Ukrayna, Rusya'nın sınır bölgelerine yönelik artan insansız hava aracı (drone) saldırıları nedeniyle, Avrupa Birliği'ne (AB) yapılan tarım ürünleri ihracatında gümrük kontrollerinin AB toprakları içine taşınmasını önerdi. Bu adım, sınırda bekleyen TIR'ların ve altyapının korunmasını amaçlıyor. Ukrayna Başbakanı Denis Şmihal ve Tarım Bakanı Mykola Solsky, konuya ilişkin AB yetkilileriyle görüşmelerde bulundu. Öneri, özellikle Polonya ve Romanya sınır kapılarında yaşanan tıkanıklığı ve güvenlik risklerini hafifletmeyi hedefliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Rusya'nın Ukrayna'nın tahıl ihracat altyapısına yönelik saldırıları, özellikle Karadeniz limanlarını vurmasıyla derinleşti. Ukrayna, alternatif olarak kara yollarını ve nehir limanlarını kullanarak AB'ye tarım ürünleri ihraç etmeye çalışıyor. Ancak sınır kapılarında oluşan uzun kuyruklar, TIR'ların haftalarca beklemesine ve zaman zaman Rus drone'larının hedefi haline gelmesine yol açtı. Örneğin, Polonya sınırındaki Dorohusk kapısında bekleyen TIR'lar, geçtiğimiz aylarda Rus insansız hava araçlarının saldırısına uğradı. Ukrayna hükümeti, bu tür saldırıların ihracatı sekteye uğrattığını ve küresel gıda güvenliğini tehdit ettiğini belirtiyor.
AB, Ukrayna'dan yapılan tarım ürünleri ithalatına yönelik olarak uyguladığı gümrük vergisi muafiyetlerini 2025 yılına kadar uzatmış durumda. Ancak lojistik ve güvenlik sorunları, bu muafiyetlerin etkinliğini azaltıyor. Ukrayna'nın önerisi, gümrük kontrollerinin AB üyesi ülkelerin topraklarında, örneğin Polonya veya Romanya'daki limanlarda veya iç gümrük noktalarında yapılmasını içeriyor. Böylece hem sınırda bekleme süreleri kısalacak hem de TIR'lar daha güvenli bölgelere yönlendirilecek. AB yetkilileri, öneriyi değerlendirmek üzere teknik görüşmelerin sürdüğünü belirtiyor.
Ukrayna'nın tarım ihracatı, ülke ekonomisi için hayati önem taşıyor. Savaş öncesinde Ukrayna, dünyanın en büyük tahıl ihracatçılarından biriydi ve küresel gıda arzının önemli bir kısmını karşılıyordu. Savaş nedeniyle ihracat hacmi düşse de, AB'ye yönelik tarım ürünleri ihracatı, özellikle mısır, buğday ve ayçiçek yağında, toparlanma gösteriyor. Ancak Rusya'nın sınır bölgelerine yönelik saldırıları, bu ticaretin sürdürülebilirliğini riske atıyor. Ukrayna, AB'den sadece lojistik destek değil, aynı zamanda hava savunma sistemleriyle sınır bölgelerinin korunması için de yardım talep ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, AB'nin Ukrayna'ya yönelik ekonomik ve güvenlik desteğinin bir parçası olarak görülüyor. AB, Ukrayna'nın tarım ihracatını kolaylaştırmak için "Dayanışma Koridorları" adı verilen alternatif rotalar oluşturmuştu. Ancak bu koridorların etkinliği, sınır kapılarındaki altyapı yetersizliği ve Rus saldırıları nedeniyle sınırlı kaldı. Gümrük kontrollerinin AB içine taşınması, aynı zamanda AB'nin kendi gümrük prosedürlerinde de değişiklik gerektirebilir. Bu durum, AB üyesi ülkeler arasında farklı görüşlere yol açabilir; bazı ülkeler, kendi topraklarında yapılacak gümrük kontrollerinin ek maliyet ve iş yükü getireceğinden endişe edebilir.
Küresel gıda güvenliği açısından, Ukrayna'nın ihracatının kesintisiz devam etmesi kritik. Dünya Gıda Programı (WFP) ve diğer uluslararası kuruluşlar, Ukrayna tahılına bağımlı ülkeler için arzın sürekliliğinin önemine dikkat çekiyor. Rusya'nın tahıl anlaşmasını askıya alması ve limanları vurması, küresel gıda fiyatlarında dalgalanmalara neden olmuştu. Ukrayna'nın gümrük kontrollerini AB içine taşıma önerisi, bu riskleri azaltmaya yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak, AB içinde gümrük kontrollerinin yapılması, ithalatın izlenmesi ve denetimi açısından yeni düzenlemeler gerektirebilir.
Öte yandan, Rusya'nın sınır bölgelerine yönelik drone saldırıları, sadece Ukrayna'nın ihracatını değil, aynı zamanda AB'nin sınır güvenliğini de tehdit ediyor. NATO, son dönemde Doğu Avrupa'da hava savunma kapasitesini artırma kararı almıştı. Ukrayna'nın önerisi, AB'nin doğu sınırlarında güvenlik önlemlerini gözden geçirmesine yol açabilir. Ayrıca, bu tür saldırılar, AB'nin Ukrayna'ya yönelik askeri destek paketlerini ve hava savunma sistemleri tedarikini hızlandırması yönünde baskı oluşturabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna'nın tarım ihracatı ve Karadeniz'deki gıda koridorunun işleyişi açısından kritik bir konumda. Montrö Sözleşmesi ve Tahıl Koridoru Anlaşması'ndaki arabuluculuk rolüyle Türkiye, bölgesel gıda güvenliğinde etkili bir aktör. Ukrayna'nın gümrük kontrollerini AB içine taşıma önerisi, Türkiye'nin aracılığıyla sağlanan tahıl koridorunun alternatiflerini gündeme getirebilir. Ayrıca, Türk ihracatçıları için AB pazarlarına erişimde yeni lojistik düzenlemeler doğabilir. Türkiye, hem Ukrayna hem de AB ile ticari ilişkilerini dengeleyerek, bölgesel istikrar ve ekonomik çıkarlarını korumaya çalışacaktır.