ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, İsviçre’de İranlı müzakerecilerle sürdürülen nükleer müzakerelerin ilk gününde kayda değer bir ilerleme elde edildiğini açıkladı. Pazartesi sabahı yaptığı açıklamada, pazar günkü görüşmelerin “çok, çok iyi bir gün” olduğunu belirten Vance, “İstediğimiz şeyi tam olarak yaptık, çok iyi ilerledik” ifadelerini kullandı. Başkan Yardımcısı’nın Avrupa’da ne kadar süre daha kalacağı ise netlik kazanmadı. İsviçre’nin Zürih kentinde gerçekleşen görüşmelerin ikinci turu bugün devam ediyor. Bu gelişme, taraflar arasında yıllardır süren gerginliğin ardından diyalog kapısının yeniden aralandığını gösteriyor.
Görüşmelerin arka planı ve tarafların pozisyonları
ABD ve İran arasındaki nükleer müzakereler, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndan (JCPOA) ABD’nin 2018’de tek taraflı çekilmesiyle kesintiye uğramıştı. O tarihten bu yana İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırarak nükleer programını ilerletti. Biden yönetimi, göreve geldiğinde anlaşmaya geri dönmek için diplomatik çabalar başlattı, ancak müzakereler birçok kez tıkandı. Vance’in başkanlık ettiği heyet, bu kez daha somut adımlar atarak süreci yeniden canlandırmayı hedefliyor.
İran tarafında ise Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlığındaki heyet, özellikle yaptırımların kaldırılması ve nükleer faaliyetlerin denetlenmesi konularında esneklik sinyalleri verdi. Kaynaklara göre, ilk günkü görüşmelerde teknik ekipler uranyum zenginleştirme seviyeleri ve IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı) denetimlerinin kapsamı üzerinde mutabakat sağlamaya yaklaştı. Ancak ABD yönetimi, İran’ın balistik füze programını da masaya yatırmak istiyor. Bu konu, geçmiş müzakerelerdeki en büyük anlaşmazlık noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Nükleer müzakerelerdeki bu gelişme, başta İsrail ve Suudi Arabistan olmak üzere bölge ülkelerini yakından ilgilendiriyor. İsrail, İran’ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını engelleyecek kapsamlı bir anlaşma talep ederken, Körfez ülkeleri ekonomik istikrar için bölgesel gerginliklerin azalmasını umuyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler de sürece destek veriyor. Uzmanlar, müzakerelerde sağlanacak bir mutabakatın Orta Doğu’daki dengeleri kökten değiştirebileceği görüşünde. Özellikle Yemen ve Suriye’deki vekalet savaşlarının sona ermesi için İran’la yapılacak bir anlaşmanın kritik olduğu belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran’la hem ekonomik hem de güvenlik alanında derin bağlara sahip. Nükleer müzakerelerin başarıya ulaşması, Türkiye’nin enerji ithalatında önemli bir role sahip olan İran’a yönelik yaptırımların hafiflemesi anlamına gelebilir. Ayrıca, İran’ın uluslararası toplumla normalleşmesi, Türkiye’nin Kafkasya ve Orta Doğu’daki bölgesel politikalarına olumlu yansıyabilir. Ancak olası bir anlaşmanın İran’ın nükleer kapasitesini sınırlaması, İsrail’in askeri müdahale riskini azaltarak bölgesel gerilimi düşürebilir. Ankara, bu süreci yakından izliyor ve diplomatik kanallarını açık tutuyor.