Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 11 ülkeden oluşan BRICS bloğunun iki günlük zirvesine katılmak üzere Hindistan'a gidiyor. Orta Doğu ve Ukrayna'daki çatışmalar, küresel ticaretteki dalgalanmalar ve enerji güvenliği, zirvenin ana gündem maddeleri olarak öne çıkıyor. Zirve, Batı'nın yaptırımlarına karşı alternatif bir güç merkezi oluşturma çabalarının hız kazandığı bir dönemde toplanıyor.
BRICS'in Genişleyen Yapısı ve Zirvenin Arka Planı
BRICS, başlangıçta Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'dan oluşan beş ülkeyi kapsıyordu. 2024'te Mısır, Etiyopya, İran, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'ın katılımıyla üye sayısı 10'a yükseldi; Endonezya'nın da katılımıyla blok 11 ülkeye ulaştı. Bu genişleme, BRICS'i küresel nüfusun neredeyse yarısını ve dünya GSYİH'sının önemli bir bölümünü temsil eden bir yapıya dönüştürdü.
Zirve, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşının ve Orta Doğu'daki İsrail-Hamas çatışmasının yarattığı jeopolitik gerilim ortamında gerçekleşiyor. Batılı ülkelerin Rusya'ya uyguladığı yaptırımlar ve Çin'e yönelik ticaret kısıtlamaları, BRICS ülkelerini alternatif işbirliği mekanizmaları aramaya itiyor. Hindistan'ın ev sahipliği yapması, Yeni Delhi'nin hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler yürütme stratejisi açısından sembolik önem taşıyor.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in zirveye katılması, Pekin'in çok taraflı platformlara verdiği önceliği gösteriyor. Xi, son yıllarda BRICS'i Batı hegemonyasına karşı bir denge unsuru olarak görüyor ve genişleme sürecini aktif olarak destekliyor. Hindistan Başbakanı Narendra Modi ise zirveyi, ülkesinin küresel güneydeki liderlik iddiasını pekiştirmek için bir fırsat olarak değerlendiriyor.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
BRICS zirvesinin ana gündem maddeleri arasında enerji güvenliği, ticaretin yerel para birimleriyle yapılması ve Batılı finans kurumlarına alternatif bir ödeme sistemi kurulması yer alıyor. Rusya, yaptırımlar nedeniyle uluslararası bankacılık sisteminden dışlanmış durumda ve BRICS ülkeleriyle ticaretinde ruble ve yuan gibi para birimlerini kullanmaya yöneliyor. Çin, benzer şekilde doların hakimiyetini kırmak için dijital yuan ve sınır ötesi ödeme sistemleri geliştiriyor.
Orta Doğu'daki çatışma, zirvede İran ve Suudi Arabistan gibi bölgesel aktörlerin de masada olması nedeniyle ayrı bir boyut kazanıyor. İran, BRICS üyeliğini Batı yaptırımlarına karşı bir kalkan olarak görürken, Suudi Arabistan enerji fiyatları ve bölgesel istikrar konularında blok içinde etkili olmaya çalışıyor. Ukrayna savaşı ise Rusya'nın zirvedeki konumunu belirleyen temel faktör; Batı'nın Rusya'yı izole etme çabalarına karşı BRICS, Moskova'ya uluslararası bir platform sunuyor.
Zirvenin bir diğer önemli başlığı, küresel ticaret sistemindeki parçalanma. ABD-Çin ticaret savaşı ve Avrupa'nın korumacı politikalara yönelmesi, BRICS ülkelerini kendi aralarında ticaret anlaşmaları yapmaya teşvik ediyor. Hindistan, Çin ile olan sınır anlaşmazlıklarına rağmen ekonomik işbirliğini sürdürme eğiliminde. Zirve sonunda ortak bir bildiri yayınlanması ve yeni üyelerin katılım sürecinin değerlendirilmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BRICS ile ilişkilerini dengeleyerek yürütüyor. 2024'te BRICS'e katılım başvurusu yapan Ankara, aynı zamanda NATO üyeliğini ve AB ile müzakere sürecini sürdürüyor. Zirvede alınacak kararlar, özellikle enerji ticareti ve yerel para birimleriyle ödeme konularında Türkiye'yi doğrudan etkileyebilir. Rusya ile enerji işbirliği ve Çin ile Kuşak-Yol projesi kapsamındaki yatırımlar, Türkiye'nin BRICS içindeki gelişmelere kayıtsız kalmasını engelliyor. Ayrıca, Batı ile yaşanan gerilimlerde alternatif platformlar arayan Türkiye için BRICS, diplomatik bir seçenek olarak önemini koruyor.