Cumhuriyetçi Senatör Roger Wicker (Mississippi), Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in Başkan Trump ile Washington'da yapacağı zirve öncesinde salı günü Senato kürsüsünden Çin yönetimini ağır sözlerle eleştirdi. Wicker, Beyaz Saray'ın kendisinden 'tavsiye' istemesi halinde Başkan Trump'a zirveyi şimdi yapmamasını önereceğini söyledi. Konuşmasında Xi Jinping'e doğrudan yüklenen Wicker, Pekin'in ticaret, insan hakları ve bölgesel güvenlik alanlarındaki tutumunun ABD çıkarlarına aykırı olduğunu savundu.
Wicker'ın eleştirilerinin arka planı
Senato Silahlı Hizmetler Komitesi'nin etkili isimlerinden Wicker, konuşmasında Çin'in son yıllarda askeri kapasitesini hızla artırdığını, Güney Çin Denizi'nde uluslararası hukuka aykırı iddialarını sürdürdüğünü ve Tayvan'a yönelik baskısını yoğunlaştırdığını belirtti. Wicker'a göre Washington yönetimi, Pekin ile yapılacak her türlü üst düzey görüşmede bu başlıkları net biçimde gündeme getirmeli ve taviz vermemeli.
Senatör, ayrıca Çin'in ABD'deki üniversiteler ve araştırma kurumları üzerinden yürüttüğü iddia edilen etki operasyonlarına, fikri mülkiyet hırsızlığına ve zorunlu teknoloji transferine dikkat çekti. Bu konuların iki ülke arasındaki ticaret müzakerelerinin merkezinde yer aldığını hatırlatan Wicker, Beyaz Saray'ın 'önce Çin'in somut adımlar atmasını beklemek' yerine, zirveyi bir 'görüş alışverişi' olarak kullanmasının yanlış olacağını ifade etti.
Wicker'ın sözleri, Kongre'de Çin'e yönelik artan şüpheci tutumun bir yansıması olarak okunuyor. Hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar arasında Pekin'e karşı sertlik yanlısı bir eğilim güçlenmiş durumda. Trump yönetiminin son dönemde Çin ile ticaret savaşında attığı adımlar ve teknoloji şirketlerine yönelik kısıtlamalar, bu havanın somut yansımaları olarak görülüyor.
Zirvenin bölgesel ve küresel boyutu
Trump-Xi zirvesi, ABD-Çin ilişkilerinin kritik bir dönemecinde gerçekleşiyor. İki ülke arasında ticaret açığı, tarifeler, Huawei gibi teknoloji devlerine uygulanan yaptırımlar ve Kuzey Kore'nin nükleer programı gibi başlıklarda derin görüş ayrılıkları bulunuyor. Zirvede ayrıca Tayvan, Hong Kong ve Güney Çin Denizi gibi hassas konuların da ele alınması bekleniyor.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in Washington ziyareti, Pekin'in 'büyük güç diplomasisi' çerçevesinde ABD ile ilişkileri yeniden dengeleme çabası olarak değerlendiriliyor. Ancak Wicker gibi isimlerin açıklamaları, Kongre'nin olası bir yumuşama adımına sıcak bakmadığını gösteriyor. Bu durum, Trump'ın zirvede ne kadar manevra alanı bulacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Uluslararası gözlemciler, zirveden somut bir anlaşma çıkmasının zor olduğunu, ancak tarafların diyalog kanalını açık tutmayı hedefleyebileceğini belirtiyor. Asya-Pasifik bölgesindeki müttefikler, ABD'nin Çin karşısındaki tutumunu yakından izliyor. Japonya, Avustralya ve Güney Kore gibi ülkeler, Washington'ın Pekin'e yönelik politikasında istikrar arzuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin hattındaki gerilim, Türkiye'nin dış politika ve ekonomik dengeleri açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, hem NATO üyesi olarak ABD ile hem de Kuşak-Yol projesi kapsamında Çin ile ilişkilerini yönetmeye çalışıyor. Ticaret savaşlarının derinleşmesi, küresel tedarik zincirlerinde dalgalanma yaratabilir ve Türk ihracatçıları için yeni fırsatlar kadar riskler de barındırabilir. Ayrıca Çin'in savunma sanayii ve teknoloji alanındaki hamleleri, Türkiye'nin kendi savunma projelerinde dışa bağımlılığı azaltma çabalarını daha da önemli kılıyor. Zirvenin sonuçları, Türkiye'nin çok kutuplu dış politika stratejisini etkileyebilir.