Avustralya'da Yeşiller Partisi, ülkenin ABD ile yürüttüğü AUKUS çerçevesindeki nükleer denizaltı anlaşmasının Avustralya'yı ABD-Çin arasında olası bir savaşa sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Yeşiller Senatörü David Shoebridge, Virginia sınıfı nükleer saldırı denizaltılarının satın alınması durumunda Avustralya'nın Çin ile doğrudan çatışmanın içine çekilebileceğini belirtti. Buna karşılık Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, anlaşmanın 'tam gaz devam edeceğini' yineleyerek AUKUS ortaklığının ülkenin güvenliği için kritik önemde olduğunu savundu.
AUKUS Anlaşması ve Yeşillerin Endişeleri
AUKUS, Avustralya, İngiltere ve ABD arasında 2021 yılında imzalanan bir güvenlik paktı olup, özellikle nükleer denizaltı teknolojisinin Avustralya'ya transferini öngörüyor. Anlaşma kapsamında Avustralya'nın 2030'ların başında ABD'den Virginia sınıfı nükleer denizaltılar satın alması ve ardından İngiltere ile ortaklaşa SSN-AUKUS sınıfı denizaltılar geliştirmesi planlanıyor. Yeşiller, bu adımın Avustralya'yı ABD'nin Çin'e yönelik askeri stratejilerine daha fazla bağımlı hale getireceğini ve bölgesel gerilimleri tırmandıracağını öne sürüyor. Shoebridge, 'Bu denizaltılar Avustralya'nın savunması için değil, ABD'nin Çin ile olası bir çatışmasında Avustralya'yı ön cepheye sürmek için kullanılacak' dedi.
Yeşiller, anlaşmanın iptal edilmesi ve kaynakların iklim değişikliğiyle mücadele, sağlık ve eğitim gibi alanlara yönlendirilmesi çağrısında bulunuyor. Parti, Pazartesi günü parlamentoda AUKUS'a ilişkin yeni bir yasa tasarısını engellemeye çalıştı ancak başarılı olamadı. Başbakan Albanese ise anlaşmanın Avustralya'nın egemen savunma kapasitesini artıracağını ve bölgesel istikrara katkı sağlayacağını belirterek 'AUKUS tam gaz devam ediyor' ifadesini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Asya-Pasifik'te Artan Rekabet
AUKUS anlaşması, Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki artan askeri varlığı ve Tayvan'a yönelik baskıları karşısında Batılı müttefiklerin askeri iş birliğini güçlendirme çabası olarak görülüyor. Ancak Çin, anlaşmayı 'soğuk savaş zihniyeti' olarak nitelendiriyor ve bölgesel gerginliği artırdığını savunuyor. Uzmanlar, nükleer denizaltıların Pasifik'teki güç dengesini değiştirebileceğini ve ABD-Çin arasındaki stratejik rekabeti daha da derinleştirebileceğini belirtiyor. Öte yandan, Fransa'nın Avustralya ile imzaladığı geleneksel denizaltı anlaşmasının AUKUS nedeniyle iptal edilmesi, ABD-Avrupa ilişkilerinde de gerginliğe yol açmıştı.
Yeşillerin endişeleri, Avustralya kamuoyunda da yankı buluyor. Anketler, nükleer denizaltı anlaşmasına desteğin azaldığını ve halkın anlaşmanın maliyetinden (tahmini 368 milyar Avustralya doları) endişe duyduğunu gösteriyor. Ancak Albanese hükümeti, anlaşmanın Avustralya'nın istihdamına ve teknoloji altyapısına katkı sağlayacağını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AUKUS anlaşması, Asya-Pasifik'teki güç dengelerini yeniden şekillendirirken Türkiye'yi dolaylı olarak etkileyebilecek bir gelişmedir. Türkiye, NATO müttefiki olarak ABD'nin küresel stratejilerinde önemli bir rol oynasa da AUKUS gibi minilateral (üçlü) oluşumlar, Türkiye'nin dahil olmadığı bir güvenlik mimarisini pekiştirmektedir. Bu durum, Türkiye'nin Hint-Pasifik bölgesindeki çıkarları açısından dikkatle izlenmelidir. Ayrıca, nükleer enerji ve savunma teknolojilerindeki gelişmeler, Türkiye'nin kendi nükleer enerji ve denizaltı programlarına (MİLDEM gibi) yansımaları olabilir. Türkiye, bölgesel güç dengesi değişikliklerine karşı esnek bir dış politika izlemeli, müttefikleriyle iş birliğini sürdürürken yeni stratejik ortaklıklara da açık olmalıdır.