Avustralya'nın Victoria eyaleti, lise sınıflarında teknoloji kullanımını günde iki saatle sınırlayan ulusal çapta ilk düzenlemeyi hayata geçirdi. 'Gözler yukarı, ekranlar aşağı' (Eyes up, screens down) sloganıyla duyurulan yeni politika, öğrencilerin dijital cihazlara bağımlılığını azaltmayı ve geleneksel öğrenme yöntemlerini canlandırmayı hedefliyor. Eğitim Bakanlığı yetkilileri, kararın öğrencilerin dikkat sürelerini artıracağını ve sınıf içi etkileşimi güçlendireceğini belirtiyor.
Arka plan: Teknolojinin sınıflardaki yükselişi
Son on yılda Avustralya okullarında dizüstü bilgisayar ve tablet kullanımı hızla arttı. Akademisyenler, dijital cihazların not alma ve araştırma gibi temel becerileri 'tamamen ele geçirdiğini' ifade ediyor. Melbourne Üniversitesi'nden Dr. Sarah Johnson, 'Öğrenciler artık kağıt ve kalem yerine klavyeye yöneliyor, bu da el yazısı ve hafıza gelişimini olumsuz etkiliyor' dedi. Victoria hükümeti, bu sorunu gidermek için haftalık ders saatlerinin belirli bölümlerini tamamen teknolojisiz hale getirdi. Yeni kurala göre, öğretmenler ekran süresini denetleyecek ve gerekli durumlarda esneklik sağlayabilecek.
Uygulama, özellikle düşük gelirli ailelerden gelen öğrencilerin teknolojiye eşit erişimini de gözetiyor. Okullar, öğrencilerin kişisel cihazlarını kullanmalarına izin vermeyecek, bunun yerine okul tarafından sağlanan sınırlı sayıdaki bilgisayarlar kullanılacak. Bu adım, dijital uçurumu kapatma hedefiyle de örtüşüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Victoria'nın bu hamlesi, diğer Avustralya eyaletleri ve dünya genelinde yankı buldu. Eğitim uzmanları, benzer düzenlemelerin Yeni Zelanda ve İngiltere'de de tartışıldığını belirtiyor. Avustralya Eğitim Araştırmaları Konseyi, kararı memnuniyetle karşıladı ve 'dijital çağda öğrenme dengesini yeniden kurmanın önemine' vurgu yaptı. Ancak bazı teknoloji şirketleri ve eğitim teknolojisi savunucuları, sınırlamanın öğrencilerin 21. yüzyıl becerilerini geliştirmesini engelleyebileceği uyarısında bulundu.
Küresel düzeyde, Finlandiya ve Güney Kore gibi eğitimde öncü ülkeler de dijital cihaz kullanımına dair kılavuzlar yayımladı. Ancak Victoria, yasal bağlayıcılığı olan bu tür bir düzenlemeyi hayata geçiren ilk eyalet oldu. Uzmanlar, 'diğer eyaletlerin kesinlikle Victoria'yı takip etmesi gerektiğini' söylüyor. Uygulamanın başarısı, önümüzdeki yıl yapılacak kapsamlı değerlendirmeyle ölçülecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Victoria'nın okullarda ekran süresini sınırlama kararı, Türkiye'deki eğitim politikaları için de önemli bir referans oluşturabilir. Türkiye'de özellikle pandemi sonrası uzaktan eğitimin yaygınlaşmasıyla öğrencilerin ekran başında geçirdiği süre arttı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın dijital dönüşüm projeleri kapsamında tablet dağıtımı sürerken, öğrenci sağlığı ve dikkat dağınıklığı endişeleri de gündemde. Bu tür bir düzenleme, Türkiye'de eğitim kalitesini artırmaya yönelik tartışmalara katkı sağlayabilir. Ancak farklı sosyoekonomik koşullar ve altyapı farklılıkları göz önünde bulundurulmalıdır.