Yemen'deki Husi isyancılar, ülkenin güneybatısındaki El-Maha liman kentini ve doğusundaki Marib şehrini balistik füzelerle hedef aldı. Saldırılar, bir gün önce aynı bölgelere yapılan ve yedi kişinin ölümüne yol açan saldırıların ardından geldi. Husi hareketi, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona karşı savaşta yeni bir cephe açtığını duyurdu.
Gelişmenin arka planı
Husiler, 2014 yılından bu yana Yemen'in başkenti Sana'yı kontrol ediyor ve uluslararası alanda tanınan hükümeti devirmeye çalışıyor. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, 2015'ten beri hükümeti desteklemek için hava saldırıları düzenliyor. El-Maha limanı, insani yardım ve ticari malların girişi için hayati önem taşıyor. Marib ise Yemen'in en büyük petrol sahalarına ev sahipliği yapıyor ve hükümet güçlerinin son kalelerinden biri.
Son saldırılarda ölen yedi kişi arasında sivillerin de bulunduğu bildiriliyor. Yerel kaynaklar, El-Maha'daki balistik füze saldırısında en az dört kişinin öldüğünü, Marib'deki saldırıda ise üç kişinin hayatını kaybettiğini aktarıyor. Husi sözcüsü Muhammed Abdüsselam, yaptığı açıklamada saldırıların, koalisyon güçlerinin Marib'e yönelik saldırılarına misilleme olduğunu söyledi. Ancak koalisyon yetkilileri, bu saldırıların sivil kayıplara yol açmadığını iddia ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen'deki çatışma, bölgesel bir güç mücadelesine dönüşmüş durumda. İran'ın Husilere destek verdiği biliniyor, Suudi Arabistan ise hükümeti destekliyor. Bu durum, Yemen'i İran ile Suudi Arabistan arasındaki vekalet savaşının bir sahnesi haline getiriyor. Birleşmiş Milletler, Yemen'i dünyanın en büyük insani krizlerinden biri olarak tanımlıyor; milyonlarca insan açlık ve hastalıkla karşı karşıya.
Husi saldırıları, Kızıldeniz'deki güvenliği de tehdit ediyor. Daha önce Husiler, Suudi Arabistan'ın petrol altyapısına ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik saldırılar düzenlemişti. Bu saldırılar, küresel enerji fiyatlarında dalgalanmalara neden olabiliyor. Ayrıca, uluslararası ticaret yollarının güvenliği açısından da risk oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki çatışmalar, Türkiye'nin Kızıldeniz'deki ticari çıkarlarını ve bölgesel istikrarı etkileme potansiyeline sahiptir. Türkiye, Yemen'deki meşru hükümeti desteklerken, aynı zamanda insani yardım sağlamaktadır. Bu durum, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik denge politikasını yansıtmaktadır. Ayrıca, Suudi Arabistan ve İran arasındaki rekabet, Türkiye'nin Ortadoğu'daki angajmanlarını etkileyebilir. Türkiye, BM öncülüğünde barış çabalarını desteklemekte ve çatışmanın bir an önce sona ermesini istemektedir. Bu nedenle, Yemen'deki gelişmeler Türkiye'nin dış politika öncelikleri açısından yakından takip edilmektedir.