Yemen hükümetine bağlı güçler, Husilerin kontrolündeki bölgelerden ateşlenen beş insansız hava aracını (İHA) düşürdüklerini duyurdu. Olay, ülkenin kuzeyinde ve batısında yoğunlaşan çatışmaların son halkası olarak kaydedildi. Hükümet kaynakları, hava savunma sistemlerinin söz konusu İHA'ları yerleşim yerlerine ulaşmadan etkisiz hale getirdiğini belirtti. Husiler ise henüz resmi bir açıklama yapmadı.
İHA saldırılarının arka planı
Yemen'de iç savaş 2014'ten bu yana sürüyor. İran destekli Husiler, başkent Sanaa ve çevresini kontrol ederken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin desteklediği hükümet güçleri ülkenin güney ve doğusunda etkili. Husiler, son yıllarda sıkça İHA ve balistik füze saldırıları düzenleyerek Suudi Arabistan ve BAE'yi hedef alıyor. Bu saldırılar, bölgesel bir güvenlik sorununa dönüşmüş durumda. Hükümet güçlerinin son açıklaması, Husilerin insansız hava araçlarını kullanarak askeri ve sivil hedefleri vurma kapasitesini hâlâ koruduğunu gösteriyor.
Birleşmiş Milletler, Yemen'deki çatışmaların milyonlarca insanı etkilediğini ve insani krizin derinleştiğini vurguluyor. Ülke nüfusunun büyük bölümü yardıma muhtaç durumda. İHA saldırıları, zaten kırılgan olan güvenlik ortamını daha da istikrarsızlaştırıyor. Hükümet güçleri, düşürülen İHA'ların hangi bölgeden ateşlendiğine dair detay vermedi. Ancak yerel kaynaklar, saldırıların Marib ve Taiz cephe hatlarından geldiğini öne sürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen'deki İHA saldırıları, yalnızca iç savaşla sınırlı değil. Husilerin elindeki insansız hava araçları, Suudi Arabistan'ın petrol tesislerine ve havalimanlarına yönelik saldırılarda kullanıldı. 2019'da Suudi Aramco tesislerine düzenlenen saldırı, küresel petrol fiyatlarını geçici olarak yükseltmişti. ABD, Husileri terör örgütü olarak tanımlamasa da İran'ın bölgedeki vekil gücü olarak görüyor. İran, Husilere silah ve teknoloji desteği sağlamakla suçlanıyor; Tahran bu iddiaları reddediyor.
Son dönemde Yemen'de ateşkes çabaları zaman zaman gündeme gelse de kalıcı bir barış sağlanamadı. BM öncülüğündeki görüşmeler, taraflar arasındaki güvensizlik nedeniyle sonuçsuz kalıyor. Hükümet güçlerinin İHA düşürme başarısı, sahadaki dengelerin değişmediğini, ancak hava savunma kapasitesinin arttığını gösteriyor. Uzmanlar, Husilerin İHA saldırılarını genişletmesi halinde bölgesel gerilimin tırmanabilecei uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki İHA saldırıları ve çatışmalar, Türkiye'nin Ortadoğu politikası açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, Yemen krizinde taraf olmamakla birlikte, Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde. Husilerin İHA kapasitesi, Kızıldeniz ve Babül Mendep Boğazı'ndaki güvenliği tehdit ediyor; bu durum Türkiye'nin bölgesel ticaret yolları ve enerji güvenliği için risk oluşturuyor. Ayrıca İran'ın Husilere desteği, Türkiye-İran ilişkilerinde hassas bir denge unsuru. Ankara, Yemen'de siyasi çözüm için BM çabalarını destekliyor ve insani yardım faaliyetlerine katkı sağlıyor. Uzun vadede istikrarsızlık, bölgesel göç dalgalarını tetikleyebilir ve Türkiye'yi de etkileyebilir.