ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz, İran ile olası bir savaşın ne zaman sona ereceğine dair net bir tarih vermekten kaçındı. Waltz'ın bu tutumu, NBC News'in yayınladığı yeni bir anketin, Amerikan seçmenlerinin çoğunluğunun İran savaşını 'değmez' bulduğunu ortaya koymasının hemen ardından geldi. Anket sonuçları, Beyaz Saray'ın İran politikasına yönelik halk desteğinin azaldığını gösteriyor.
Gelişmenin Arka Planı
NBC News tarafından yapılan ve bu hafta açıklanan anket, kayıtlı seçmenlerin yüzde 56'sının İran ile yürütülen askeri operasyonların 'harcanan kaynağa ve çabaya değmediğini' düşündüğünü ortaya koydu. Sadece yüzde 38'lik bir kesim savaşın 'değdiğini' belirtti. Anketin hata payı artı eksi 3.1 puan olarak açıklandı. Bu sonuçlar, ABD'nin İran'a yönelik artan askeri varlığına ve ekonomik yaptırımlara rağmen, kamuoyunun giderek savaştan uzaklaştığını gösteriyor.
Waltz, gazetecilerin 'İran savaşı ne zaman bitecek?' sorusuna, 'Bu tür çatışmaların zaman çizelgesi olmaz. Hedeflerimize ulaşana kadar devam edeceğiz' yanıtını verdi. Ancak hangi hedeflerin kastedildiğini netleştirmedi. Waltz'ın bu ifadeleri, yönetimin İran stratejisinde belirsizlik olduğu yönündeki eleştirileri güçlendirdi. Kongre'deki bazı Cumhuriyetçi ve Demokrat senatörler, yönetimin savaş yetkisi konusunda daha fazla açıklama yapması gerektiğini savunuyor.
ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonları, son aylarda Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik ve İran'ın nükleer programındaki ilerlemeler nedeniyle artmıştı. Ancak ne Beyaz Saray ne de Pentagon, savaşın kapsamı ve süresi hakkında net bir takvim paylaşmadı. Uzmanlar, İran'ın vekil güçler üzerinden yürüttüğü asimetrik savaşın, geleneksel bir 'bitiş tarihi' kavramını anlamsız kıldığını belirtiyor. Yine de kamuoyu, Vietnam ve Irak savaşlarındaki gibi 'sonsuz savaş' endişesi taşıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran ile ABD arasındaki gerilim, Orta Doğu'nun tamamını etkiliyor. İsrail, Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler, ABD'nin İran'a karşı caydırıcılığını güçlendirmesini isterken, Katar ve Umman gibi ülkeler diplomatik çözüm çağrısı yapıyor. Rusya ve Çin ise ABD'nin İran'a yönelik baskısını 'tek taraflı ve istikrarsızlaştırıcı' olarak nitelendiriyor. Küresel petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı'ndaki her gerilimde dalgalanıyor; bu da dünya ekonomisi için risk oluşturuyor.
NBC anketi, ABD'de 2026 ara seçimleri öncesinde yönetimin İran politikasının seçmen nezdinde bir yük haline gelebileceğini gösteriyor. Başkan Yardımcısı'nın da son konuşmalarında İran'a doğrudan değinmekten kaçınması, stratejik bir sessizlik olarak yorumlanıyor. Waltz'ın tarih vermemesi, askeri operasyonların belirsiz bir süre daha devam edebileceği sinyalini veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile 560 kilometrelik sınırı ve bölgedeki ekonomik bağları nedeniyle olası bir ABD-İran savaşından doğrudan etkilenir. Savaşın uzaması, Türkiye'nin enerji ithalatını ve ticaret yollarını riske atar; ayrıca mülteci akını ve terör tehdidini artırır. ABD'nin İran politikasındaki belirsizlik, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zorlaştırırken, Ankara'nın denge politikasını daha da karmaşık hale getiriyor. Türkiye, bir yandan NATO müttefiki ABD ile ilişkilerini korumaya çalışırken, diğer yandan komşusu İran ile diyaloğu sürdürmek zorunda.