Japonya Merkez Bankası (BOJ), politika faizini çeyrek puan artırarak %1,25 seviyesine yükseltti. Karar sonrası BOJ Başkanı Kazuo Ueda'nın gelecek faiz artışlarına ilişkin belirsiz mesajlar vermesi, yenin dolar karşısında değer kaybını hızlandırdı. Öte yandan ABD yönetiminin, ticaret ortaklarına yönelik yeni tarifeleri gelecek hafta yapılacak açıklamaya kadar ertelemesi bekleniyor. Bu gelişme, küresel piyasalarda risk iştahını geçici olarak desteklerken, Japonya'nın para politikası normalleşme sürecine dair soru işaretlerini artırdı.
Japonya Merkez Bankası'nın Faiz Artışı ve Yenin Tepkisi
Japonya Merkez Bankası, uzun süredir devam eden ultra gevşek para politikasından çıkış kapsamında politika faizini 25 baz puan artırarak %1,25'e çıkardı. Bu, bankanın son bir yıldaki üçüncü faiz artışı olarak kayıtlara geçti. Karar, piyasa beklentileriyle uyumlu olsa da, Başkan Ueda'nın basın toplantısındaki ifadeleri belirsizlik yarattı. Ueda, enflasyonun hedefe yaklaştığını ancak küresel ekonomik görünüm ve finansal piyasa koşullarının faiz patikasını şekillendireceğini söyledi. Gelecek artışlar için net bir takvim vermekten kaçındı.
Ueda'nın bu temkinli tutumu, yen satışlarını tetikledi. Dolar/yen paritesi, karar öncesi 155 seviyelerinde işlem görürken, açıklamaların ardından 157'nin üzerine çıktı. Analistler, BOJ'un faiz artırım döngüsüne devam etse bile hızının yavaş olacağını ve bunun yen üzerindeki baskıyı sürdürebileceğini belirtiyor. Japonya'nın düşük faiz oranları, küresel carry trade işlemleri için cazip bir fonlama para birimi olma özelliğini koruyor.
Öte yandan, Japonya ekonomisi ikinci çeyrekte beklenenden güçlü büyüme kaydetti. İç tüketimdeki toparlanma ve ihracattaki artış, BOJ'un elini güçlendirse de, banka üyeleri arasında faiz artışının zamanlaması konusunda görüş ayrılıkları bulunuyor. Bazı üyeler, enflasyonun kalıcı hale gelmesinden endişe ederken, bazıları küresel yavaşlama riskine dikkat çekiyor.
ABD'nin Çin Tarifelerini Ertelemesi ve Küresel Ticaret Dengeleri
ABD yönetiminin, Çin ve diğer ticaret ortaklarına yönelik yeni tarifeleri, gelecek hafta yapılacak resmi açıklamaya kadar ertelemesi bekleniyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, tarifelerin kapsamı ve oranları üzerinde çalışmaların sürdüğü, nihai kararın henüz verilmediği belirtildi. Bu erteleme, piyasalarda kısa vadeli bir rahatlama sağladı; Asya borsaları ve ABD vadeli işlemleri gün içinde yükseliş kaydetti.
ABD Başkanı'nın geçtiğimiz aylarda Çin'e yönelik ek tarifeler konusunda kararlı olduğunu yinelemesi, ticaret savaşlarının yeniden alevlenebileceği endişelerini canlı tutuyor. Ancak erteleme kararı, diplomatik müzakerelere alan açmak ve piyasaları sarsmamak adına atılmış bir adım olarak yorumlanıyor. Çin tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi; ancak Pekin'in, tarifelerin karşılıklılık ilkesi çerçevesinde misilleme yapacağı biliniyor.
Küresel tedarik zincirleri, pandemi sonrası dönemde kırılganlığını korurken, yeni tarifelerin maliyet enflasyonunu artırabileceği ve merkez bankalarının faiz kararlarını zorlaştırabileceği ifade ediliyor. Özellikle ABD'de enflasyonun henüz hedefe inmemiş olması, tarifelerin fiyatlar üzerindeki etkisini daha da kritik hale getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'nın faiz artışı ve ABD'nin tarife ertelemesi, Türkiye ekonomisi için dolaylı ancak önemli sonuçlar doğurabilir. Yen'deki değer kaybı, Japonya'nın ihracatını ucuzlatırken, Türkiye'nin Japonya ile olan ticaretinde rekabet baskısı yaratabilir. Ayrıca küresel risk iştahındaki geçici iyileşme, gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını destekleyerek TL üzerindeki baskıyı hafifletebilir. ABD-Çin ticaret geriliminin ertelenmesi ise Türkiye'nin ihracat pazarlarında belirsizliği azaltır; ancak olası bir tarife savaşı, küresel büyümeyi yavaşlatarak Türkiye'nin ihracatını olumsuz etkileyebilir. Türkiye, jeopolitik konumu itibarıyla ticaret savaşlarından kaçınmak için çeşitlendirilmiş dış ticaret stratejisini sürdürmeli.