United Airlines, San Francisco Uluslararası Havalimanı'nda bir çalışanının, uzun bekleme süresinden şikayet eden bir yolcuya 'vatandaş gibi davranmıyorsun' diyerek Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'ni (ICE) aramakla tehdit ettiği anların kaydedildiği görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından olayı 'araştırdığını' açıkladı. 16 Kasım 2024 tarihinde çekilen videoda, United Airlines çalışanı olduğu anlaşılan bir kadın, bekleyen bir erkek yolcuya sert bir dille karşılık veriyor. Kadın çalışanın 'Vatandaş gibi davranmıyorsun, bu yüzden ICE'i arayacağım' dediği duyuluyor. Yolcunun ise 'Vatandaşım, doğuştan vatandaşım' diye yanıt verdiği görülüyor. Havayolu şirketi, konuyla ilgili bir soruşturma başlattığını ve çalışanın davranışının şirket politikalarıyla bağdaşmadığını belirtti.
Olayın arka planı: Görüntüler nasıl gündeme geldi?
Video, ilk olarak TikTok'ta yayınlandı ve kısa sürede milyonlarca kez izlendi. Olayın, San Francisco Havalimanı'ndaki United Airlines kontuarında, yolcunun uzun süre beklemesi üzerine çıkan bir tartışma sonrası yaşandığı bildirildi. Görüntülerde, kadın çalışanın yolcuya 'Siz burada bekleme yapıyorsunuz, ben de sizi şikayet edeceğim' dediği, yolcunun ise 'Ben bir Amerikan vatandaşıyım' diyerek karşılık verdiği duyuluyor. United Airlines sözcüsü, 'Bu tür davranışları onaylamıyoruz ve durumu derhal araştırıyoruz' açıklamasında bulundu. Şirket, olayın ardından çalışanın geçici olarak görevden uzaklaştırıldığını da doğruladı. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) gibi sivil toplum kuruluşları, bu tür tehditlerin özellikle göçmen kökenli Amerikalılar üzerinde yıldırıcı etki yarattığını vurguladı.
Göçmenlik tartışmaları ve şirket politikaları
Olay, Amerika Birleşik Devletleri'nde göçmenlik politikalarının havayolu çalışanları gibi özel sektör çalışanları tarafından nasıl araçsallaştırılabileceği konusunda yeni bir tartışma başlattı. United Airlines, daha önce de ayrımcılık iddialarıyla gündeme gelmişti. 2017 yılında bir yolcunun zorla uçaktan indirilmesiyle bilinen şirket, bu kez de çalışanının göçmenlik statüsünü silah olarak kullanmasıyla eleştiriliyor. Uzmanlar, ICE'i arama tehdidinin, özellikle Latin kökenli ve diğer azınlık gruplarına mensup yolcular üzerinde travmatik etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor. Havayolu şirketleri, genellikle müşteri hizmetleri politikalarında ayrımcılığı yasaklasa da, uygulamada bu tür olayların yaşandığı görülüyor. Olay, ABD'deki göçmenlik tartışmalarının bir kez daha gündeme gelmesine neden oldu; bazı eyaletlerde yerel polis ve federal göçmenlik birimleri arasındaki işbirliği de sorgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, ABD'de göçmenlik politikalarının giderek daha fazla gündelik hayata sirayet etmesi, Türk vatandaşlarının ABD'de karşılaşabileceği potansiyel riskleri hatırlatıyor. Özellikle Türk kökenli Amerikalılar ve Türkiye'den ABD'ye seyahat edenler, benzer ayrımcı muamelelere maruz kalabilecekleri endişesi taşıyor. Ayrıca, bu tür olayların ABD'de toplumsal gerilimi artırması, Türkiye-ABD ilişkilerinde göçmenlik ve vize politikaları gibi konuların daha hassas hale gelmesine yol açabilir. Küresel ölçekte, özel sektör çalışanlarının göçmenlik tehditlerini kullanması, insan hakları ve ayrımcılıkla mücadele açısından endişe verici bir örnek teşkil ediyor.