ABD ve İran arasında uzun süredir devam eden nükleer müzakerelerin kritik bir aşamaya geldiği ve tarafların anlaşma imzasına hazırlandığı haberi, küresel piyasalarda yeni bir iyimserlik dalgasını da beraberinde getirdi. Dünya basınında 'Warsh' olarak bilinen ABD Başkanı'nın, bu hafta yapılacak kritik bir toplantıda büyük bir sınavla karşı karşıya olduğu belirtilirken, imzalanması beklenen anlaşmanın petrol fiyatları başta olmak üzere birçok emtiada düşüşe yol açabileceği ifade ediliyor. Öte yandan, yatırımcıların gözü kulağı Federal Rezerv'in (Fed) bu hafta açıklayacağı faiz kararında. ABD vadeli endeksleri ve tahvilleri, petrol fiyatlarındaki düşüşün de etkisiyle yükselişe geçti. Brent petrol, varil başına 79 doların altına inerek son üç ayın en düşük seviyesini gördü ve son dört işlem gününde yüzde 15 değer kaybetti. Analistler, bu düşüşte İran anlaşmasına yönelik beklentilerin yanı sıra küresel resesyon endişelerinin de etkili olduğunu belirtiyor.
Anlaşma Beklentisi ve Petrol Piyasaları
ABD ile İran arasındaki nükleer anlaşmaya dair diplomatik kaynaklardan sızan bilgilere göre, tarafların büyük ölçüde mutabakata vardığı ve anlaşma metninin imzaya hazır hale getirildiği öğrenildi. 'Warsh' yönetiminin, bu anlaşmayı Kongre'deki muhalif seslere rağmen geçirme çabası, siyasi arenada büyük bir sınav olarak görülüyor. Anlaşmanın imzalanması halinde, İran'a yönelik petrol yaptırımlarının kaldırılması ve İran'ın günlük 1-1.5 milyon varil ek arz sağlaması bekleniyor. Bu durum, zaten talep endişeleriyle gerileyen Brent petrol fiyatlarını daha da aşağı çekebilir. Yatırımcılar, bu gelişmeyi stagflasyon riskine karşı bir sigorta olarak da değerlendiriyor. Öte yandan, Suudi Arabistan liderliğindeki OPEC+'nın, fiyatlardaki bu keskin düşüşe nasıl tepki vereceği merak konusu. Kısa süre önce üretim kesintisi kararı alan kartelin, yeni bir toplantıyla arzı daha da kısıp kısmayacağı tartışılıyor.
Küresel Piyasalarda Fed ve Resesyon Endişeleri
Petrol fiyatlarındaki düşüş, enflasyonun kontrol altına alınmasına yardımcı olabileceği için piyasalar tarafından olumlu karşılanmış olsa da, bu kez düşüşün şiddeti resesyon korkularını artırıyor. Özellikle son dört günde kaydedilen yüzde 15'lik kayıp, küresel talebe dair ciddi endişeleri yansıtıyor. Tüm bu tablonun ortasında, Fed bu hafta faiz kararını açıklayacak. Piyasalar, Fed'in faiz indirimine gideceğine kesin gözüyle bakıyor; ancak asıl belirsizlik, indirimin büyüklüğü ve gelecek dönemdeki yol haritası. Gösterge ABD 10 yıllık tahvil faizleri, güvenli liman talebiyle düşüşte. Dolar endeksi ise, enerji fiyatlarındaki gerilemenin ABD ekonomisine olumlu yansıyacağı beklentisiyle yatay bir seyir izliyor. Analistler, küresel resesyon senaryolarının güçlenmesi durumunda, emtia fiyatlarında daha derin düşüşlerin yaşanabileceği uyarısını yapıyor. Gelişmekte olan ülke para birimleri, petrol ithalatçısı ülkeler lehine bir ayrışma sergiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Enerjide büyük ölçüde dışa bağımlı olan Türkiye için, petrol fiyatlarındaki bu düşüş kısa vadede cari açık ve enflasyon üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Ancak asıl önemli gelişme, İran ile ABD arasında imzalanması beklenen anlaşmanın Türkiye'nin enerji güvenliğine yapacağı katkıdır. Anlaşmanın hayata geçmesi, Türkiye'nin İran'dan doğal gaz ve petrol ithalatını artırmasının önünü açabilir. Bu, özellikle mevcut küresel enerji krizi ortamında Türkiye için stratejik bir kazanım olur. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ticaretinde İran'la daha yakın iş birliği yapması, bölgesel bir enerji merkezi olma hedeflerine de katkı sağlayabilir. Öte yandan, ABD ile İran arasındaki anlaşma, Türkiye'nin Suriye ve Irak politikalarına da dolaylı etkilerde bulunabilir.