Yemen'in güneybatısındaki Taiz kentinde bulunan bir hastane, Husilerin uyguladığı kuşatma nedeniyle günler içinde tamamen kapanma riskiyle karşı karşıya. Hastane yetkilileri, yakıt, ilaç ve oksijen stoklarının tükenmek üzere olduğunu belirterek, özellikle diyaliz hastalarının tedavi seanslarının kısaltıldığını açıkladı. Kuşatma altındaki bölgede sağlık hizmetleri ciddi şekilde aksarken, uluslararası yardım kuruluşları durumun kritik olduğu uyarısında bulunuyor.
Taiz'de İnsani Kriz Derinleşiyor
Yemen'de yıllardır süren iç savaşın en yoğun yaşandığı bölgelerden biri olan Taiz, 2015'ten bu yana Husi güçlerinin kuşatması altında. Kentin büyük bölümünde elektrik kesintileri günlük yaşamın parçası haline gelmiş durumda. Ancak son haftalarda kuşatmanın sıkılaştırılması, hastanelere yakıt ve tıbbi malzeme ulaşımını neredeyse tamamen durdurdu. Taiz'deki El Cemhuri Hastanesi yetkilileri, stokların tükenmesi halinde yüzlerce hastanın hayati tehlikeyle karşı karşıya kalacağını söylüyor.
Hastanede görevli doktorlar, diyaliz ünitesinde normalde haftada üç kez uygulanan tedavilerin, yakıt ve malzeme yetersizliği nedeniyle haftada ikiye, hatta bazen bire düşürüldüğünü belirtiyor. Bu durum, böbrek yetmezliği çeken hastaların sağlığını doğrudan tehdit ediyor. Ayrıca oksijen tüplerinin tükenmesi, solunum cihazına bağlı hastalar için ölümcül risk oluşturuyor.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve Dünya Sağlık Örgütü, Taiz'deki sağlık tesislerine düzenli insani erişim sağlanması çağrısında bulundu. Ancak çatışma tarafları arasındaki gerginlik, yardımların bölgeye ulaşmasını engelliyor. Yemen hükümeti, Husilerin sivil altyapıyı hedef alarak toplu cezalandırma uyguladığını savunuyor. Husi yetkilileri ise suçlamaları reddediyor ve kuşatmanın askeri hedeflere yönelik olduğunu öne sürüyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Yemen'deki insani kriz, Orta Doğu'nun istikrarı açısından da endişe kaynağı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun Yemen hükümetine verdiği destek ile İran'ın Husilere sağladığı iddia edilen destek, ülkeyi vekalet savaşlarının merkezine çekmiş durumda. Taiz'deki hastanelerin çökmesi, bölgede zaten kırılgan olan sağlık sistemini daha da zayıflatacak ve salgın hastalık risklerini artıracak.
Birleşmiş Milletler, Yemen'de 20 milyondan fazla insanın insani yardıma muhtaç olduğunu tahmin ediyor. Özellikle kuşatma altındaki bölgelerde gıda, su ve sağlık hizmetlerine erişim neredeyse imkansız hale gelmiş durumda. Son gelişmeler, uluslararası toplumun Yemen'e yönelik ilgisinin azaldığı bir dönemde yaşanıyor; zira Ukrayna savaşı ve Gazze krizi, küresel dikkatin başka yönlere kaymasına neden oldu.
Uzmanlar, Taiz'deki hastanenin kapanmasının domino etkisi yaratacağını, diğer sağlık tesislerinin de benzer akıbete uğrayabileceğini belirtiyor. Ayrıca, yetersiz tedavi nedeniyle ölümlerin artması, halk arasında öfkeyi körükleyebilir ve çatışmayı daha da derinleştirebilir. BM ve uluslararası yardım kuruluşları, taraflara acil ateşkes ve insani koridorların açılması çağrısını yineliyor, ancak şu ana kadar somut bir adım atılmış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki insani krize karşı duyarlılığıyla bilinen bir ülke olarak, Taiz'deki hastanenin durumu yakından takip etmelidir. Türk dış politikası, bölgesel istikrarı ve insani yardımları önceler; bu bağlamda Türkiye, Kızılay ve TİKA aracılığıyla Yemen'e yardım ulaştırma potansiyeline sahiptir. Ancak Husi kuşatması, yardımların ulaştırılmasını zorlaştırıyor. Ayrıca, Yemen'deki istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki güvenlik dengelerini etkileyerek Türkiye'nin deniz ticaret yolları ve bölgesel müttefikleriyle ilişkilerini dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye'nin insani diplomasi çabalarını artırması, hem bölgesel hem de küresel düzeyde olumlu yankı uyandırabilir.