ABD, Kanada ve Meksika ile olan ticaret anlaşması USMCA'yı (ABD-Meksika-Kanada Anlaşması) yenilememe kararı aldı. Bunun yerine, anlaşmanın her yıl gözden geçirilmesi planlanıyor. Bu karar, Kuzey Amerika'da üretim yapan şirketler için belirsizlik riskini artırıyor. Ulusal Üreticiler Birliği (NAM) Başkanı ve CEO'su Jay Timmons, USMCA'nın Kuzey Amerika için büyük bir başarı hikâyesi olduğunu belirtti. Anlaşmanın 2020'de yürürlüğe girmesinden bu yana bölgesel ticarette önemli artış sağlandığı ifade ediliyor.
Anlaşmanın Geleceği ve Belirsizlikler
USMCA, 1994'te imzalanan NAFTA'nın yerini almıştı. Anlaşma, otomotivden tarıma kadar birçok sektörde ticaret kurallarını güncelleyerek modernize etmişti. Ancak ABD yönetiminin anlaşmayı yenilemek yerine yıllık incelemeye tabi tutma kararı, iş dünyasında endişe yarattı. Uzmanlar, bu durumun yatırım kararlarını olumsuz etkileyebileceğini ve tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle otomotiv ve elektronik sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler, belirsizlik nedeniyle yeni yatırımları erteleyebilir. Timmons, anlaşmanın sağladığı istikrarın korunması gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
USMCA'nın geleceği sadece Kuzey Amerika ekonomisini değil, küresel ticaret dengelerini de etkileyebilir. ABD, Çin ile rekabette Kuzey Amerika tedarik zincirlerini güçlendirmeye çalışırken, bu tür belirsizlikler Çin'in elini güçlendirebilir. Kanada ve Meksika, ABD'nin en büyük ticaret ortakları arasında yer alıyor. Üç ülke arasındaki ticaret hacmi 2022'de 1,4 trilyon doları aştı. Uzmanlar, yıllık inceleme sürecinin anlaşmanın etkinliğini azaltabileceği ve ticari ortakların güvenini sarsabileceği konusunda uyarıyor. Öte yandan, ABD'deki bazı çevreler, anlaşmanın daha sık gözden geçirilmesinin işçi hakları ve çevre standartları gibi konularda iyileştirme sağlayabileceğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
USMCA'daki bu gelişme doğrudan Türkiye'yi etkilemese de, küresel ticaret belirsizlikleri Türkiye'nin ihracat pazarlarını dolaylı olarak etkileyebilir. ABD'nin ticaret politikalarındaki dalgalanmalar, küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesine yol açabilir. Türkiye, özellikle otomotiv ve tekstil gibi sektörlerde Kuzey Amerika pazarına ihracat yapıyor. ABD'nin bölgesel ticaret anlaşmalarına yaklaşımı, Türkiye'nin ABD ile ticari ilişkilerini ve potansiyel yeni anlaşma arayışlarını etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin korumacı eğilimleri, gelişmekte olan ülkeler için genel bir uyarı niteliği taşıyor.