Ukrayna, Rusya'nın 2022'deki tam kapsamlı işgalinden bu yana yüz binlerce mayın ve patlamamış mühimmatla dolu. Bu durum, siviller için ölümcül bir tehdit oluştururken, ülkenin tarım arazilerini ve yaşam alanlarını da felç ediyor. İnsani mayın temizleme uzmanı olarak çalışan 34 yaşındaki Antonina Kulhava, günlerini bu ölümcül kalıntıları ortadan kaldırmakla geçiriyor. Kendisi, 'Bombaların olduğu yerde artık ayçiçekleri var' diyerek, umudun simgesi haline gelen bir mücadeleye öncülük ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Ukrayna, dünyanın en yoğun mayınlı ülkelerinden biri haline geldi. Birleşmiş Milletler ve insani yardım kuruluşlarının tahminlerine göre, ülke topraklarının yaklaşık 174.000 kilometrekarelik bir alanı mayın ve patlamamış mühimmatla kirlenmiş durumda. Bu, Ukrayna'nın toplam yüzölçümünün yaklaşık üçte birine tekabül ediyor. Savaşın başlangıcından bu yana en az 600'den fazla sivil, bu patlayıcılar nedeniyle hayatını kaybetti veya yaralandı. Mayınlar yalnızca doğrudan bir tehdit oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda tarım arazilerinin kullanılamaz hale gelmesine, enerji hatlarının döşenememesine ve milyonlarca insanın evlerine dönememesine neden oluyor.
Bu yıkımın ortasında, Kulhava gibi insani mayın temizleme uzmanları, ölüm saçan bu toprakları yeniden yaşanabilir hale getirmek için büyük bir fedakarlıkla çalışıyor. Kulhava, savaş öncesinde bir psikolog olarak çalışıyordu. Ancak Rusya'nın işgaliyle birlikte hayatının amacının değiştiğini fark etti. 'Topraklarımızı geri almak için hepimiz bir şeyler yapmalıyız' diyen Kulhava, önce eğitim alarak mayın temizleme uzmanı oldu ve ardından ülkesinin farklı bölgelerinde, özellikle de savaşın en yoğun yaşandığı Harkiv, Herson ve Donetsk bölgelerinde görev yapmaya başladı.
Mayın temizleme çalışmaları son derece tehlikeli ve yavaş ilerliyor. Kulhava, her gün ağır koruyucu kıyafetler giyerek, elinde dedektörle santimetre santimetre toprağı tarıyor. Görevi boyunca karşılaştığı en zorlu anlardan birinin, bir köy okulunun bahçesinde bulduğu anti-personel mayınları temizlemek olduğunu aktarıyor: 'O okulun bahçesi artık çocukların oynayabileceği güvenli bir alan. Bu, benim için en büyük motivasyon kaynağı.'
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ukrayna'nın mayın sorunu, yalnızca ülkenin iç meselesi değil; aynı zamanda küresel bir insani krizin parçası. Mayınların temizlenmesi, savaş sonrası yeniden inşa sürecinin en kritik adımlarından biri olarak görülüyor. Dünya Bankası'nın tahminlerine göre, Ukrayna'nın mayın temizleme operasyonları 2030 yılına kadar en az 37 milyar dolara mal olabilir. Bu maliyet, uluslararası toplumun yardımını zorunlu kılıyor. Şu ana kadar ABD, Avrupa Birliği ve çeşitli ülkeler mali destek sağlasa da, BM'nin Ukrayna için mayın temizleme fonu yalnızca yüzde 20 oranında finanse edilmiş durumda.
Bununla birlikte, mayın temizleme operasyonları hızla ilerleyemiyor çünkü savaş hala devam ediyor ve özellikle doğu ve güney cephe hatlarında çatışmalar sürüyor. Ayrıca, Rus kuvvetlerinin yeni teknolojiler kullanarak yerleştirdiği akıllı mayınlar, temizleme ekiplerinin işini daha da zorlaştırıyor. Bu mayınlar, arazideki basınç değişimlerini algılayarak hareket edebiliyor ve geleneksel yöntemlerle etkisiz hale getirilmeleri çok daha güç. Kulhava, bu duruma rağmen umutlu konuşuyor: 'Her bir temizlenen toprak parçası, bir ailenin evine dönmesi, bir çocuğun okula gitmesi demek. Bizim işimiz yavaş ama kutsal bir iş.'
Antonina Kulhava, ayrıca Ukrayna'da mayın farkındalığı eğitimleri veren ekiplerde de gönüllü olarak çalışıyor. Kırsal kesimde yaşayan çiftçilere, çocuklara ve yerel halka, şüpheli cisimlerden uzak durmaları ve yetkililere haber vermeleri konusunda eğitimler düzenliyor. Bu eğitimler, savaş nedeniyle zorunlu göçe maruz kalmış ve geri dönmeye başlamış topluluklar için hayati önem taşıyor. Kulhava, 'İnsanlar artık toprağa dokunmaktan korkuyor. Bu, bizim için en büyük psikolojik hasar. Biz sadece toprağı değil, aynı zamanda insanların güven duygusunu da geri kazandırmaya çalışıyoruz' diyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'daki mayın temizleme çalışmaları, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir boyut taşımasa da, Karadeniz'in güvenliği ve bölgesel istikrar açısından dolaylı etkileri bulunuyor. Türkiye, Karadeniz'deki mayın tehdidine karşı 2022 yılında Romanya ve Bulgaristan ile birlikte mayın karşı önlemleri görev gücü oluşturmuş durumda. Ayrıca Türkiye, savaş sonrası Ukrayna'nın yeniden inşasında aktif rol oynamaya hazır olduğunu belirtiyor. Bu kapsamda, mayın temizleme operasyonlarında Türk firmaları ve uzmanlarının yer alması, iki ülke arasındaki iş birliğini güçlendirebilir. Türkiye'nin daha önce Suriye ve Irak'ta edindiği mayın temizleme deneyimi, Ukrayna'da da değerlendirilebilir. Bu durum, hem insani yardım hem de bölgesel istikrar hedefleri açısından Türkiye'nin katkı sağlayabileceği önemli bir alan olarak öne çıkıyor.