Washington'da bir araya gelen Uygur aktivistler ve destekçileri, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in ABD Başkanı Donald Trump tarafından resmi akşam yemeğiyle ağırlandığı sırada Beyaz Saray'ın yakınında protesto gösterisi düzenledi. Göstericiler, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde Uygurlara yönelik uyguladığı baskıcı politikaları kınadı ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. Kalabalık, ellerinde pankartlar ve Uygur bayrakları taşıyarak insan hakları ihlallerine dikkat çekti.
Protestonun arka planı ve katılımcılar
Protesto, Xi Jinping'in ABD'ye gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında düzenlenen akşam yemeği öncesinde gerçekleşti. Uygur diasporasından temsilciler, insan hakları savunucuları ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının üyeleri, Beyaz Saray çevresinde toplandı. Göstericiler, Çin hükümetinin Sincan'da uyguladığı politikaları soykırım olarak nitelendirerek, ABD yönetimini Çin'e karşı daha sert tedbirler almaya çağırdı.
Aktivistler, Trump yönetiminin Çin ile ekonomik ilişkileri önceliklendirirken insan hakları konularını geri plana attığını savundu. Protestocular, Xi Jinping'in ziyaretinin Çin'in insan hakları sicilini meşrulaştırmaması gerektiğini vurguladı. Gösteri sırasında taşınan pankartlarda "Sincan'ı Kurtarın", "Uygurların Yanındayız" gibi sloganlar yer aldı.
Uygur toplumunun önde gelen temsilcileri, basına yaptıkları açıklamalarda, Çin'in Sincan'da bir milyondan fazla Uyguru toplama kamplarında tuttuğunu ve kültürel kimliklerini yok etmeye çalıştığını iddia etti. Çin hükümeti ise bu iddiaları reddederek, söz konusu merkezlerin terörle mücadele ve mesleki eğitim amaçlı olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Uygur meselesi, ABD-Çin ilişkilerinde gerilim yaratan konulardan biri olmayı sürdürüyor. Trump yönetimi, geçtiğimiz yıllarda Sincan'daki yetkililere yönelik yaptırımlar uygulamış ve Çin'in bölgedeki politikalarını eleştirmişti. Ancak Xi Jinping'in bu ziyareti, iki ülke arasındaki ticaret savaşı ve jeopolitik rekabetin gölgesinde gerçekleşti. İnsan hakları örgütleri, ABD'nin ekonomik çıkarlar uğruna insan hakları konusunda taviz verdiğini öne sürüyor.
Uluslararası alanda Uygurların durumu, Birleşmiş Milletler ve bazı Batılı ülkeler tarafından dile getirilmiş, ancak Çin'in ekonomik ve diplomatik ağırlığı nedeniyle somut adımlar atılamamıştı. Protestocular, uluslararası toplumun Çin'e karşı ortak bir tavır alması gerektiğini savunuyor.
Çin, Sincan politikalarını egemenlik meselesi olarak görüyor ve dış müdahaleye karşı çıkıyor. Xi Jinping'in ziyareti sırasında insan hakları konusunun ABD tarafından gündeme getirilip getirilmediği ise henüz netlik kazanmadı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, görüşmelerde ticaret, Kuzey Kore ve bölgesel güvenlik konularının ele alındığı belirtildi, ancak insan haklarına dair bir bilgi verilmedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Uygur meselesinde hassas bir denge politikası izliyor. Bir yandan soydaş topluluklara yönelik insani kaygıları dile getirirken, diğer yandan Çin ile ekonomik ve diplomatik ilişkilerini korumaya çalışıyor. Washington'daki protesto, Türkiye'nin Çin ile ilişkilerinde insan hakları boyutunu nasıl yönettiğini yeniden gündeme getirebilir. Ayrıca ABD-Çin geriliminin tırmanması, Türkiye gibi NATO üyesi ülkelerin denge politikalarını zorlaştırabilir. Türkiye, bölgesel istikrar ve ekonomik çıkarlarını gözeterek, Uygur konusunda daha fazla inisiyatif alması yönünde iç ve dış baskılarla karşılaşabilir.