Meksika'nın orta kesimindeki Zacatecas eyaletinde, birbirine yakın iki ayrı noktada 10 erkeğin silahla vurularak öldürülmesi ülkeyi yasa boğdu. Yetkililer, kurbanların kimliklerinin henüz tespit edilemediğini, saldırıların organize suç örgütlerinin bölgedeki güç gösterisinin bir parçası olduğunu açıkladı. Olaylar, ülkede kartellerin devlet otoritesinin ötesinde bir "paralel hükümet" gibi hareket ettiği gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Gelişmenin Arka Planı
Zacatecas, Pasifik kıyısındaki limanlardan ABD sınırına uzanan uyuşturucu kaçakçılığı güzergahlarının kavşağında yer alması nedeniyle kartellerin mücadele alanı haline gelmiş durumda. Özellikle Jalisco Yeni Nesil Karteli (CJNG) ile Sinaloa Karteli arasındaki çatışmalar, eyaleti kanlı bir savaş alanına çevirmiş durumda. Son yıllarda Zacatecas, Meksika'nın en yüksek cinayet oranlarına sahip bölgelerinden biri haline geldi. 2023'te 2.500'den fazla cinayetin işlendiği eyalette, bu tür toplu infazlar neredeyse rutin bir haber haline geldi. Ancak 10 kurbanın aynı anda öldürülmesi, vahşetin boyutu ve mesajın açıklığı nedeniyle dikkat çekti.
Meksika Devlet Başkanı Andrés Manuel López Obrador yönetimi, "kucaklama, kurşun değil" politikası çerçevesinde şiddete karşı askeri çözüm yerine sosyal programları ön planda tutuyor. Ancak bu strateji, kartellerin güçlenmesini engelleyemedi. Güvenlik analistleri, bu tür toplu cinayetlerin yalnızca rakip gruplara gözdağı vermek için değil, aynı zamanda yerel halka ve devlet yetkililerine "bu bölge bizim kontrolümüzde" mesajı iletmek için işlendiğini vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Zacatecas'taki katliam, yalnızca Meksika'nın iç meselesi değil; aynı zamanda Kuzey Amerika güvenlik mimarisini de yakından ilgilendiriyor. ABD, Meksika'daki uyuşturucu kartellerine karşı mücadelede Meksika hükümetiyle iş birliği yapıyor, ancak şiddetin tırmanması iki ülke arasında zaman zaman gerilime yol açıyor. Özellikle fentanil kriziyle mücadele eden ABD yönetimi, kartellerin uluslararası operasyonlarını durdurmanın ne kadar zor olduğunu görüyor. Bu tür olaylar, Latin Amerika'da devlet otoritesinin zayıflığını ve uyuşturucu kaçakçılığının bölgesel istikrar üzerindeki etkisini gösteriyor. Ayrıca, birleşmiş Milletler verilerine göre Meksika, dünyada sivil kayıpların en yoğun yaşandığı ülkelerden biri olmaya devam ediyor.
Uzmanlar, Zacatecas'taki şiddetin yalnızca uyuşturucu ticaretinden kaynaklanmadığını; madencilik, tarım ve göç yolları üzerindeki kontrolün de çatışmanın nedenleri arasında olduğunu belirtiyor. Organize suç örgütleri, bu bölgelerde "vergi" topluyor, yasadışı göçmenleri kaçırıyor ve yerel ekonomiyi ele geçiriyor. Bu durum, hükümet karşıtı protestoları ve toplumsal hoşnutsuzluğu da beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Zacatecas'taki katliam, Türkiye'nin güvenlik politikaları için önemli bir karşılaştırma noktası sunuyor. Türkiye, PKK ve diğer terör örgütleriyle mücadelesinde etkin bir güvenlik gücü kullanırken, Meksika'daki durum, organize suçla mücadelede devletin zayıf kaldığında neler olabileceğinin bir örneği. Türkiye'nin bölgesel olarak uyuşturucu kaçakçılığı rotaları üzerinde yer alması, uluslararası iş birliğinin önemini artırıyor. Ayrıca, Meksika'daki gelişmeler, Türk dış politikası açısından küresel güvenlik mimarisindeki zayıflıkların, göç ve istikrarı nasıl tehdit edebileceğini gösteren bir vaka olarak değerlendirilebilir.