ABD’de bir federal yargıç, Başkan Donald Trump yönetiminin, Filistin yanlısı gösterilere katılan üniversite öğrencilerinin vizesini iptal ederek sınır dışı edilmesini öngören politikasını anayasaya aykırı bularak engelledi. Kaliforniya’daki federal mahkeme, göçmenlik yasalarının bu şekilde kullanılmasının, ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti. Karar, Trump yönetiminin İsrail-Hamas savaşına yönelik protestoları bastırma çabalarına karşı önemli bir hukuki engel oluşturuyor.
Kararın Arka Planı ve Gerekçesi
Kaliforniya Kuzey Bölgesi Federal Mahkemesi Yargıcı Jeffrey S. White, Salı günü verdiği kararda, göçmenlik yasalarının yalnızca siyasi görüş bildiren öğrencilere karşı kullanılmasının, Anayasa’nın Birinci Ek Maddesi’nde güvence altına alınan ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini belirtti. Yargıç White, kararın, hükümetin ülke çapında öğrenci vizelerini iptal etme ve sınır dışı işlemleri başlatma yetkisini geçici olarak durdurduğunu açıkladı. Bu karar, özellikle Columbia Üniversitesi ve diğer kampüslerde Gazze savaşına yönelik protestoların yoğunlaştığı bir dönemde geldi.
Trump yönetimi, 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırılarından bu yana artan Filistin yanlısı protestoları “antisemitizm” olarak nitelendirmiş ve bu protestolara katılan yabancı uyruklu öğrencilerin vize statülerini hedef almıştı. Geçtiğimiz aylarda, aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu çok sayıda uluslararası öğrenci, gözaltına alınmış veya sınır dışı edilmekle tehdit edilmişti. Yargıç White’ın kararı, bu uygulamanın hukuki dayanağını sorguluyor ve federal göçmenlik makamlarının keyfi uygulamalarına karşı bir denetim mekanizması getiriyor.
Karar, Columbia Üniversitesi’nde doktora öğrencisi olan ve geçtiğimiz ay gözaltına alınan Yunus Emre K. adlı öğrencinin açtığı dava kapsamında verildi. Yunus Emre, avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Bu karar, yalnızca benim için değil, adil yargılanma hakkı ve ifade özgürlüğü temelinde mücadele eden tüm uluslararası öğrenciler için bir zaferdir” dedi. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) gibi insan hakları örgütleri de kararı memnuniyetle karşıladı.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Bu karar, ABD’deki yüksek öğrenim kurumlarında yaşanan tartışmaların yanı sıra, uluslararası öğrenci hareketliliği açısından da kritik bir öneme sahip. ABD, dünyanın en büyük uluslararası öğrenci nüfusunu barındırıyor ve bu öğrenciler ülke ekonomisine yıllık milyarlarca dolar katkı sağlıyor. Trump yönetiminin politikaları, özellikle Orta Doğu kökenli öğrenciler arasında endişe yaratmış ve birçok öğrenci alternatif ülkeleri değerlendirmeye başlamıştı.
Karar, aynı zamanda ABD’deki İsrail yanlısı ve Filistin yanlısı gruplar arasındaki gerilimi de yansıtıyor. Yönetimin protestoları “antisemitizm” olarak tanımlamasına karşın, sivil toplum kuruluşları bu tanımın ifade özgürlüğünü kısıtlamak amacıyla genişletildiğini savunuyor. Yargıcın kararı, bu tartışmalara hukuki bir boyut kazandırıyor ve üniversitelerin politikalarını etkileyebilir. Öte yandan, ABD’nin müttefiki İsrail hükümeti, Filistin yanlısı protestoları “Yahudi karşıtı” olarak nitelendirerek destek vermişti. Bu karar, Tel Aviv yönetiminin uluslararası kamuoyundaki etkisini sınırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu karar, ABD’deki Türk öğrencileri ve Türk-Amerikan toplumunu doğrudan ilgilendiriyor. Özellikle Gazze’deki insani krize dikkat çekmek isteyen Türk vatandaşı öğrencilerin vize iptalleri ve sınır dışı edilme riskleri, Türk dış politikasında önemli bir gündem maddesi olmuştu. Türkiye hükümeti, bu tür uygulamaların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini defalarca dile getirmişti. Yargıcın kararı, Türk vatandaşlarının haklarını koruma altına alırken, Türkiye ile ABD arasındaki insan hakları konusundaki diplomatik gerilimi de azaltabilir. Küresel ölçekte ise, bu karar otoriterleşme eğilimleri gösteren ülkelerdeki hükümetlere karşı hukukun üstünlüğünün önemini vurguluyor ve uluslararası öğrencilerin korunmasına yönelik emsal teşkil edebilir.