Avustralya'nın Victoria eyaletinin Başbakanı Jacinta Allan, muhalefetteki One Nation partisinin lideri Pauline Hanson'ın kendisini hedef alan bir reklam panosu kampanyasına sert tepki gösterdi. Allan, Hanson'ın 'sürtük' (witch) ifadesiyle kendisini aşağılamaya çalıştığı billboard'lar için, "O, zorbaları savunmayı seçiyor" dedi. Victoria Başbakanı, bu tür cinsiyetçi ve aşağılayıcı söylemlerin her zaman karşısında olacağını vurguladı. Hanson ise 'ayakkabı uyuyorsa' diyerek suçlamaları geri çevirdi ve Allan'ın hassasiyetini eleştirdi.
Gelişmenin arka planı
One Nation lideri Pauline Hanson, geçtiğimiz günlerde Victoria'nın bazı bölgelerinde 'Ditch the Witch' (Sürtüğü Defet) sloganıyla billboard'lar yerleştirdi. Hanson, bu kampanyanın Victoria Başbakanı Allan'ın eyaletteki suç oranları ve göç politikalarına karşı bir protesto olduğunu söyledi. Ancak Allan, bu ifadenin açıkça cinsiyetçi ve kadın düşmanı olduğunu belirtti. Victoria Başbakanı, bir basın toplantısında, "Bu tür saldırılar beni yıldırmayacak. Bir kadın lider olarak cinsiyetçi, kadın düşmanı ve nefret dolu yorumları her zaman kınamaya devam edeceğim" dedi. Allan ayrıca, kendisinin bu tür söylemlerden etkilenmeyeceğini ve liderlik söylentilerinin de asılsız olduğunu ifade etti.
Pauline Hanson ise Allan'ın tepkisine, "Eğer ayakkabı uyuyorsa" diyerek karşılık verdi. Hanson, Allan'ın eleştirileri kaldıramadığını ve bu tür billboard'ların siyasi bir ifade biçimi olduğunu savundu. Ancak Allan, bu tür kişisel saldırıların siyasi tartışmalara katkı sağlamadığını, aksine toplumsal ayrışmayı derinleştirdiğini söyledi.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu olay, Avustralya siyasetinde kadın liderlere yönelik cinsiyetçi söylemlerin yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Avustralya'da son yıllarda kadın siyasetçilere yönelik taciz ve aşağılama vakaları artarken, bu tür olaylar iş yerinde cinsiyet eşitliği tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Ülkede eski Başbakan Julia Gillard'ın da benzer saldırılara maruz kaldığı biliniyor. Küresel ölçekte ise kadın liderlerin siyasette karşılaştığı zorluklar, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar tarafından sıkça ele alınan bir konu. Bu olay, kadın siyasetçilerin maruz kaldığı ayrımcılık ve nefret söylemine karşı mücadelede bir örnek teşkil ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de kadın siyasetçilerin temsili ve maruz kaldıkları cinsiyetçi söylemler, Avustralya'daki bu olayla benzerlikler taşıyor. Türkiye'de de kadın milletvekilleri ve belediye başkanları zaman zaman benzer aşağılamalarla karşılaşıyor. Bu olay, kadınların siyasette daha fazla yer alması gerektiği ve cinsiyet temelli ayrımcılığa karşı uluslararası dayanışmanın önemini hatırlatıyor. Türkiye, BM Kadın Birimi ve diğer uluslararası platformlarda bu konuda farkındalık yaratmaya devam ediyor.