Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) üye devletler, cuma günü yapılan oylamada Başsavcı Kerim Han'ı cinsel taciz iddiaları nedeniyle görevden aldı. Diplomatik kaynaklara göre, mahkemenin 125 üyesinden 82'si Han'ın görevden alınması yönünde oy kullandı. Bu karar, uluslararası hukuk tarihinde benzeri görülmemiş bir gelişme olarak kayıtlara geçti.
Gelişmenin arka planı
Kerim Han, 2021 yılında UCM Başsavcısı olarak atanmıştı. Görev süresi boyunca, özellikle Ukrayna'daki savaş ve Gazze'deki çatışmalarla ilgili soruşturmalarla gündeme gelmişti. Ancak geçtiğimiz aylarda, bir çalışanı tarafından cinsel taciz iddialarıyla karşı karşıya kalmıştı. İddialar, bağımsız bir soruşturma komisyonu tarafından incelenmiş ve komisyon, iddiaların ciddi olduğu sonucuna varmıştı.
Oylama, UCM üyesi devletlerin yıllık toplantısında gizli yapıldı. Kaynaklar, 82 üyenin Han'ın görevden alınmasını desteklediğini, 24 üyenin aleyhte oy kullandığını, 19 üyenin ise çekimser kaldığını belirtti. Bu sonuç, Han'ın görevine son verilmesi için gereken üçte iki çoğunluğu fazlasıyla aşıyor.
Han ise iddiaları reddederek, bunun bir komplo olduğunu ve sürecin adil bir şekilde yürütülmediğini savundu. Ancak üye ülkelerin büyük çoğunluğu, mahkemenin itibarını korumak için bu kararı kaçınılmaz olarak değerlendirdi. UCM'nin bağımsızlığı ve tarafsızlığının korunması gerektiği vurgulandı.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu karar, uluslararası adalet mekanizmalarının güvenilirliği açısından kritik bir test olarak görülüyor. UCM, kurulduğu günden bu yana birçok ülke tarafından eleştirilmişti; özellikle Afrika ülkeleri ve bazı Asya ülkeleri, mahkemenin büyük güçlerin çıkarlarına hizmet ettiğini öne sürmüştü. Han'ın görevden alınması ise, mahkemenin iç işleyişindeki ciddi bir sorunu ortaya çıkardığı için, uluslararası toplumda hem destek hem de eleştiri yarattı.
Öte yandan, Han'ın özellikle İsrail-Filistin çatışmasına yönelik sert tutumu, bazı kesimler tarafından takdirle karşılanmıştı. Görevden alınmasının ardından bu süreçlerin akıbeti de merak konusu. UCM, başsavcılık boşluğunu doldurmak için geçici bir atama yapabilir veya seçim sürecini başlatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmiyor ancak UCM'nin işleyişi ve uluslararası hukukun tarafsızlığı açısından önemli bir gösterge. Türkiye, UCM'ye taraf değildir; ancak adalet mekanizmalarının bağımsızlığı, küresel güvenlik ve diplomasideki dengeleri etkileyebilir. UCM'nin itibarı zedelenirse, uluslararası suçların kovuşturulması konusundaki güven azalabilir. Ayrıca, bu kararın Ortadoğu'da (özellikle Filistin) vereceği mesaj, Türkiye'nin bölgesel politikalarıyla bağlantılıdır. Türkiye, adil bir uluslararası düzenin savunucusu olarak, mahkemenin siyasi etkilerden arındırılmasını ve liyakat esaslı bir atamanın yapılmasını önemseyebilir.