Yemen hükümet güçleri, Kızıldeniz kıyısındaki stratejik Hudeyde kentinde Husilere yönelik bir operasyon düzenlediklerini duyurdu. Operasyonun zamanlaması, Suudi Arabistan'ın 12 Eylül'de bir Husi füzesinin sınır bölgesine düştüğünü ve iki kişinin yaralandığını açıklamasının hemen ardından geldi. Suudi yetkililer, saldırıda bir cami, birkaç bina ve araçta maddi hasar meydana geldiğini belirtti. Hudeyde, Yemen iç savaşının en kritik cephelerinden biri olarak öne çıkıyor ve liman kenti olarak ülkeye insani yardımların ulaştığı ana kapı konumunda.
Hudeyde'deki operasyonun arka planı
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta Husiler, başkent Sanaa'nın yanı sıra Hudeyde'nin büyük bölümünü kontrol ediyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise Yemen hükümet güçlerini destekleyerek Husi ilerleyişini durdurmaya çalışıyor. Hudeyde, 2018'den bu yana taraflar arasında ateşkes hatlarının bulunduğu ve zaman zaman çatışmaların yoğunlaştığı bir bölge. Hükümet güçlerinin son operasyonu, Husilerin Suudi topraklarına yönelik saldırılarına misilleme niteliği taşıyor. Suudi Arabistan, 12 Eylül'de sınır bölgesine düşen Husi füzesinin ardından uluslararası toplumu Husilerin silahlı eylemlerine karşı daha sert önlemler almaya çağırmıştı.
Husiler, son aylarda Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarını artırmış durumda. Bu saldırılar, Suudi petrol altyapısını ve sivil yerleşimleri hedef alarak bölgesel güvenliği tehdit ediyor. Yemen hükümeti, Husilerin Kızıldeniz'deki deniz ticaretini de tehdit ettiğini savunuyor. Hudeyde limanı, insani yardımların yanı sıra ticari faaliyetler için de hayati önem taşıyor; limanın kontrolü, taraflar arasında uzun süredir devam eden bir mücadele konusu.
Birleşmiş Milletler, Yemen'deki çatışmaların sivil halk üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek taraflara itidal çağrısı yapıyor. BM verilerine göre, savaş boyunca on binlerce sivil hayatını kaybetti ve milyonlarca kişi yerinden edildi. Hudeyde'deki son operasyonun, zaten kırılgan olan ateşkesi daha da tehlikeye atabileceği endişesi var.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen iç savaşı, bölgesel güçlerin vekalet savaşına dönüşmüş durumda. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen hükümetini desteklerken; İran, Husilere askeri ve siyasi destek sağlamakla suçlanıyor. Bu durum, Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb Boğazı'ndaki deniz ticaret yollarının güvenliğini doğrudan etkiliyor. Küresel petrol ve ticaret akışı açısından kritik olan bu bölgede yaşanan istikrarsızlık, uluslararası denizcilik şirketlerini alternatif rotalara yönlendiriyor. Son aylarda Husilerin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırıları, küresel tedarik zincirinde aksamalara neden oldu.
ABD ve Avrupa ülkeleri, Kızıldeniz'de deniz güvenliğini sağlamak için çok uluslu bir görev gücü oluşturmuş durumda. Ancak Husiler, bu güçlere karşı da saldırılar düzenleyerek bölgedeki gerilimi artırıyor. Suudi Arabistan'a yönelik son füze saldırısı, Husilerin askeri kapasitesini koruduğunu ve bölgesel tehdit oluşturmaya devam ettiğini gösteriyor. Yemen hükümetinin Hudeyde'deki operasyonu, bu tehdide karşı bir yanıt olarak yorumlanıyor.
Uluslararası toplum, Yemen'de kapsamlı bir ateşkes ve siyasi çözüm için çaba harcıyor. BM Yemen Özel Temsilcisi, taraflar arasında diyalog çağrısını yineliyor. Ancak sahadaki askeri hareketlilik, barış sürecini zorlaştırıyor. Hudeyde'deki son çatışmalar, Yemen'in istikrarına yönelik umutları azaltırken, insani krizi derinleştirme riski taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki iç savaş, Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb Boğazı'nın güvenliğini doğrudan etkilediği için Türkiye'nin bölgesel çıkarları açısından önem taşıyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde olup, İran'la da dengeli bir politika izliyor. Hudeyde'deki çatışmaların tırmanması, Kızıldeniz'deki ticaret yollarının güvenliğini tehdit ederek Türkiye'nin Afrika ve Asya ile deniz ticaretini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Yemen'deki istikrarsızlık, bölgesel göç hareketlerini tetikleyerek Türkiye'ye yönelik göç baskısını artırabilir. Türkiye, BM öncülüğündeki barış çabalarını destekleyerek Yemen'de kalıcı bir çözüm için diplomatik girişimlerde bulunabilir.