Goldman Sachs'ın piyasa yapıcılığı birimi, yatırımcılara hisse senedi pozisyonlarını artırma çağrısı yaptı. Bankanın küresel piyasalardan sorumlu direktörü Scott Rubner, eylül ayının hisse senetleri için bir 'sıfırlama' işlevi gördüğünü ve yıl sonuna doğru iyimser bir tablo çizdiğini belirtti. Rubner'a göre, üç temel neden yatırımcıların şimdi alım yapması için uygun bir zemin oluşturuyor.
Eylül ayı neden bir dönüm noktası oldu?
Rubner, eylül ayının tarihsel olarak hisse senetleri için zayıf bir ay olduğunu, ancak bu yılın farklı bir dinamik taşıdığını vurguladı. Mevsimsel zayıflığın fiyatlamalara yansıdığını ve piyasanın aşırı satım bölgesine yaklaştığını ifade eden Rubner, bu durumun dördüncü çeyrek için alım fırsatı yarattığını söyledi. Ayrıca, kurumsal geri alımların (buyback) yıl sonuna kadar artması bekleniyor. Şirketlerin nakit akışlarının güçlü seyretmesi, hisse geri alım programlarının hız kazanacağı anlamına geliyor. Rubner, bu durumun hisse başına kazancı destekleyeceğini ve piyasa için önemli bir tampon oluşturacağını belirtti.
Diğer bir faktör ise yatırımcı pozisyonlanması. Rubner, birçok kurumsal yatırımcının yıl başından bu yana temkinli bir duruş sergilediğini ve nakit oranlarının yüksek olduğunu aktardı. Bu durum, piyasada alım iştahının düşük olduğunu gösteriyor; ancak Rubner'a göre bu, aynı zamanda büyük bir potansiyel alım gücünün kenarda beklediği anlamına geliyor. Yatırımcıların pozisyonlarını artırmaya başlamasıyla birlikte hisse senetlerine yönelik talebin güçlenebileceğini ifade etti.
Rubner'ın üçüncü nedeni ise merkez bankalarının para politikası. Özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirim döngüsüne girmesi bekleniyor. Faiz indirimleri, hisse senedi değerlemelerini destekleyen bir faktör olarak öne çıkıyor. Düşük faiz ortamı, şirketlerin borçlanma maliyetlerini azaltırken, yatırımcıların alternatif getiri arayışını da hisse senetlerine yönlendiriyor. Rubner, Fed'in eylül toplantısında faiz indirimine gitmesi halinde piyasanın olumlu tepki vereceğini öngörüyor.
Küresel piyasalar ve risk faktörleri
Rubner'ın iyimserliği, küresel ekonomik yavaşlama endişelerine rağmen dile getiriliyor. Avrupa ve Çin'de büyüme sinyalleri zayıf seyrederken, ABD ekonomisinin 'yumuşak iniş' yapabileceği yönündeki beklentiler güçlenmiş durumda. Rubner, jeopolitik risklerin ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların piyasa üzerinde baskı oluşturabileceğini kabul ediyor; ancak bunların yıl sonu rallisini engelleyecek boyutta olmadığını düşünüyor. Özellikle teknoloji ve yapay zeka temalı hisselerin liderliği devam ettirebileceğini belirtiyor.
Diğer Wall Street bankaları da benzer görüşler paylaşıyor. Morgan Stanley ve JPMorgan analistleri, yıl sonuna doğru hisse senetlerinde bir toparlanma beklediklerini açıklamıştı. Ancak bazı uzmanlar, değerlemelerin tarihsel ortalamaların üzerinde olduğunu ve olası bir düzeltmenin sert olabileceği uyarısında bulunuyor. Rubner, bu riski kabul etmekle birlikte, uzun vadeli yatırımcılar için mevcut seviyelerin cazip olduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Goldman Sachs'ın hisse senedi tavsiyesi, küresel risk iştahının artabileceğine işaret ediyor. Bu durum, gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akışını olumlu etkileyebilir. Türkiye, yüksek faiz ve enflasyonla mücadele ederken, küresel likidite koşullarındaki iyileşme Borsa İstanbul ve TL varlıklar için kısa vadeli destek sağlayabilir. Ancak Fed'in faiz indirimlerinin gecikmesi veya jeopolitik gerilimlerin tırmanması, bu olumlu havayı tersine çevirebilir. Türkiye'nin makroekonomik istikrar arayışı açısından, dış finansman koşullarındaki bu tür dalgalanmalar kritik önem taşıyor.