Vahşi at koruma kampanyacıları, federal yönetimin Eylül ayında ABD'nin Batı eyaletlerinde vahşi at toplama operasyonları düzenleyebileceği olası noktaları gösteren bir harita yayınladı. Hayvan hakları savunucuları, Toprak Yönetimi Bürosu'nun (BLM) kontrolsüz toplama yöntemlerinin at popülasyonları üzerinde yıkıcı etkiler yaratacağı uyarısında bulunuyor. Harita, Nevada, Wyoming, Utah, Oregon, Idaho, Colorado, Montana ve California gibi eyaletlerdeki potansiyel toplama alanlarını işaret ediyor.
Toplama Operasyonlarının Arka Planı
ABD Toprak Yönetimi Bürosu, 1971 tarihli Vahşi ve Serbest Dolaşan At ve Eşek Yasası uyarınca vahşi at popülasyonlarını yönetmekle yükümlü. Ancak BLM, otlak alanlarının aşırı otlatma nedeniyle tahrip olduğunu ve at sayısının ekosistemin taşıma kapasitesini aştığını savunuyor. Bu nedenle her yıl belirli dönemlerde helikopterlerle at toplama operasyonları düzenleniyor. Toplanan atlar daha sonra evcilleştirme programlarına veya uzun süreli barınaklara gönderiliyor. Kampanyacılar ise bu yöntemin atları travmatize ettiğini, aile gruplarını parçaladığını ve bazı atların yaralanmasına veya ölümüne yol açtığını belirtiyor.
2024 yılında BLM, yaklaşık 20.000 vahşi atı toplamayı planladığını açıklamıştı. Bu sayı, son yılların en yüksek toplama hedeflerinden biri olarak dikkat çekiyor. Eylül ayı, genellikle toplama sezonunun başlangıcı olarak biliniyor çünkü hava koşulları helikopter operasyonları için uygun hale geliyor. Kampanyacılar, özellikle su kaynaklarının azaldığı yaz sonunda atların toplama noktalarına çekilmesinin daha kolay olduğunu ve bu dönemde yapılan müdahalelerin popülasyon üzerindeki baskıyı artırdığını vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Vahşi at toplama operasyonları yalnızca ABD içinde tartışılmıyor; küresel hayvan hakları hareketi tarafından da yakından takip ediliyor. Avrupa ve Avustralya'da benzer yönetim sorunları yaşanıyor. Avustralya'da vahşi atlar (brumbies) için uygulanan havadan öldürme yöntemleri büyük tepki çekmişti. ABD'deki toplama yöntemleri ise daha çok yakalama ve barınma üzerine kurulu. Ancak barınaklardaki aşırı kalabalık ve adoption (sahiplendirme) oranlarının düşüklüğü, toplanan atların yaşam kalitesini sorgulatıyor. Öte yandan, iklim değişikliği ve kuraklık, Batı eyaletlerindeki otlak alanlarını olumsuz etkiliyor ve hem vahşi yaşam hem de çiftlik hayvanları için su ve yem rekabetini artırıyor. Bu durum, federal yönetimin toplama kararlarını daha da zorlaştırıyor.
Kongre'de bazı senatörler, BLM'nin toplama bütçesini kısıtlamaya veya yöntemleri değiştirmeye yönelik yasa teklifleri verdi. Hayvan hakları örgütleri, doğum kontrolü gibi doğum kontrol yöntemlerinin yaygınlaştırılmasını ve toplama yerine yerinde yönetim stratejilerinin benimsenmesini talep ediyor. BLM ise, doğum kontrol yöntemlerinin pahalı ve uygulamasının zor olduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki vahşi at toplama operasyonları, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel hayvan hakları ve çevre politikaları açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye'de de yabani at popülasyonları (örneğin Anadolu'da yılkı atları) ve sokak hayvanlarına yönelik politikalar sıkça tartışılıyor. ABD'nin federal düzeyde yürüttüğü bu tür operasyonlar, uluslararası sivil toplum kuruluşlarının Türkiye'deki uygulamalara yönelik baskı aracı olarak kullanılabiliyor. Ayrıca, ABD'nin çevre ve hayvan refahı konusundaki tutumu, Türkiye'nin uluslararası platformlarda izlediği politikalarla karşılaştırılabiliyor. Dolaylı olarak, Türkiye'nin doğa koruma ve biyoçeşitlilik taahhütleri açısından farkındalık yaratabilir.