Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Eylül ayının başından bu yana Yemen'in batı kıyısındaki illerden 82 binden fazla kişinin devam eden çatışmalar nedeniyle yerinden edildiğini açıkladı. IOM Pazar günü yaptığı açıklamada, yerinden edilenlerden 2 binden fazlasının deniz yoluyla Cibuti'ye ulaştığını belirtti. Ülkedeki insani kriz, yıllardır süren iç savaşın en son cephesi olan batı kıyısında derinleşiyor.
Yerinden Edilmenin Arka Planı
Yemen, 2014'ten bu yana İran destekli Husi milisleri ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun desteklediği Yemen hükümeti arasında şiddetli bir çatışmaya sahne oluyor. Batı kıyısı, özellikle Hudeyde ve çevresi, 2018'den bu yana stratejik bir mücadele alanı haline geldi. Hudeyde Limanı, ülkeye giren insani yardımların yaklaşık yüzde 70'inin geçiş noktası olması nedeniyle hayati önem taşıyor. Son haftalarda Husi güçlerinin kıyı şeridindeki ilerleyişi ve koalisyon güçlerinin hava saldırıları, sivil halkı evlerini terk etmeye zorluyor.
IOM'nin verilerine göre, Eylül başından bu yana yerinden edilenlerin sayısı 82 bini aşmış durumda. Bu kişilerin büyük bir kısmı, çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerden daha güvenli iç bölgelere kaçarken, 2 binden fazla kişi ise Kızıldeniz'i geçerek Cibuti'ye sığındı. Cibuti, zaten yüz binlerce Yemenli mülteciye ev sahipliği yapıyor ve yeni gelenlerle birlikte kamplardaki kapasite zorlanıyor.
BM yetkilileri, yerinden edilenlerin acil barınma, gıda, temiz su ve sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Ancak kısıtlı insani erişim ve finansman yetersizliği, yardımların ulaştırılmasını güçleştiriyor. IOM, uluslararası topluma ek kaynak sağlama çağrısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen krizi, sadece ülke içinde değil, bölgesel istikrar açısından da ciddi sonuçlar doğuruyor. İran ve Suudi Arabistan arasındaki vekalet savaşının bir cephesi olan çatışma, Kızıldeniz'deki deniz ticaret yollarını tehdit ediyor. Husi saldırıları nedeniyle Kızıldeniz'deki nakliye rotaları zaman zaman aksıyor, bu da küresel ticaret ve enerji fiyatlarını etkiliyor.
Öte yandan, yerinden edilme dalgaları komşu ülkeler üzerindeki baskıyı artırıyor. Cibuti'nin yanı sıra Somali ve Suudi Arabistan da Yemenli mültecilere kapılarını açmış durumda. BM, 2023 yılında Yemen için 4,3 milyar dolarlık insani yardım çağrısı yapmıştı, ancak toplanan fon miktarı ihtiyacın yarısına bile ulaşamadı.
Uzmanlar, batı kıyısındaki çatışmaların durdurulması için ateşkes müzakerelerinin kritik olduğunu belirtiyor. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik ve dış aktörlerin müdahalesi, kalıcı bir çözümü zorlaştırıyor. Yemen'deki insani kriz, dünyanın en büyük yerinden edilme ve açlık krizlerinden biri olarak tanımlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yemen'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve ekonomi çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Kızıldeniz ve Bab-el-Mendeb Boğazı, Türkiye'nin Asya ve Afrika ile ticaretinde önemli bir güzergah. Çatışmaların uzaması, deniz ticaretini ve enerji arz güvenliğini tehdit ediyor. Ayrıca, insani krizin derinleşmesi, Türkiye'nin insani yardım diplomasisi açısından yeni sorumluluklar doğurabilir. Türkiye, Yemen'de siyasi çözüm için BM çabalarını destekliyor ve bölgesel aktörlerle diyalog yürütüyor. Göç dalgası, Türkiye'ye yönelik düzensiz göç riskini de artırabilir.