Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin Savunma Bakanı Mihailo Federov'u görevden alma kararı, hem ülke içinde hem de uluslararası alanda şok etkisi yarattı. Savaşın en kritik dönemecinde alındığı belirtilen bu karar, müttefikler arasında protestolara ve sert tepkilere neden oldu. Analistler ve eski üst düzey yetkililer, Federov'un savaşın kazanılmasına yönelik en net düşünceye sahip isimlerden biri olduğunu vurgulayarak, kararın ‘hiçbir mantığı olmadığını’ ifade ediyor.
Federov'un Görevden Alınması ve Tepkiler
Mihailo Federov, Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı geniş çaplı işgalin ardından ülkesinin savunma stratejisinin şekillenmesinde kilit rol oynamıştı. Onun liderliğinde Ukrayna ordusu, Batı'dan sağlanan silah sistemlerini etkin bir şekilde kullanarak ve yenilikçi taktikler geliştirerek beklenenden çok daha dirençli bir savunma sergilemişti. Özellikle HIMARS ve Javelin gibi hassas silahların kullanımında sağlanan koordinasyon ve insansız hava araçlarına dayalı istihbarat ağının kurulmasında Federov'un belirleyici olduğu belirtiliyor.
Görevden alma kararının duyulmasının ardından başkent Kiev'de ve bazı büyük şehirlerde küçük çaplı protestolar düzenlendi. Halk, savaşın kazanılmasında kritik öneme sahip bir ismin görevden alınmasını ‘ihanet’ olarak nitelendirdi. Sosyal medyada ise binlerce Ukraynalı, #FederovKalmalı etiketiyle tepkisini dile getirdi. Devlet Başkanlığı Ofisi'nden yapılan açıklamada, kararın ‘yeniden yapılanma’ çerçevesinde alındığı belirtilse de, gözlemciler bunun ordudaki moral ve motivasyonu olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıyor.
Uluslararası alanda da tepkiler gecikmedi. ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, özel görüşmelerde Ukrayna yönetimine endişelerini iletti. Avrupa Birliği'nin yanı sıra Birleşik Krallık ve Almanya'dan üst düzey yetkililer, bu kararın savaşın gidişatına etkisi olabileceğini belirterek, Kiev'e desteklerinin sürdüğünü ancak bu tür ani değişikliklerin koordinasyonu zorlaştırabileceğini ifade etti.
Analistler Ne Diyor?
Savunma analistleri ve eski üst düzey Ukraynalı yetkililer, Federov'un görevden alınmasının zamanlamasını ve gerekçesini sorguluyor. Eski Savunma Bakanı Andriy Zagorodnyuk, Federov'un savaşın ilk günlerinden itibaren Batı ile kurduğu güçlü diyalog sayesinde silah sevkiyatlarının hızlandığını ve askeri planlamanın ‘akademik bir titizlikle’ yürütüldüğünü söyledi. Bir başka eski yetkili ise, “Savaşın en kritik anında, sahada başarılı sonuçlar alınmışken böyle bir değişiklik, stratejik istikrarı bozar ve Rusya'ya moral verir” yorumunu yaptı.
Rusya cephesinden gelen ilk tepkiler ise daha çok propaganda amaçlı oldu. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, “Ukrayna yönetiminin iç çekişmeleri, onların çöküşünün habercisidir” ifadelerini kullandı. Ancak batılı istihbarat kaynakları, bu tür değerlendirmelerin gerçekçi olmadığını, Ukrayna'nın savaşma azminin devam ettiğini belirtiyor.
Federov'un Mirası ve Sonraki Adımlar
Federov döneminde Ukrayna, savunma harcamalarını artırdı, yerli silah üretimine ağırlık verdi ve NATO standartlarına geçişi hızlandırdı. Ayrıca, askeri personelin eğitimi ve lojistik altyapının güçlendirilmesinde önemli ilerlemeler kaydedildi. Onun yerine atanacak ismin kim olacağı henüz açıklanmadı, ancak kulislerde mevcut Başbakan Yardımcısı Olha Stefanişina'nın ya da Genelkurmay Başkanı Valeriy Zaluzhny'nin göreve getirilebileceği konuşuluyor. Zaluzhny'nin ismi, ordu içinde geniş desteğe sahip olması nedeniyle ön plana çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'nın savunma yönetimindeki bu değişiklik, Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenlik politikalarını doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, savaşın başından bu yana Ukrayna'ya insansız hava aracı tedarik eden ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni uygulayan kritik bir NATO üyesi olarak, Kiev'in askeri kapasitesindeki dalgalanmaları yakından izliyor. Federov'un görevden alınması, Ukrayna'nın Batı ile koordinasyonunu ve savunma reformlarını etkileyebilir; bu durum Türkiye'nin gelecekte yapacağı savunma iş birliği anlaşmalarını ve Karadeniz'deki güç dengesini etkileyebilir. Türkiye, her iki komşusuyla da dengeli ilişkilerini sürdürme hedefinde, bu tür iç siyasi gelişmelerin bölgesel istikrarı bozmamasını beklemektedir.