Yemen'in güneybatısında hükümet güçleri ile İran destekli Husiler arasında günlerdir süren çatışmalarda ölü sayısı 300'ü aştı. Yüzlerce aile şiddetten kaçmak için evlerini terk ederken, bölgede insani kriz derinleşiyor. Suudi Arabistan destekli hükümete bağlı iki askeri yetkili, çatışmaların yoğunlaştığı Taiz ve El Hudeyde kırsalında çok sayıda sivilin de hayatını kaybettiğini belirtti.
Çatışmaların Arka Planı ve Gelişimi
Yemen'de 2014 yılından bu yana devam eden iç savaş, ülkeyi büyük bir yıkıma sürükledi. Husiler, 2014'te başkent Sana'yı ele geçirerek hükümeti devirdi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise 2015'ten itibaren hükümeti desteklemek için operasyonlar düzenliyor. Son günlerde güneybatı cephesinde taraflar arasındaki çatışmalar şiddetlendi. Taiz, El Hudeyde ve çevresinde yoğunlaşan çarpışmalarda her iki taraf da ağır kayıplar verdi.
Askeri kaynaklara göre, Husiler stratejik bölgeleri ele geçirmek için saldırılarını artırdı. Hükümet güçleri ise koalisyonun hava desteğiyle karşı saldırılar düzenliyor. Çatışmalar nedeniyle bölgedeki sağlık tesisleri ve altyapı büyük zarar gördü. Birleşmiş Milletler, Yemen'de 2024 yılı başından bu yana yerinden edilenlerin sayısının 100 bini aştığını tahmin ediyor. Son olaylarla birlikte bu sayının daha da artması bekleniyor.
Yerel kaynaklar, birçok ailenin komşu illere veya dağlık bölgelere kaçtığını bildiriyor. İnsani yardım kuruluşları, artan ihtiyaçlara rağmen bölgeye erişimde zorluk yaşıyor. Dünya Gıda Programı, Yemen'de 17 milyondan fazla insanın gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen krizi, bölgesel güç dengelerini derinden etkiliyor. İran, Husileri destekleyerek Suudi Arabistan ve müttefiklerine karşı vekalet savaşı yürütmekle suçlanıyor. ABD ve Batılı ülkeler, Husilerin Kızıldeniz'deki saldırılarına karşı koalisyona istihbarat ve lojistik destek sağlıyor. Son aylarda Husilerin İsrail bağlantılı gemilere yönelik saldırıları, küresel deniz ticaretini tehdit ediyor. Bu durum, Yemen iç savaşını uluslararası bir boyuta taşıdı.
BM Güvenlik Konseyi, çatışmaların durdurulması ve insani erişimin sağlanması çağrısında bulundu. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik ve dış müdahaleler nedeniyle kalıcı bir ateşkes sağlanamıyor. Uzmanlar, Yemen'deki istikrarsızlığın bölgesel güvenliği tehdit etmeye devam edeceğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki çatışmalar, Türkiye'nin Orta Doğu politikası ve deniz güvenliği açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve İran arasındaki gerilimde denge politikası izlerken, Kızıldeniz'deki istikrarsızlık Türk ticaret gemilerinin güvenliğini riske atıyor. Ayrıca, insani krizin derinleşmesi, Türkiye'nin bölgesel insani yardım faaliyetlerini artırmasını gerektirebilir. Türkiye, BM çatışmalarının çözümü için diplomatik çabaları desteklemeli ve Yemen halkının acılarını hafifletmek için uluslararası işbirliğine açık olmalıdır.