yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Zambiya'daki seçim, Türkiye'nin Afrika açılımı politikası bağlamında önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda kıtadaki ekonomik ve diplomatik varlığını artırırken, Zambiya ile ticaret hacmi sınırlı da olsa büyüme eğiliminde. Kalkınma yardımları ve eğitim işbirlikleri mevcut ilişkilerin temelini oluşturuyor. Hichilema'nın ikinci döneminde, Türkiye'nin özellikle bakır madenciliği ve altyapı projelerinde etkinliğini artırması beklenebilir. Ayrıca Zambiya'nın BM ve Afrika Birliği gibi platformlardaki tavrı, Türkiye'nin kıtadaki diplomatik girişimlerini etkileyebilir. Bu nedenle seçim sonuçları, Türk dış politikası için de yakından takip edilmeli.