İngiltere'de parlamentonun Uluslararası Kalkınma Komitesi Başkanı, hükümetin yeni ulusal güvenlik yasa tasarısında yaptığı son değişiklikleri memnuniyetle karşıladığını ancak yardım çalışanlarının korunması için daha fazla adım atılması gerektiğini belirtti. Söz konusu tasarı, insani yardım kuruluşları ve çalışanları üzerinde 'zaten tarihin en tehlikeli dönemlerinden birini yaşayan yardım çalışanları için durumu daha da kötüleştirme' riski taşıyor.
Değişiklikler yetersiz mi?
Komite Başkanı Sarah Champion, tasarıda yapılan son düzenlemelerin 'olumlu bir adım' olduğunu ancak yeterli olmadığını vurguladı. Champion, 'Yardım çalışanlarının çatışma bölgelerinde tarafsız ve bağımsız kalabilmeleri için yasal güvencelere ihtiyaçları var. Mevcut haliyle tasarı, onları terörle mücadele yasaları kapsamında kriminalize etme potansiyeli taşıyor' dedi.
Tasarı, ulusal güvenlik gerekçesiyle geniş yetkiler tanırken, insani yardım kuruluşları bu yetkilerin kötüye kullanılabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle çatışma bölgelerinde faaliyet gösteren STK'lar, tasarının yardım çalışanlarının terör örgütleriyle istemeden etkileşime girmesi durumunda cezai sorumluluk doğurabileceğini belirtiyor.
Küresel boyut ve uluslararası tepkiler
Birleşmiş Milletler ve uluslararası insani yardım kuruluşları, İngiltere'nin bu tasarısını yakından izliyor. Benzer yasaların diğer ülkelerde de örnek alınabileceği endişesi var. Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) sözcüsü, 'İnsani yardım çalışanlarının korunması uluslararası insancıl hukukun temel bir ilkesidir. Bu tür yasalar, yardım kuruluşlarının çalışma kabiliyetini ciddi şekilde kısıtlayabilir' açıklamasında bulundu.
İngiltere'de muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları da tasarıya karşı çıkıyor. Liberal Demokrat Parti'den bir sözcü, 'Bu tasarı, yardım çalışanlarını hedef almak yerine gerçek güvenlik tehditlerine odaklanmalı' dedi. Tasarının önümüzdeki haftalarda parlamentoda daha detaylı görüşülmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu yasa tasarısı, Türkiye'nin insani yardım alanındaki uluslararası rolünü doğrudan etkilemese de, benzer düzenlemelerin küresel ölçekte yaygınlaşma potansiyeli taşıması açısından önemlidir. Türkiye, Suriye ve diğer çatışma bölgelerinde aktif insani yardım faaliyetleri yürüten bir ülke olarak, yardım çalışanlarının korunmasına yönelik uluslararası normların zayıflamasından olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, bu tür yasaların terörle mücadele kapsamında yardım kuruluşlarına yönelik baskıyı artırması, Türk STK'larının uluslararası operasyonlarını da zorlaştırabilir. Türk diplomatlarının ve insani yardım kuruluşlarının süreci dikkatle takip etmesinde fayda var.