ABD'nin Utah eyaletinde, güneydeki seyrek nüfuslu bir bölgede Pazartesi günü başlayan Cottonwood Yangını, kısa sürede devasa boyutlara ulaşarak eyalet genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine yol açtı. Eyalet Valisi Spencer Cox, yangının kontrol altına alınamaz şekilde yayıldığını belirterek, federal yardım çağrısında bulundu. Yangın şu ana kadar 10 bin dönümden fazla alanı kül ederken, yüzlerce kişi tahliye edildi. Yetkililer, kuru hava ve kuvvetli rüzgarların yangını beslediğini, önümüzdeki günlerde sıcaklıkların daha da artmasıyla durumun kötüleşebileceğini bildiriyor.
Cottonwood Yangını: Arka plan ve gelişmeler
Cottonwood Yangını, Pazartesi öğleden sonra Utah'ın güneyindeki Garfield County'de, Cottonwood Canyon yakınlarında başladı. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangın, bölgedeki kurak bitki örtüsü ve saatte 30 mili bulan rüzgarlar sayesinde hızla büyüdü. Utah Acil Durum Yönetimi, yangının ilk 24 saat içinde 5 bin dönüm alanı etkilediğini, ardından iki katına çıktığını açıkladı. Eyalet itfaiye ekipleri ve Ulusal Muhafızlar seferber edilirken, yangın söndürme uçakları ve helikopterler de bölgeye yönlendirildi. Şu ana kadar herhangi bir can kaybı bildirilmezken, 50'den fazla yapı tehdit altında. Yetkililer, tahliye edilen bölgelere girişlerin yasaklandığını ve yangın hattının güneye doğru ilerlediğini duyurdu.
Utah Valisi Spencer Cox, yangının 'olağanüstü bir tehdit' oluşturduğunu belirterek, eyalet kaynaklarının yetersiz kalması nedeniyle federal hükümetten yardım talep etti. ABD İç Güvenlik Bakanlığı'na bağlı Federal Acil Durum Yönetim Ajansı (FEMA) olaya müdahale için ön onay verdi. Bu, Utah'ın bu yılki orman yangınları sezonunda ilk kez bu düzeyde bir acil durum ilanı. Uzmanlar, iklim değişikliğinin batı ABD'de yangın mevsimini uzattığını ve yangınların şiddetini artırdığını vurguluyor.
Küresel boyut: İklim krizi ve orman yangınları
Utah'taki yangın, küresel iklim krizinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Dünya genelinde artan sıcaklıklar ve kuraklık, orman yangınlarını daha sık ve yıkıcı hale getiriyor. Kanada, Avustralya ve Akdeniz havzasındaki benzer felaketlerle karşılaştırıldığında, Utah yangını bölgesel bir olay gibi görünse de, aslında küresel bir sorunun yerel yansıması. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) verilerine göre, 2023 yazı Kuzey Yarımküre'de kaydedilen en sıcak yazlardan biri oldu ve yangınların erken başlamasına neden oldu. Bu durum, sera gazı emisyonlarının azaltılması yönündeki uluslararası çağrıları yeniden gündeme taşıyor.
Öte yandan, yangın yönetimi ve acil durum müdahale kapasiteleri ülkeler arasında farklılık gösteriyor. ABD'nin gelişmiş yangın söndürme teknolojilerine rağmen bu tür felaketlerle başa çıkmakta zorlanması, tüm ülkeler için bir uyarı niteliğinde. Türkiye de Akdeniz ve Ege bölgelerinde sık sık orman yangınlarıyla mücadele eden bir ülke olarak, ABD'deki bu gelişmeyi yakından takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Utah yangını, Türkiye'nin özellikle yaz aylarında karşılaştığı orman yangını tehdidini hatırlatıyor. Türkiye, 2021'deki büyük yangınların ardından yangın söndürme filosunu genişletmiş ve erken uyarı sistemlerine yatırım yapmıştı. Ancak iklim değişikliğinin etkileri küresel olduğu için, ABD'deki bu yangın da Türkiye'nin kendi yangın yönetim stratejilerini gözden geçirmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, Türkiye'nin ABD ile iklim değişikliği ve afet yönetimi alanında işbirliği potansiyeli bulunuyor. Bu tür felaketler, uluslararası dayanışma ve bilgi paylaşımının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.