Wall Street'te yapay zekâ (YZ) kaynaklı hisse senedi rallisi, milyarlarca dolarlık portföyü yöneten emeklilik fonları ve egemen varlık fonları için çeşitlendirmeyi giderek zorlaştırıyor. Bir zamanlar güvenli liman olarak görülen farklı varlık sınıfları arasındaki korelasyon artarken, YZ devriminin kazananları ile geri kalan şirketler arasındaki uçurum derinleşiyor. Uzmanlar, bu durumun geleneksel risk yönetimi modellerini geçersiz kıldığı uyarısında bulunuyor.
Çeşitlendirme İllüzyonu
Emeklilik fonları ve egemen servet fonları, onlarca yıldır portföylerini farklı coğrafyalara, sektörlere ve varlık türlerine dağıtarak riski minimize etmeye çalışıyordu. Ancak YZ teknolojisine yapılan yoğun yatırım, piyasalarda yapısal bir dönüşüm yarattı. Nvidia, Microsoft, Alphabet ve Amazon gibi dev şirketlerin hisseleri, endekslerin toplam değerinin önemli bir bölümünü oluşturur hale geldi. Bu durum, pasif fon yöneticilerini otomatik olarak bu hisselere daha fazla ağırlık vermeye zorluyor.
Öte yandan, YZ dışındaki sektörler – enerji, sağlık, geleneksel perakende – endekslerdeki ağırlıklarını kaybediyor. Bu da çeşitlendirme amacıyla farklı sektörlere yatırım yapan fonların aslında aynı risk faktörüne maruz kaldığını gösteriyor. Örneğin, YZ çip üreticilerine yatırım yapan bir teknoloji fonu ile YZ yazılımı geliştiren şirketlere yatırım yapan bir fon, piyasa hareketlerine benzer tepki veriyor. Dolayısıyla, görünüşte farklı olan bu yatırımlar, aynı anda değer kazanıp aynı anda düşebiliyor.
Egemen varlık fonları da benzer bir ikilemle karşı karşıya. Norveç'in dev petrol fonu, Suudi Arabistan'ın Public Investment Fund'ı (PIF) ve Abu Dabi'nin Mubadala'sı gibi dev fonlar, YZ çılgınlığına ayak uydurmak için teknoloji hisselerine yöneliyor. Ancak bu fonların asıl amacı, petrol gelirlerine bağımlılığı azaltmak ve uzun vadeli getiri sağlamak. YZ hisselerindeki dalgalanma, bu hedefleri tehdit ediyor.
Küresel Piyasalarda Dalgalanma Riski
YZ odaklı yatırımların yoğunlaşması, küresel finansal sistem için sistemik bir risk oluşturuyor. ABD Merkez Bankası (Fed) ve Uluslararası Para Fonu (IMF), yapay zekâ hisselerindeki aşırı değerlemelere dikkat çekerek, olası bir düzeltmenin piyasaları sarsabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle, YZ teknolojilerine yapılan yatırımların getirisinin beklenenden düşük çıkması durumunda, bu hisselerde sert satışlar görülebilir. Bu da emeklilik fonları ve egemen varlık fonları aracılığıyla milyonlarca insanın birikimini olumsuz etkileyebilir.
Avrupa ve Asya piyasaları da bu durumdan nasibini alıyor. Avrupa'da YZ düzenlemeleri (AI Act) ve Çin'de teknoloji şirketlerine yönelik baskılar, küresel YZ yatırımlarının merkezileşmesini artırıyor. ABD'li teknoloji devleri, YZ alanındaki liderliklerini sürdürürken, diğer ülkelerin piyasaları bu devlere bağımlı hale geliyor. Bu bağımlılık, jeopolitik gerilimlerin finansal piyasalara yansıması riskini de beraberinde getiriyor.
Uzmanlar, çeşitlendirmenin yeniden tanımlanması gerektiğini savunuyor. Geleneksel sektör ve coğrafya dağılımının ötesinde, risk faktörlerine dayalı bir çeşitlendirme yaklaşımı benimsenmeli. Örneğin, YZ hisselerine aşırı bağımlılığı azaltmak için yeşil enerji, altyapı veya savunma sanayi gibi farklı dinamiklere sahip sektörlere yatırım yapılabilir. Ancak bu geçiş, kısa vadede getiri beklentilerini düşürebilir ve fon yöneticilerini zorlu kararlar almaya itebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yapay zekâ kaynaklı piyasa yoğunlaşması, Türkiye'nin ekonomik ve finansal istikrarı için dolaylı ama önemli sonuçlar doğuruyor. Türkiye'nin egemen varlık fonu Türkiye Wealth Fund ve emeklilik fonları, küresel piyasalardaki bu dalgalanmadan etkilenebilir. Ayrıca, YZ teknolojilerine yapılan küresel yatırımların artması, Türkiye'nin teknoloji ihracatını ve yabancı yatırım çekme kapasitesini etkileyebilir. Türkiye, YZ alanında kendi ekosistemini güçlendirerek bu bağımlılığı azaltmalı ve finansal piyasalarını çeşitlendirmeli. Aksi halde, küresel bir düzeltme Türkiye'ye sermaye akışını olumsuz etkileyebilir.