Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Karim Khan, hakkındaki cinsel taciz iddiaları nedeniyle Pazartesi günü geç saatlerde görevinden uzaklaştırıldı. Mahkemenin denetim organı, Khan hakkında disiplin soruşturması başlatılmasına karar verdi. İki yılı aşkın süredir tartışmalara yol açan davada, bir kadın çalışanın Khan'ı cinsel tacizle suçlamasının ardından süreç ivme kazandı. Khan, suçlamaları reddediyor ancak soruşturma boyunca görevini sürdüremeyecek.
Gelişmenin arka planı
Karim Khan, 2021 yılında UCM'nin ilk İngiliz başsavcısı olarak göreve başladı. Görev süresi boyunca Ukrayna, Gazze ve Sudan gibi kritik dosyalarla ilgilendi. Ancak 2023 yılında ortaya çıkan cinsel taciz iddiaları, mahkeme içinde derin bir krize yol açtı. İddiaların merkezinde, Khan'ın bir kadın çalışana yönelik uygunsuz fiziksel temas ve sözlü tacizde bulunduğu yönündeki suçlamalar yer alıyor. Khan, tüm suçlamaları 'asılsız' olarak nitelendirerek masumiyetini koruyor. Mahkemenin denetim organı, yapılan ön inceleme sonucunda iddiaların disiplin soruşturması açılması için yeterli ciddiyette olduğuna karar verdi. Khan'ın avukatları, sürecin tarafsız yürütüleceğine dair güvence talep ederken, kadın hakları örgütleri mahkemenin şeffaflığını sorguladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Khan'ın görevden uzaklaştırılması, UCM'nin halihazırda devam eden kritik soruşturmalarını doğrudan etkileyecek. Özellikle Gazze'deki savaşın ardından İsrail yöneticileri hakkında yürütülen soruşturma ve Rusya'nın Ukrayna'daki savaş suçları iddialarına yönelik çalışmalar, yeni bir savcı atanana kadar askıda kalabilir. Mahkeme, başsavcı yardımcısı Najwa Hindi'nin geçici olarak görevi üstleneceğini açıkladı. Ancak bu durum, uluslararası hukuk çevrelerinde mahkemenin itibarına darbe vurduğu yorumlarına neden oldu. Öte yandan, Khan'ın özellikle Afrika ülkeleri tarafından 'Batı odaklı' olmakla eleştirildiği bir dönemde yaşanan bu gelişme, UCM'nin küresel meşruiyetini yeniden tartışmaya açtı. Birleşmiş Milletler'den yapılan açıklamada, sürecin adil ve şeffaf yürütülmesi çağrısı yapıldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, UCM'ye taraf olmasa da mahkemenin özellikle Gazze ve Doğu Akdeniz'deki gelişmelere ilişkin kararları yakından takip ediyor. Khan'ın, İsrail-Filistin çatışmasına dair soruşturmaları hızlandırması, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek bağlamında önemliydi. Ancak Khan'ın görevden uzaklaştırılması, bu soruşturmaların yavaşlamasına yol açabilir. Türkiye, uluslararası hukukun üstünlüğünü savunan bir dış politika izlerken, UCM'nin iç krizinin küresel adalet mekanizmalarını zayıflatmasından endişe duyuyor. Ankara'nın, sürecin tarafsızlığını koruyacak adımlar atılmasını desteklemesi bekleniyor.