Hong Kong'da yaşlanan nüfusla mücadele etmek amacıyla yaşlılara yönelik yabancı evde bakıcı getirilmesini öngören yeni bir pilot uygulamanın, mevcut yardımcı pazarını alt üst edebileceği, ücretleri yükseltebileceği ve düşük gelirli yaşlı sakinlerin bakım masraflarını karşılayamaz hale gelmesine yol açabileceği yönünde bazı işverenler ve ajanslar uyarıda bulundu. Söz konusu tedbirin, hâlihazırda kırılgan olan bakım ekonomisinde yeni bir dengesizlik yaratabileceği belirtiliyor. Uyarılar, hükümetin yaşlı bakımı için yabancı işgücüne kapı aralamasının ardından geldi.
Pilot Uygulamanın Arka Planı
Hong Kong, dünyanın en hızlı yaşlanan nüfuslarından birine sahip. 65 yaş üstü nüfusun önümüzdeki yıllarda ciddi şekilde artması bekleniyor. Mevcut bakım altyapısı, bu artışı karşılamakta zorlanıyor. Hükümet, bu baskıyı hafifletmek için yabancı evde bakıcıları devreye sokmayı planlıyor. Ancak işverenler ve istihdam ajansları, bu hamlenin hâlihazırda var olan yardımcı pazarını bozabileceğini söylüyor.
Hong Kong'da hâlihazırda on binlerce yabancı ev işçisi, çoğunlukla Filipinler ve Endonezya'dan gelerek ailelere hizmet veriyor. Bu işçiler, genellikle düşük ücretlerle çalıştırılıyor ve yaşlı bakımı da onların görevleri arasında yer alıyor. Yeni pilot program, yaşlı bakımına özel vasıflı bakıcıları getirmeyi amaçlıyor. Ancak sektör temsilcileri, bunun mevcut işçilerin ücretlerini yukarı çekeceğini, aynı zamanda bakım hizmetini daha da pahalı hale getireceğini belirtiyor.
Bir işveren temsilcisi, "Yeni program, vasıflı bakıcılara daha yüksek ücret verilmesini gerektirecek. Bu da genel ücret seviyesini yukarı taşıyacak. Düşük gelirli yaşlılar, bu ücretleri ödeyemeyecek ve bakımsız kalacak" dedi. Ajanslar da benzer endişeleri dile getiriyor. "Pilot uygulama, mevcut yardımcıların işlerini kaybetmesine veya ücretlerinin artmasına neden olabilir. Ancak asıl sorun, bu hizmetin yalnızca zenginlere hitap edecek olması" diyen bir ajans yetkilisi, hükümetin düşük gelirli yaşlılar için ayrı bir destek mekanizması oluşturması gerektiğini vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hong Kong'daki bu gelişme, Asya-Pasifik bölgesinde yaşlanan nüfus ve bakım ekonomisi tartışmalarının bir parçası. Japonya, Güney Kore, Singapur ve Tayvan da benzer demografik baskılarla karşı karşıya. Bu ülkeler, yabancı bakıcıları çekmek için çeşitli programlar uyguluyor. Ancak her birinde farklı sosyal ve ekonomik sonuçlar ortaya çıkıyor. Örneğin Japonya, Endonezya ve Filipinler ile yaptığı ekonomik ortaklık anlaşmaları çerçevesinde bakıcı adaylarını kabul ediyor; ancak dil ve kültür uyumu sorunları yaşanıyor. Singapur'da ise yabancı ev işçileri uzun süredir istihdam ediliyor ve yaşlı bakımında önemli bir rol oynuyor. Hong Kong'daki pilot uygulama, bu ülkelerdeki deneyimlerden ders çıkarılarak tasarlanmalı.
Küresel olarak, yaşlı bakımı giderek artan bir kriz haline geliyor. Gelişmiş ülkelerde doğum oranlarının düşmesi ve yaşam süresinin uzaması, bakım hizmetlerine talebi artırıyor. Ancak bakım işgücü, genellikle düşük ücretli ve güvencesiz. Pandemi döneminde bu işçilerin ne kadar kritik olduğu bir kez daha anlaşıldı. Hong Kong'daki tartışma, bakım hizmetlerinin nasıl finanse edileceği ve kimlerin erişebileceği konusundaki evrensel bir sorunu yansıtıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki yabancı bakıcı pilot uygulaması, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de, yaşlanan nüfus ve bakım ekonomisi açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye de hızla yaşlanan bir ülke. TÜİK verilerine göre 65 yaş üstü nüfus artıyor ve bakım hizmetleri yetersiz. Yabancı bakıcı istihdamı, Türkiye'de de tartışılan bir konu. Ancak Hong Kong örneği, bu tür programların düşük gelirli yaşlıları nasıl olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor. Türkiye, bakım hizmetlerini yaygınlaştırırken sosyal adaleti gözetmeli; yabancı işgücüne dayalı çözümler yerine, yerel istihdamı ve sosyal yardımları güçlendirmeli. Aksi halde bakım, yalnızca ekonomik olarak güçlü kesimlerin erişebileceği bir lüks haline gelebilir.