Japon yeni, ABD ve Japonya'nın geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği ortak müdahalenin etkisinin hızla azalmasıyla birlikte değer kaybını sürdürüyor. Dolar karşısında hafta başında 152 seviyesine kadar gerileyen yen, ortak müdahalenin ardından kazanımlarının neredeyse yarısını geri vererek 154,50 seviyelerine indi. Piyasa analistleri, bu durumun temel nedeninin merkez bankalarının sergilediği "ortak duruş" eksikliği olduğunu belirtiyor.
Müdahale Sonrası Piyasa Beklentileri
Japonya Maliye Bakanlığı ve ABD Hazine Bakanlığı'nın geçen hafta yaptığı ortak açıklamada, aşırı döviz oynaklığına karşı birlikte hareket edeceklerini bildirmesi piyasalarda iyimserlik yaratmıştı. Açıklamanın ardından yen, dolar karşısında birkaç gün içinde 152'den 149 seviyelerine kadar güçlenmişti. Ancak bu hareketin kalıcı olmadığı kısa sürede anlaşıldı.
Uzmanlar, müdahale sinyalinin güçlü olmasına rağmen, Japonya Merkez Bankası (BoJ) ile ABD Merkez Bankası (Fed) arasındaki faiz farklarının kapanmadığına dikkat çekiyor. BoJ'un geçtiğimiz ay negatif faiz politikasına son vermesine rağmen faiz oranlarını hala çok düşük seviyelerde tutması, yatırımcıları yen yerine dolar cinsi varlıklara yönlendirmeye devam ediyor. Bu durum, yen üzerinde sürekli bir baskı oluşturuyor.
Mitsubishi UFJ Morgan Stanley Securities'in baş stratejisti Daisaku Ueno, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Merkez bankalarının ortak bir dil kullanmaması, piyasalarda güven oluşturmasını zorlaştırıyor. Yatırımcılar, müdahalenin sürdürülebilir olmayacağını düşünerek yen satmaya devam ediyor" dedi.
Küresel Piyasalara Yansıması ve Türkiye Etkisi
Yen'deki bu dalgalanma, küresel piyasalarda da yankı buluyor. Özellikle Asya borsalarında, ihracatçı şirketlerin kâr marjları üzerindeki etkisi nedeniyle karışık bir tablo gözleniyor. Japonya'nın ihracatçıları, zayıf yenin avantajını korurken, ithalatçı firmalar artan maliyetlerle mücadele etmek zorunda kalıyor.
Bu durum, gelişen piyasalarda da para birimleri üzerinde baskı yaratıyor. Yatırımcılar, güvenli liman olarak gördükleri dolara yönelirken, gelişen ülke para birimleri değer kaybediyor. Türk lirası da bu eğilimden etkilenerek dolara karşı hafif değer kaybı yaşadı.
Uzmanlar, yenin önümüzdeki günlerde 155 seviyesini test etmesi halinde, yeni bir müdahale olasılığının gündeme geleceğini belirtiyor. Ancak bu kez müdahalenin etkili olabilmesi için Fed'in faiz indirim sinyalleri vermesi veya BoJ'un daha agresif bir faiz artışına gitmesi gerektiği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yen'deki bu hareketler doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel piyasalardaki bu tür dalgalanmalar gelişen ülke para birimlerini ve Türkiye'nin dış finansman koşullarını dolaylı olarak etkiliyor. Zayıf yen, Japonya'nın ihracatını artırarak küresel rekabeti kızıştırabilir. Bu durum, Türkiye'nin ihracat pazarlarında rekabet gücünü olumsuz etkileyebilecek bir faktör olarak öne çıkıyor. Ayrıca, Japonya'nın müdahalesinin başarısız olması, gelişen ülke merkez bankalarının döviz müdahalelerinin etkinliği hakkında soru işaretleri yaratıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın rezerv biriktirmesi ve kur istikrarı politikaları, benzer riskleri yönetmek adına daha önemli hale geliyor.