Ukrayna, artan saldırıların tahıl ihracatını ve küresel gıda arzını tehdit etmesi üzerine, Karadeniz'de sivil hedeflere yönelik saldırıların karşılıklı olarak durdurulmasını önerdi. Habere göre, Ukrayna bu teklifi üçüncü bir taraf aracılığıyla Rusya'ya iletti. Ancak Rusya, henüz resmi bir teklif almadığını duyurdu. Gelişme, bölgedeki tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde yaşanıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Karadeniz, tahıl koridoru anlaşmasının çökmesinin ardından tansiyonun en yüksek olduğu bölgelerden biri haline geldi. Rusya'nın Temmuz 2023'te anlaşmadan çekilmesinin ardından Ukrayna, kendi insani koridorunu kurmuş ve bu koridor üzerinden tahıl ihracatına devam etmişti. Ancak son haftalarda Rusya'nın liman kentleri Odessa, Çornomorsk ve İzmail'e yönelik saldırıları yoğunlaştırdı. Bu saldırılar, sadece askeri hedefleri değil, aynı zamanda tahıl silolarını ve liman altyapısını da hedef alıyor.
Ukrayna'nın önerisi, sivil hedeflere yönelik saldırıların durdurulmasını amaçlıyor. Bu kapsamda, limanlar ve tahıl depoları gibi sivil altyapıya saldırılmaması öngörülüyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin yakın zamanda yaptığı açıklamalarda, Karadeniz'de güvenli navigasyon ve tahıl ihracatının devamı için uluslararası toplumdan daha fazla destek istediği biliniyor. Ukrayna, ayrıca Rusya'nın sivil gemilere saldırılarını durdurması için Batılı ülkelerin baskı yapmasını bekliyor.
Rusya cephesinde ise, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in sözcüsü Dmitri Peskov, konuya ilişkin olarak 'resmi bir teklif almadıklarını' söyledi. Peskov, daha önce yaptığı açıklamalarda Ukrayna'nın insani koridorunun 'Rusya'nın güvenliğini tehdit ettiğini' ve 'tahıl ihracatının ancak Rusya'nın güvenlik garantileriyle mümkün olduğunu' ifade etmişti. Rusya, daha önce de Karadeniz Tahıl Girişimi'nin uzatılması için kendi tarım bankasının SWIFT sistemine yeniden bağlanması ve tarım makineleri yaptırımlarının kaldırılması gibi koşullar öne sürmüştü.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Karadeniz'deki gerginlik, sadece bölge ülkelerini değil, küresel gıda güvenliğini de doğrudan etkiliyor. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, Ukrayna dünya ayçiçek yağı ihracatının yaklaşık %50'sini, tahıl ihracatında ise önemli bir paya sahip. Özellikle Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkeleri, buğday ihtiyacının büyük bir kısmını Ukrayna'dan karşılıyor. Mısır, Lübnan ve Tunus gibi ülkeler, tahıl fiyatlarındaki dalgalanmalardan en çok etkilenen ülkeler arasında yer alıyor.
Uzmanlar, Karadeniz'deki tıkanıklığın küresel gıda fiyatlarını yeniden artırabileceği uyarısında bulunuyor. Pandemi ve iklim değişikliğiyle mücadele eden dünya ekonomileri, bu ek şokla başa çıkmakta zorlanabilir. Öte yandan, Ukrayna'nın önerisi, taraflar arasında diplomasiye alan açılması açısından umut verici bir adım olarak görülüyor. Ancak Rusya'nın tavrı belirleyici olacak. Rusya, daha önce de benzer teklifleri 'Ukrayna'nın Batı yanlısı gündemi' olarak nitelendirip reddetmişti.
NATO ve Batılı ülkeler, Karadeniz'deki gerginliğin azaltılması çağrısında bulunurken, Rusya'nın bölgedeki askeri varlığını artırması dikkat çekiyor. Rusya Savunma Bakanlığı, son haftalarda Karadeniz Filosu'na ait gemilerin tatbikatlarını yoğunlaştırdığını duyurdu. Bu durum, bölgede yeni bir çatışma riskini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye için doğrudan ilgi alanına giren bir konu. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi gereği Karadeniz'deki geçiş rejimini düzenleyen ülke konumunda. Daha önce tahıl koridoru anlaşmasında arabuluculuk yapan Türkiye, taraflar arasında diyalog köprüsü kurma kapasitesine sahip. Ukrayna'nın bu yeni önerisi, Türkiye'nin yeniden arabuluculuk rolü oynamasına zemin hazırlayabilir. Ayrıca, Karadeniz'deki istikrarın sağlanması, Türkiye'nin güvenlik çıkarları için kritik öneme sahip. Türkiye, hem Rusya hem Ukrayna ile dengeli ilişkilerini koruyarak bölgesel istikrara katkı sağlayabilir. Bu durum, Türkiye'nin uluslararası alandaki etkinliğini artırıcı bir faktör olabilir.