ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İranlı müzakerecilerle İsviçre'de gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, “başarılı bir nihai anlaşma için çok iyi bir temel oluşturduklarını” söyledi. Vance, görüşmelerin olumlu geçtiğini ve tarafların anlaşmazlıkları çözmeye yakın olduğunu belirtti. Bloomberg'in haberine göre Vance, “Savaşı sona erdirecek bir anlaşmanın temellerini attık” ifadelerini kullandı. İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri konusunda yürütülen müzakerelerde önemli ilerleme kaydedildiği belirtiliyor.
Müzakerelerin Arka Planı ve Detayları
ABD ve İran arasındaki dolaylı görüşmeler, İsviçre'nin arabuluculuğunda birkaç haftadır devam ediyordu. Vance'in bizzat katıldığı son tur, taraflar arasındaki en üst düzey temas olarak kaydedildi. Görüşmelerde İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması, yaptırımların kademeli olarak kaldırılması ve bölgesel güvenlik garantileri gibi başlıklar ele alındı. Vance, “İranlı müzakereciler yapıcı bir tavır sergiledi. Ortak bir zemin bulduk ve şimdi bu zemini anlaşmaya dönüştürmek için çalışıyoruz” dedi.
ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, görüşmelerin “samimi ve verimli” geçtiğini, ancak henüz nihai bir metin üzerinde mutabakata varılmadığını bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani ise “müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini, ancak hala çözülmesi gereken önemli pürüzler olduğunu” söyledi. Kenani, ABD'nin önceki anlaşmalardan çekilme deneyimine atıfta bulunarak, “kalıcı ve bağlayıcı bir anlaşma” talep ettiklerini vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Olası bir anlaşma, sadece ABD-İran ilişkilerini değil, Ortadoğu'nun genel jeopolitik dengelerini de etkileyecek. İran'ın nükleer programının denetim altına alınması, İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölgesel aktörlerin güvenlik endişelerini azaltabilir. Öte yandan, İran'ın ekonomik yaptırımların hafifletilmesiyle küresel enerji piyasalarında daha aktif rol oynaması bekleniyor. Uzmanlar, anlaşmanın İran petrolünün uluslararası pazarlara dönüşünü hızlandırabileceğini ve bunun da petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceğini belirtiyor.
Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler de gelişmeyi memnuniyetle karşılarken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu anlaşmanın “İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını engellemesi” gerektiğini söyledi. Suudi Arabistan ise temkinli bir iyimserlikle, “bölgesel istikrar için olumlu bir adım” olarak nitelendirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran anlaşması, Türkiye için hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor. Türkiye, İran'la enerji ticareti ve sınır güvenliği konularında doğrudan etkilenecek. Anlaşma, İran'a uygulanan yaptırımların hafifletilmesiyle Türk şirketlerinin İran pazarına erişimini kolaylaştırabilir. Ancak İran'ın bölgesel nüfuzunun artması, özellikle Suriye ve Irak'ta Türkiye'nin çıkarlarıyla çatışabilir. Ayrıca, anlaşma sürecinin ABD'nin bölgede yeni bir angajman stratejisine işaret etmesi, Türkiye'nin kendi dış politika manevralarını da etkileyebilir. Ankara'nın süreci dikkatle izlemesi ve kazanımlarını maksimize edecek adımlar atması bekleniyor.