Venezuela, son yüz yılın en yıkıcı deprem felaketinin ardından şok ve yas içinde. Ülkenin kuzeybatısında meydana gelen 7.3 büyüklüğündeki sarsıntı, resmi rakamlara göre 500'den fazla kişinin ölümüne, binlerce kişinin yaralanmasına ve onlarca binanın çökmesine neden oldu. Ancak yıkımın tam boyutu henüz bilinmiyor; çünkü enkaz altında kalanlara ulaşmayı, çökmüş bir ekonomi ve işlevini yitirmiş sağlık sistemi daha da zorlaştırıyor. Başkent Caracas'ta ve etkilenen diğer bölgelerde arama kurtarma ekipleri, ağır ekipman ve temel tıbbi malzeme eksikliğiyle mücadele ediyor.
Depremin vurduğu bölgeler ve kayıplar
Depremin merkez üssü, Caracas'ın yaklaşık 400 kilometre batısındaki Zulia eyaletine bağlı kırsal bir alan olarak belirlendi. En büyük yıkım ise eyaletin en büyük kenti Maracaibo'da yaşandı. Onlarca apartman ve iş yeri bir anda kum gibi dağılırken, halk panik halinde sokaklara döküldü. Resmi kaynaklar 512 ölü, 2 bin 300 yaralı bildirse de, muhalif sivil toplum kuruluşları sayıların çok daha yüksek olduğunu iddia ediyor. Özellikle kırsal bölgelerdeki köylerde iletişim tamamen kesilmiş durumda. Arama kurtarma ekipleri, iş makinelerinin olmadığı ya da yakıt bulamadığı için çalışamadığı noktalarda elleriyle enkaz kazıyor.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'ne göre, depremden etkilenen bölgelerde en az 150 bin kişinin acil yardıma ihtiyacı var. Ancak Venezuela'nın mevcut petrol bağımlılığı, yaptırımlar ve yıllar süren ekonomik kriz nedeniyle ülke, bu tür bir felaketle başa çıkabilecek kaynaklardan yoksun. Hastanelerin çoğu elektrik, su ve temel ilaç stoklarından mahrum. Doktorlar, yoğun bakım ünitelerinin olmadığı koşullarda yaralıları sedyelerde tedavi etmeye çalışıyor.
Bölgesel ve küresel yardım çabaları
Bu trajediye rağmen, uluslararası yardım akışı da beklenenin oldukça altında. ABD yaptırımları altındaki Venezuela'ya, bazı komşu ülkeler ve Rusya ilk etapta yardım gönderse de, lojistik engeller ve bürokratik tıkanıklıklar süreci yavaşlatıyor. Küba, Brezilya ve Kolombiya arama kurtarma ekipleri ve tıbbi malzeme gönderme sözü verirken, Avrupa Birliği'nden henüz somut bir adım gelmedi. Dünya Sağlık Örgütü, felaket bölgesinde kolera gibi salgın hastalık riskine karşı uyarıda bulunuyor. Çünkü içme suyu şebekesi ve kanalizasyon altyapısı büyük hasar gördü.
Ekonomistler, yeniden inşa maliyetinin on milyarlarca doları bulacağını, ancak Venezuela hükümetinin bu miktarı karşılayamayacağını ifade ediyor. Ülke, hiperenflasyon ve siyasi krizle boğuşurken, depremin getirdiği ek yük, Nicolas Maduro yönetiminin kaderini de belirleyebilir. Maduro, felaket sonrası yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, yardım çağrısı yaparken aynı zamanda ABD yaptırımlarını suçladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela, Türkiye'nin Latin Amerika'daki en yakın müttefiklerinden biri. İki ülke arasında özellikle savunma sanayii ve madencilik alanında iş birliği anlaşmaları bulunuyor. Bu deprem, Türkiye'nin doğal afet yardım tecrübesini kullanarak Venezuela'ya destek sağlaması için bir fırsat sunabilir. Ayrıca, Venezuela'nın içinde bulunduğu kriz, Türk inşaat ve lojistik firmalarının yeniden inşa projelerinde rol almasını gündeme getirebilir. Bölgesel istikrar açısından, depremin yarattığı insani kriz Latin Amerika'da yeni bir göç dalgasını tetikleyebilir. Bu durum, Türkiye'nin dış politikasında dikkate alması gereken bir gelişmedir, çünkü kıtanın istikrarsızlığı küresel ticaret ve enerji piyasalarını da etkileyebilir.