Avustralya'nın en kalabalık eyaleti Yeni Güney Galler (NSW), 2028 yılından itibaren okullarda ekran süresine zorunlu üst sınır getireceğini açıkladı. Eyalet hükümeti, öğrencilerin dijital cihaz kullanımını kısıtlayarak 'kalem ve kağıt' temelli öğrenmeye ağırlık verecek. Federal Eğitim Bakanı, öğrencilerin 'dijital detoksa' ihtiyaç duyabileceğini belirterek bu adımı destekledi.
Gelişmenin Arka Planı
Yeni Güney Galler Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, anaokulundan 12. sınıfa kadar tüm devlet okullarında ekran süresi ders bazında sınırlandırılacak. İlkokul düzeyinde günlük toplam ekran süresi 30 dakikayı aşamayacak; ortaokul ve liselerde ise dersin niteliğine göre belirlenen ve 45 dakikayı geçmeyen periyotlar halinde uygulanacak. Uygulama, 2028 eğitim-öğretim yılı başında yürürlüğe girecek.
Kararın altyapısını, eyalet genelinde 2024-2026 yılları arasında yürütülen kapsamlı bir araştırma oluşturdu. Araştırma sonuçlarına göre, sınıflarda tablet ve dizüstü bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte öğrencilerin el yazısı becerilerinde belirgin bir gerileme kaydedildi. Ayrıca öğretmenler, ders esnasında öğrencilerin dikkat sürelerinin kısaldığını ve dijital cihazların ders dışı amaçlarla kullanımının arttığını rapor etti.
NSW Eğitim Bakanı, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Teknolojiyi tamamen reddetmiyoruz; ancak ekranların öğrenme sürecini domine etmesine izin veremeyiz. Amacımız, öğrencilerin temel okuryazarlık ve yazma becerilerini güçlendirmek, eleştirel düşünme yetilerini geliştirmek" ifadelerini kullandı. Bakan, öğretmenlere yönelik kılavuzların ve müfredat güncellemelerinin 2027 yılı içinde tamamlanacağını sözlerine ekledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu karar, dünya genelinde eğitimde dijitalleşme ile ekran bağımlılığı arasındaki dengeyi yeniden tartışmaya açıyor. Son yıllarda Güney Kore, Çin ve bazı Avrupa ülkeleri de benzer adımlar atmış; özellikle ilkokul çağındaki çocuklar için ekran süresine sınır getiren politikalar uygulamaya koymuştu. Avustralya'nın federal yapısı göz önüne alındığında, NSW'in bu kararı diğer eyaletler için de emsal teşkil edebilir. Federal Eğitim Bakanı'nın 'dijital detoks' vurgusu, ülke çapında ortak bir çerçeve oluşturma çabası olarak yorumlanıyor.
Eğitim teknolojileri uzmanları, kararın olumlu ve olumsuz yönlerine dikkat çekiyor. Bazı uzmanlar, dijital okuryazarlığın 21. yüzyıl becerileri arasında yer aldığını ve aşırı kısıtlamanın öğrencileri geleceğe hazırlamada yetersiz kalabileceğini savunuyor. Ancak çoğu eğitimci, özellikle pandemi sonrası dönemde artan ekran bağımlılığının akademik başarıyı olumsuz etkilediği görüşünde birleşiyor. NSW hükümeti, uygulamanın etkilerinin bağımsız kuruluşlarca izleneceğini ve gerekirse revize edileceğini duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de uzaktan eğitim sonrası ekran bağımlılığı ve dijital cihaz kullanımı eğitimciler arasında tartışılıyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın son yıllarda tablet dağıtımı ve akıllı tahta projeleriyle sınıflarda teknolojiyi yaygınlaştırma çabası, NSW'in kararıyla çelişiyor. Bu gelişme, Türkiye'nin eğitim politikalarında dijital ve geleneksel yöntemler arasındaki dengeyi yeniden gözden geçirmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, Avustralya gibi gelişmiş bir ülkenin ekran süresini kısıtlama yönünde adım atması, küresel eğitim trendlerinin Türkiye'yi de etkileyebileceğine işaret ediyor.