İngiltere'de cinsel istismar suçlamasıyla haksız yere mahkûm edilen ve masumiyetini kanıtlamak için 500 bin sterlin harcayan Brian Buckle, tazminat başvurusunun reddedilmesiyle bir kez daha hayal kırıklığına uğradı. Beş yılı aşkın süre cezaevinde kalan 68 yaşındaki Buckle, Adalet Bakanlığı'nın kararını 'ikinci bir darbe' olarak nitelendirdi. Olay, İngiltere'de adalet sisteminin hataları ve mağdurların tazminat hakları konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin Arka Planı
Brian Buckle, 2000'li yılların başında, dönemin yaygın çocuk istismarı soruşturmaları kapsamında tutuklandı. Kendisi hakkında ileri sürülen suçlamaların tamamı asılsız çıktı; ancak mahkeme sürecinde yaşanan usul hataları ve tanık ifadelerindeki tutarsızlıklar dikkate alınmadı. Buckle, 2006 yılında 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve cezaevinde 5 yıl 8 ay kaldı. Bu süreçte avukatlık ücretleri, özel dedektif masrafları ve adli tıp raporları için yüz binlerce sterlin harcadı. Yıllar süren hukuk mücadelesinin ardından 2011 yılında temyiz mahkemesi, delillerin yetersiz olduğuna hükmederek kararı bozdu ve Buckle tahliye edildi.
Masumiyeti kesinleşmesine rağmen, Buckle'ın tazminat başvurusu İngiliz Adalet Bakanlığı tarafından reddedildi. Gerekçe olarak, 'suçlamaların tamamen asılsız olduğunun kanıtlanamadığı' ve 'yargılama sürecinde ağır bir ihmal bulunmadığı' ileri sürüldü. Buckle'ın avukatları, kararın 'akıl almaz' olduğunu belirterek, müvekkillerinin hem özgürlüğünden hem de mali birikimlerinden olduğunu vurguladı. Buckle, şu an emekli maaşıyla geçinmeye çalıştığını ve hukuk mücadelesi yüzünden borçlandığını ifade etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu vaka, İngiltere'de adaletin yanlış işlediği durumlarda mağdurların tazminat almasının ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Buckle'ın durumu, özellikle 2010'larda yaşanan 'tarihi cinsel istismar' davalarında birçok kişinin haksız yere mahkûm edildiği gerçeğini hatırlatıyor. İngiliz hükümeti, bu tür davalarda tazminat ödememek için katı kriterler uyguluyor. Örneğin, 'ağır bir adli hata' kanıtlanmadığı sürece tazminat verilmiyor. Uzmanlar, bu durumun haksız yere mahkûm olanların yeniden mağdur edilmesine yol açtığını belirtiyor. Buckle'ın avukatı, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşımayı değerlendirdiklerini açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer adli hata vakaları yaşanmakta, ancak tazminat mekanizmaları İngiltere'den farklı işlemektedir. Türk hukuk sistemi, haksız tutuklama ve mahkûmiyet durumlarında tazminat öngörmekte, ancak uygulamada süreçler uzayabilmektedir. Buckle vakası, Türkiye'deki hukukçular ve insan hakları savunucuları için adaletin gecikmesi ve tazminat hakkının etkin kullanımı konusunda önemli bir örnek teşkil etmektedir. Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyum sürecinde, bu tür davaların emsal olarak kullanılabileceği değerlendirilmektedir.