WASHINGTON - Federal bir yargıç, Cuma günü ABD Posta Servisi'nin (USPS) Başkan Donald Trump'ın Kasım seçimleri için öngördüğü kapsamlı yeni posta yoluyla oy kullanma kurallarını uygulamasını ikinci kez durdurdu. Karar, Trump yönetiminin konuyu acil olarak Yüksek Mahkeme'ye taşımasının ardından geldi. Yargıç, posta servisinin seçim öncesi altyapı değişikliklerinin oy pusulalarının zamanında ulaşmasını tehlikeye atacağını belirtti.
Kararın Arka Planı ve Hukuki Süreç
Federal Yargıç, Trump yönetiminin USPS üzerinden uygulamaya koymak istediği yeni posta oy pusulası kurallarını ikinci kez engelledi. Yönetim, bu kararın ardından Yüksek Mahkeme'ye başvurarak acil müdahale talep etti. Daha önce de benzer bir federal mahkeme kararı, yönetimin posta hizmetlerinde yapmak istediği değişiklikleri askıya almıştı. Yargıç, posta servisinin seçim öncesi dönemde uygulanması planlanan operasyonel değişikliklerin, oy pusulalarının zamanında teslim edilmesini riske atacağını vurguladı. Bu değişiklikler arasında posta işleme tesislerinin kapatılması, otomatik ayırma makinelerinin kaldırılması ve fazla mesai kısıtlamaları gibi düzenlemeler bulunuyordu. Yargıç, bu tür değişikliklerin seçim öncesi kritik dönemde yapılmasının, özellikle posta yoluyla oy kullanan milyonlarca seçmenin oylarının sayılma sürecine zarar verebileceğini ifade etti.
Trump yönetimi ise, posta servisinin mali sıkıntılar içinde olduğunu ve reformların kaçınılmaz olduğunu savunuyor. Yönetim avukatları, federal yargıcın kararının yürütme yetkisini gasp ettiğini ve seçim öncesi kaos yaratabileceğini öne sürüyor. Yüksek Mahkeme'ye yapılan başvuruda, alt mahkeme kararının derhal askıya alınması talep edildi. Yüksek Mahkeme'nin dokuz üyesi arasında muhafazakar çoğunluk bulunuyor ve yönetim, mahkemenin kendileri lehine karar vereceğini umuyor.
Posta Yoluyla Oy Kullanmanın Önemi ve Siyasi Boyut
Posta yoluyla oy kullanma, ABD'de özellikle Kovid-19 salgını sırasında büyük önem kazanmıştı. 2020 seçimlerinde rekor sayıda seçmen, salgın nedeniyle posta yoluyla oy kullanmayı tercih etmişti. Trump, o dönemde posta oylamasının yaygın olduğu eyaletlerde seçim hilesi iddialarını sık sık dile getirmiş, ancak bu iddialar mahkemeler tarafından defalarca reddedilmişti. 2024 seçimlerine giden süreçte, posta oylaması yine tartışmaların merkezinde. Demokratlar, posta oylamasının erişilebilirliğini artırmayı savunurken, Cumhuriyetçiler daha sıkı güvenlik önlemleri ve oy verme süreçlerinde değişiklik yapılmasını istiyor. Yargıcın kararı, seçim öncesi posta hizmetlerinin siyasi bir araç haline gelmesini engellemeyi amaçlıyor. Ancak yönetimin Yüksek Mahkeme'ye gitmesi, konunun seçim öncesi en üst yargı merciine taşınması anlamına geliyor.
USPS, 600 binden fazla çalışanı ve 30 binden fazla postanesiyle ülkenin en büyük sivil işverenlerinden biri. Posta servisinin bütçesi yıllardır açık veriyor ve pandemi döneminde artan posta trafiği, hizmet kalitesini olumsuz etkiledi. Yargıç, bu yapısal sorunların seçim döneminde düzeltilmesi yerine, seçim sonrasına bırakılması gerektiğini belirtti. Karar, posta servisinin seçim öncesi son haftalarda olağanüstü hal ilan etmesini ve tüm kaynaklarını oy pusulalarının dağıtımına yönlendirmesini engelliyor. Trump yönetimi, bu kararın posta servisinin mali sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de posta yoluyla oy kullanma kurallarına ilişkin bu hukuki mücadele, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel demokrasi standartları ve seçim güvenliği açısından önemli bir gösterge. ABD'nin seçim altyapısındaki istikrarsızlık, Türkiye-ABD ilişkilerinde belirsizlik yaratabilir. Ayrıca, posta hizmetlerinin siyasallaşması, NATO içindeki işbirliği ve ticaret anlaşmalarını dolaylı etkileyebilir. Türkiye, ABD'deki seçim süreçlerini yakından takip ederek, olası bir yönetim değişikliğinde ikili ilişkileri yeniden şekillendirme stratejisi geliştirmeli. Posta oylaması tartışması, ABD'nin iç siyasi kutuplaşmasının bir yansıması olarak, Türkiye'nin Washington ile diyaloğunda dikkate alması gereken bir faktör.