Umman, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğini koruma taahhüdünü yinelerken, İran ile ABD arasındaki anlaşmazlıkların kalıcı bir siyasi çözümle sonuçlandırılması çağrısında bulundu. Dışişleri Bakanı Badr Albusaidi, New York'ta düzenlenen 81. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na hitaben yaptığı konuşmada, ülkesinin bölgesel istikrar ve deniz ticareti için kritik önem taşıyan bu su yolundaki sorumluluğunu sürdüreceğini belirtti.
Diplomatik Girişimler ve Bölgesel Gerilim
Albusaidi, konuşmasında İran ve ABD'yi karşılıklı düşmanlığı sona erdirmeye ve bölgesel güvenliği tehdit eden eylemlerden kaçınmaya davet etti. Umman'ın uzun süredir Tahran ve Washington arasında arabuluculuk rolü üstlendiği biliniyor. Ülke, 2015 nükleer anlaşması öncesi gizli görüşmelere ev sahipliği yapmış, son yıllarda da esir takasları ve diplomatik temaslara zemin hazırlamıştı.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir geçit. Son aylarda bölgede artan askeri varlık ve tankerlere yönelik sabotaj iddiaları, küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açtı. Umman'ın bu mesajı, tansiyonun daha fazla tırmanmasını önlemeye yönelik bir diplomatik hamle olarak okunuyor.
Küresel Enerji Güvenliği ve Hukuki Boyut
Uluslararası hukuka göre Hürmüz Boğazı, transit geçiş rejimine tabi ve kıyıdaş ülkeler seyrüsefer özgürlüğünü garanti altına almakla yükümlü. Umman'ın açıklaması, bu yükümlülüğün altını çizerken, İran'ın boğazı kapatma tehditlerine karşı bir denge unsuru oluşturuyor. Uzmanlar, Umman'ın istikrar vurgusunun hem bölge ülkeleri hem de petrol ithalatçısı Asya ve Avrupa devletleri için güvence verici olduğunu belirtiyor.
Öte yandan ABD, son yıllarda Körfez'de koalisyon güçleri konuşlandırarak seyrüsefer güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Ancak İran, yabancı askeri varlığı provokasyon olarak değerlendiriyor. Umman'ın çağrısı, askeri değil siyasi çözüm vurgusuyla bu denkleme müdahil olma çabası olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal ettiği için Hürmüz Boğazı'ndaki istikrar doğrudan ekonomik güvenliğini ilgilendiriyor. Boğazda yaşanacak bir kesinti, petrol fiyatlarını yükselterek cari açığı ve enflasyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, İran ile Batı arasında denge gözetirken, Umman gibi arabulucu aktörlerin çabalarını destekliyor. Bölgesel gerilimin düşürülmesi, Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle ticaret ve yatırım ilişkilerini de olumlu yönde etkileyecektir. Bu nedenle Ankara, Umman'ın siyasi çözüm çağrısını memnuniyetle karşılayabilir.