ABD Yüksek Mahkemesi, Perşembe günü aldığı tartışmalı bir kararla Başkan Donald Trump yönetimine, Haitili ve Suriyeli binlerce göçmenin geçici koruma statüsünü (TPS) iptal etme yetkisi verdi. 6'ya 3 oyla alınan ve ideolojik hatlar boyunca bölünen karar, federal yargıçların bu tür göçmenlik kararlarının çoğunu denetlemesini engelliyor. Karar, Kongre'deki Demokratlar tarafından 'acımasız ve hukuksuz' olarak nitelendirilirken, göçmen hakları savunucuları tepki gösterdi.
Kararın arka planı: TPS nedir ve neden tartışılıyor?
Geçici Koruma Statüsü (TPS), ülkesinde savaş, doğal afet veya olağanüstü durumlar yaşayan göçmenlere ABD'de kalma ve çalışma izni veren bir program. Trump yönetimi, 2017'de Haiti ve Suriye dahil birçok ülke için TPS'yi sonlandırma kararı almıştı. Bu karar, göçmen hak grupları ve eyaletler tarafından dava edilmiş, alt mahkemeler yönetimin kararını durdurmuştu. Yüksek Mahkeme ise, Göç ve Vatandaşlık Yasası'nın federal yargıçların bu tür kararları incelemesini yasakladığına hükmetti. Mahkeme Çoğunluk görüşünü yazan Yargıç Brett Kavanaugh, 'Yasa, yürütme organına bu konuda takdir yetkisi veriyor' dedi. Karşı oy kullanan liberal yargıçlar ise kararın 'binlerce insanın hayatını altüst edeceğini' belirtti.
ABD'de yaklaşık 300 bin kişi TPS kapsamında yaşıyor. Haiti'den gelenlerin sayısı 55 bin, Suriye'den gelenlerin sayısı ise 7 bin civarında. Karar, bu kişilerin statülerinin iptali halinde sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalacağı anlamına geliyor. Trump yönetimi, TPS'nin geçici olduğunu ve bu ülkelerdeki koşulların düzeldiğini savunuyor. Ancak Haiti deprem ve siyasi krizlerle boğuşurken, Suriye'de iç savaş devam ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Göçmenlik politikalarında yeni bir dönem mi?
Yüksek Mahkeme'nin bu kararı, ABD göçmenlik politikasında yürütme organının yetkilerini genişleten önemli bir emsal teşkil ediyor. Karar, başkanlık seçimleri öncesinde Trump yönetiminin göçmen karşıtı politikalarını hızlandırmasına olanak sağlayabilir. Uzmanlar, kararın sadece Haiti ve Suriye'yi değil, El Salvador, Sudan, Nepal ve Honduras gibi diğer TPS ülkelerini de etkileyebileceğini belirtiyor.
Demokrat liderler, kararı sert bir dille eleştirdi. Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, 'Bu karar, Trump yönetiminin acımasız göçmenlik politikalarına yeşil ışık yakıyor' dedi. Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer ise kararı 'hukuksuz' olarak nitelendirdi. Kararın, ABD'nin uluslararası itibarına zarar vereceği ve müttefik ülkelerle ilişkileri zorlayacağı ifade ediliyor. Özellikle Haiti ve Suriye gibi kırılgan devletlerin, ABD'nin bu kararıyla daha da istikrarsızlaşabileceği endişesi var. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) karardan duyduğu endişeyi dile getirdi.
Karar, aynı zamanda ABD iç siyasetinde göçmenlik meselesini yeniden alevlendirdi. Trump yönetimi, kararı 'ulusal güvenlik' ve 'hukukun üstünlüğü' açısından bir zafer olarak görürken, göçmen hakları örgütleri kararı 'insanlık dışı' olarak nitelendiriyor. Konu, önümüzdeki dönemde Kongre'de yeni yasal düzenlemelerin gündeme gelmesine yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Yüksek Mahkemesi'nin bu kararı, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de küresel göç politikaları açısından önemli bir emsal oluşturuyor. Türkiye, halihazırda dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapıyor ve Suriyeli göçmenlerin statüsü sık sık tartışma konusu oluyor. ABD'nin geçici koruma statülerini iptal etme yönündeki bu kararı, uluslararası toplumda 'koruma statülerinin ne kadar güvenilir olduğu' sorusunu gündeme getiriyor. Türkiye'nin, özellikle Suriyeli mültecilere yönelik politikaları, AB'nin de baskısıyla sık sık değişkenlik gösteriyor. Bu karar, ABD'nin Suriye politikasında bir değişiklik olarak yorumlanabilir ve Türkiye'nin sınır güvenliği ile mülteci yükü üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Ayrıca, kararın uluslararası hukuk ve insan hakları normları açısından yarattığı tartışma, Türkiye'nin göçmenlik politikalarında dikkate alması gereken bir gelişme.