United Parcel Service (UPS) Üst Yöneticisi (CEO) Carol Tomé, şirketin Amazon ile olan ilişkisinde zorlu bir dönemin geride kaldığını açıkladı. Tomé, kargo devinin artık düşük kâr marjlı paketlerin azalması nedeniyle yaşanan hacim düşüşünü "geride bıraktığını" belirtti. Bu açıklama, şirketin 2025 yılı beklentilerini açıklamasının ardından geldi. UPS hisseleri, öngörülen hacim ve kâr marjı hedeflerinin yatırımcı beklentilerinin altında kalmasıyla değer kaybetti. Tomé, Bloomberg Television'da katıldığı "Bloomberg The Close" programında değerlendirmelerde bulundu.
Amazon'dan Uzaklaşma Stratejisi
UPS, son birkaç yıldır bilinçli olarak Amazon'a olan bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. Şirket, Amazon için taşıdığı düşük marjlı paketlerin kârlılığı olumsuz etkilediğini ve bu nedenle daha yüksek marjlı işlere odaklanmak istediğini açıklamıştı. Carol Tomé'nin açıklamaları, bu stratejinin meyvelerini vermeye başladığını gösteriyor. Amazon'un hacim kaybı, UPS'in odaklandığı sağlık hizmetleri, küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) ve uluslararası teslimat gibi alanlardaki büyümeyle kısmen telafi edildi. Yine de şirketin toplam paket hacminde yıllık bazda bir düşüş yaşandı.
UPS'in 2025 yılı beklentileri, şirketin hisse başına kârının 7,75 ila 8,25 dolar aralığında olacağını öngörüyor. Bu rakam, analistlerin ortalama 8,44 dolar beklentisinin altında kaldı. Şirket ayrıca gelir artışının yüzde 0 ila 2 aralığında olmasını bekliyor. Bu mütevazı beklentiler, küresel ticaretteki yavaşlamaya ve taşımacılık sektöründeki rekabetin artmasına bağlanıyor. Özellikle e-ticaret devi Amazon'un kendi teslimat ağını genişletmesi, UPS gibi geleneksel kargo şirketleri üzerinde baskı oluşturuyor.
Küresel Lojistik Sektöründeki Zorluklar
UPS'in karşılaştığı zorluklar, küresel lojistik sektörünün genel görünümünü yansıtıyor. Salgın sonrası tüketici harcamalarındaki normalleşme ve artan enflasyon, paket teslimat hacimlerini olumsuz etkiledi. FedEx gibi rakipler de benzer sıkıntılarla mücadele ediyor. Ayrıca, işçi maliyetlerindeki artış ve yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar, kargo şirketlerinin kâr marjlarını daraltıyor. Bu ortamda UPS, verimliliği artırmak ve maliyetleri düşürmek için otomasyon ve yapay zeka teknolojilerine yatırım yapıyor. Şirket, ağ optimizasyonu ve dinamik rota planlama gibi alanlarda teknolojiyi daha etkin kullanmayı hedefliyor.
Uzmanlar, UPS'in Amazon'a olan bağımlılığını azaltma stratejisinin uzun vadede doğru bir hamle olduğunu ancak kısa vadede hacim kaybının yatırımcılar üzerinde olumsuz bir etki yarattığını belirtiyor. Şirketin özellikle sağlık sektörüne yönelik soğuk zincir lojistiği ve özel teslimat hizmetleri gibi yüksek marjlı alanlarda büyüme potansiyeli olduğu ifade ediliyor. Bu alanların, küresel nüfusun yaşlanması ve sağlık hizmetlerine olan talebin artmasıyla birlikte önümüzdeki yıllarda daha da önem kazanması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
UPS'in stratejisi, Türkiye'nin lojistik sektörü ve ihracatı için önemli sinyaller içeriyor. Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla küresel tedarik zincirlerinde kritik bir köprü görevi görüyor. UPS'in odaklandığı yüksek katma değerli lojistik hizmetleri, Türk lojistik firmaları için de benzer fırsatlar sunuyor. Özellikle sağlık ve e-ticaret sektörlerindeki büyüme, Türkiye'deki lojistik altyapısının geliştirilmesi ihtiyacını artırıyor. Ayrıca, Amazon gibi devlerin kendi operasyonlarını kurması, Türk KOBİ'lerinin alternatif kanallar aramasına neden olabilir. Bu durum, Türkiye'nin ihracat pazarlarını çeşitlendirmesi ve yerel lojistik firmalarının rekabet gücünü artırması için bir fırsat olarak değerlendirilebilir.