Yeni Zelanda'nın toplam ihracatı, mayıs ayında üst üste ikinci kez aylık rekora imza attı. Yeni Zelanda İstatistik Kurumu (Stats NZ) tarafından açıklanan verilere göre, ülkenin ihracat geliri mayısta bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11 artarak 7,86 milyar Yeni Zelanda dolarına (yaklaşık 4,8 milyar ABD doları) yükseldi. Bu artışta, başta ABD olmak üzere güçlü dış talebin karşılandığı et ve süt ürünleri sevkiyatlarındaki büyüme belirleyici oldu.
ABD'ye Et Sevkiyatları Öncü Oldu
İhracattaki en büyük katkı, kuzu eti ve sığır eti gibi kırmızı et ürünlerinde yaşandı. Yeni Zelanda'nın ABD'ye et ihracatı, mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 45 artış gösterdi. Bu artışta, ABD'deki güçlü tüketici talebinin yanı sıra, Avustralya gibi rakip ülkelerdeki arz sıkıntılarının da etkili olduğu belirtiliyor. Yeni Zelandalı çiftçiler, yüksek fiyatlar ve istikrarlı talep sayesinde karlılıklarını koruyor. Süt ürünleri cephesinde de benzer bir tablo var: Süt tozu, tereyağı ve peynir ihracatı, özellikle Çin ve Güneydoğu Asya pazarlarına yapılan sevkiyatlarla yüzde 8 arttı. Süt ürünleri fiyatlarındaki yüksek seyir, Fonterra gibi büyük kooperatiflerin çiftçilere ödediği süt fiyatını da yukarı çekiyor.
Küresel Talep Dalgası
Yeni Zelanda'nın ihracat başarısı, küresel gıda fiyatlarındaki yükselişle paralel ilerliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) verilerine göre, küresel gıda fiyat endeksi mayısta son iki yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Süt ürünleri ve et fiyatlarındaki artış, Yeni Zelanda gibi ihracatçı ülkeler için avantaj yaratıyor. Ancak bu durum, ithalatçı ülkelerde enflasyonist baskıları artırıyor. Uzmanlar, küresel talebin güçlü kalması durumunda Yeni Zelanda'nın ihracat gelirlerinin yılın ikinci yarısında da yüksek seyretmesini bekliyor. Bununla birlikte, lojistik maliyetlerindeki artış ve küresel resesyon endişeleri, ilerleyen aylarda talebi olumsuz etkileyebilecek risk faktörleri olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yeni Zelanda'nın ihracat rekoru, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel gıda fiyatları üzerinden dolaylı bir ilgi alanı oluşturuyor. Türkiye, özellikle kırmızı et ve süt ürünlerinde net ithalatçı konumundadır. Yeni Zelanda'nın başını çektiği küresel et ve süt fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye'nin gıda enflasyonuyla mücadelesini zorlaştırabilir. Ayrıca, Yeni Zelanda gibi büyük oyuncuların ABD ve Çin gibi pazarlara yönelmesi, Türkiye'nin geleneksel et ve süt ürünleri tedarikçileri ile rekabetini etkileyebilir. Orta vadede, Türkiye'nin yerli üretimi artırma ve alternatif tedarik kaynaklarına yönelme ihtiyacı daha belirgin hale gelebilir.