Uluslararası Kurtarma Komitesi (IRC) Başkanı David Miliband, Ukrayna'nın Rusya ile savaşta sahadaki konumunun geçen yıla göre güçlenmesine rağmen, ülke içinde ve dışında yerinden edilmiş milyonlarca Ukraynalının insani krizinin hafiflemediğini, aksine yardım harcamalarındaki keskin düşüş nedeniyle daha da kötüleştiğini açıkladı. Miliband, 21 Haziran'da Kiev'de yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın askeri başarılarının insani boyuta yansımadığını vurguladı.
Savaşın seyri değişti ama insani yardım azaldı
David Miliband, Ukrayna'nın savaş alanındaki başarılarının, özellikle Harkiv bölgesinde Rus kuvvetlerini geri püskürtmesinin, sivillerin yaşadığı zorlukları azaltmadığını belirtti. Aksine, uluslararası bağışçıların dikkatinin diğer küresel krizlere (Gazze, Sudan) kayması ve Ukrayna'ya yönelik insani yardım bütçesinin 2023'te %40 oranında azalması, milyonlarca kişinin temel ihtiyaçlara erişimini kısıtlıyor. IRC verilerine göre, Ukrayna'da 17,6 milyon kişi insani yardıma muhtaç durumda; bunların 6,3 milyonu ülke içinde yerinden edilmiş, 6,5 milyonu ise yurt dışına kaçmak zorunda kalmıştır.
Miliband, Ukrayna hükümetinin sosyal yardım sisteminin güçlü olduğunu ancak savaşın yarattığı tahribat nedeniyle yetersiz kaldığını ifade etti. Özellikle elektrik altyapısına yönelik Rus saldırılarının kış aylarında milyonlarca insanı elektriksiz bırakması, insani durumu daha da vahim hale getirmiştir. Aynı zamanda, Ukrayna'ya yönelik insani yardım çağrısının (Birleşmiş Milletler koordinasyonunda) şu ana kadar yalnızca %25'inin finanse edildiği belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Yardım kesintileri ve 'kriz yorgunluğu'
IRC Başkanı, Ukrayna'nın yaşadığı insani krizin sadece ülke sınırlarıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda Avrupa'ya yayılan bir göç dalgasına yol açtığını vurguladı. Polonya, Almanya ve Çekya gibi ülkelerde halen 6,5 milyondan fazla Ukraynalı mülteci bulunuyor. Ancak bu ülkelerde de mültecilere yönelik kamu desteğinin azaldığı ve mültecilerin kalıcı entegrasyonu için yeterli kaynak ayrılmadığı görülüyor. Miliband, 'kriz yorgunluğu' olarak adlandırılan olgunun, Ukrayna'daki insani krizi unutturduğunu ve acil finansman gerektiğini söyledi.
Küresel ölçekte, Ukrayna'daki savaşın ikinci yılında G7 ve Avrupa Birliği'nin askeri desteği artırmasına rağmen, insani yardım bütçelerinin daraldığına dikkat çekiliyor. Dünya Gıda Programı (WFP) gibi kuruluşlar, Ukrayna'daki operasyonlarına devam edebilmek için ek fon çağrısı yapıyor. Ayrıca, Rusya'nın tahıl anlaşmasından çekilmesinin ardından küresel gıda fiyatları yeniden yükselişe geçmiş durumda; bu durum sadece Ukrayna'yı değil, aynı zamanda gıda ithalatına bağımlı Ortadoğu ve Afrika ülkelerini de tehdit ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'daki insani kriz, Türkiye'nin arabuluculuk çabaları ve bölgesel güvenlik dengeleri açısından yakından izlenmelidir. Türkiye, savaşın başından beri hem Rusya hem de Ukrayna ile diplomatik kanalları açık tutarak tahıl anlaşması gibi kritik girişimlere ev sahipliği yapmıştır. Ancak insani yardım kesintileri, özellikle kış yaklaşırken Ukrayna'daki istikrarsızlığı derinleştirebilir ve Türkiye'ye yeni bir mülteci akışına yol açabilir. Ayrıca, Karadeniz güvenliği ve enerji hatlarının korunması Türkiye'nin çıkarları açısından hayati olduğundan, Ankara'nın insani krizin yönetiminde daha aktif bir rol üstlenmesi beklenebilir.