Vietnam, Güneydoğu Asya'nın en hızlı büyüyen ekonomisi olarak, Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ile kapsamlı bir serbest ticaret anlaşması imzaladı. Anlaşma, İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre'den oluşan EFTA ile Vietnam arasında sanayi, balıkçılık ve tarım ürünleri de dahil olmak üzere gümrük vergilerinin büyük ölçüde kaldırılmasını veya azaltılmasını öngörüyor. İmza töreni 2025 yılı başlarında gerçekleşti ve anlaşmanın yürürlüğe girmesi için onay süreçlerinin tamamlanması bekleniyor.
Anlaşmanın kapsamı ve ekonomik etkileri
EFTA ile Vietnam arasındaki serbest ticaret anlaşması, mal ticaretinin yanı sıra hizmetler, yatırımlar, fikri mülkiyet, kamu alımları ve sürdürülebilir kalkınma gibi alanları da kapsıyor. Anlaşma ile Vietnam'ın EFTA ülkelerine ihraç ettiği tekstil, ayakkabı, mobilya ve elektronik ürünlerinde gümrük vergileri sıfırlanacak veya önemli ölçüde düşürülecek. Aynı şekilde EFTA ülkelerinden Vietnam'a gelen ilaç, makine, gıda ve kimya ürünlerinde de vergi avantajları sağlanacak. Bu düzenleme, Vietnam'ın ihracat pazarlarını çeşitlendirmesi ve Avrupa Birliği ile olan mevcut serbest ticaret anlaşmasının (EVFTA) yanı sıra EFTA ülkeleriyle de tercihli ticaret ağı kurması açısından stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Vietnam, son yıllarda imzaladığı çok sayıda serbest ticaret anlaşmasıyla (CPTPP, EVFTA, RCEP gibi) küresel ticaret ağında etkin bir konum elde etmeye çalışıyor. EFTA anlaşması, ülkenin Avrupa'daki ekonomik varlığını güçlendirirken, aynı zamanda yüksek katma değerli ürünlerde rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Uzmanlar, anlaşmanın Vietnam'ın ihracatına yıllık bazda milyarlarca dolar katkı sağlayabileceğini, ancak etkilerin orta vadede daha belirgin hale geleceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel bağlam
Bu anlaşma, Güneydoğu Asya'nın dinamik ekonomilerinden biri olan Vietnam'ın Batılı ülkelerle ticari ilişkilerini derinleştirme çabasının bir parçası. Özellikle ABD-Çin ticaret savaşı ve Kovid-19 sonrası tedarik zinciri çeşitlendirmesi sürecinde Vietnam, üretim üssü olarak öne çıkıyor. EFTA ülkeleri ise İsviçre'nin finans ve ilaç, Norveç'in enerji ve denizcilik, İzlanda'nın balıkçılık ve jeotermal enerji, Lihtenştayn'ın ise hassas mühendislik alanlarındaki uzmanlıklarıyla biliniyor. Anlaşma, bu ülkelerin Vietnam pazarına daha kolay erişimini sağlarken, Vietnam'a da Avrupa'nın yüksek standartlı pazarlarına giriş imkanı tanıyor.
Bölgesel açıdan bakıldığında, ASEAN üyesi Vietnam'ın EFTA ile yaptığı bu anlaşma, diğer ASEAN ülkeleri için de bir model oluşturabilir. ASEAN-EFTA ortak bildirisi çerçevesinde başlatılan müzakerelerin bir parçası olan bu süreç, bölgesel ticaret mimarisinde yeni bir katman yaratıyor. Ayrıca, Vietnam'ın Avrupa Birliği ile 2020'de yürürlüğe giren EVFTA'yı başarıyla uygulaması, EFTA ülkeleriyle benzer bir anlaşmanın önünü açtı. Bu durum, Vietnam'ın ticaret diplomasisindeki yetkinliğini gösteriyor.
Küresel ticaret kuralları açısından ise anlaşma, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) çerçevesinde serbest ticaret anlaşmalarının yaygınlaşmasının bir yansıması. DTÖ'nün çok taraflı müzakerelerinde yaşanan tıkanıklık, ülkeleri ikili ve bölgesel anlaşmalara yönlendiriyor. Vietnam-EFTA anlaşması da bu eğilimin bir örneği olarak, uluslararası ticaretin parçalı yapısını pekiştiriyor. Ancak, anlaşmanın sürdürülebilir kalkınma ve çevre standartlarına ilişkin hükümleri, yeşil ticaret kurallarının yaygınlaşmasına katkı sağlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Vietnam'ın EFTA ülkeleriyle imzaladığı serbest ticaret anlaşması, Türkiye'nin dış ticaret ve rekabet politikaları açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, EFTA ile 1991'den beri serbest ticaret anlaşmasına sahip; ancak Vietnam'ın bu ülkelerle tercihli ticaret ağı kurması, özellikle tekstil, hazır giyim ve otomotiv yan sanayi gibi sektörlerde Türk ihracatçılarının Avrupa pazarında Vietnamlı rakiplerle karşı karşıya kalmasına yol açabilir. Ayrıca, Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği ilişkisi düşünüldüğünde, Vietnam'ın AB ve EFTA pazarlarına artan erişimi, Türkiye'nin bu pazarlardaki payını koruması için yeni stratejiler geliştirmesini gerektirebilir. Öte yandan, Türkiye'nin Asya-Pasifik'e yönelik ticaret açılımı ve serbest ticaret anlaşmaları ağı genişletme çabaları bağlamında, Vietnam deneyimi dikkatle izlenmeli.