Ukrayna ordusu, 2025 yazının en kapsamlı hava harekâtlarından birine imza atarak, başkent Moskova ve Rusya'nın lojistik tedarik hatlarına yönelik 600'den fazla insansız hava aracı (İHA) ile saldırı düzenledi. Kyiv yönetimi, bu saldırılarla Rusya'nın askeri altyapısını hedef alırken, savaşın gidişatını kendi lehine çevirmeyi amaçlıyor. Saldırılar, savaşın başladığı 2022 yılından bu yana Ukrayna'nın düzenlediği en büyük ve en yoğun hava operasyonlarından biri olarak değerlendiriliyor. Rusya Savunma Bakanlığı, çok sayıda İHA'nın imha edildiğini açıklarken, Moskova ve çevresinde geçici hava sahası kısıtlamaları uygulandığı bildirildi.
Gelişmenin arka planı
Ukrayna'nın bu son hava saldırısı, savaşın seyrinde önemli bir dönüm noktası olabilecek stratejik bir hamle olarak öne çıkıyor. Saldırılar, yalnızca Moskova'yı değil, aynı zamanda Rus ordusunun cepheye sevkıyatını sağlayan demiryolu kavşakları, yakıt depoları ve mühimmat ikmal merkezlerini de hedef aldı. Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, saldırıların amacının 'Rus ordusunun savaş kabiliyetini azaltmak ve cephedeki birliklere yönelik lojistik desteği kesintiye uğratmak' olduğu belirtildi.
Son haftalarda Ukrayna'nın İHA üretim kapasitesindeki artış, bu tür geniş çaplı operasyonların mümkün kıldığı şeklinde yorumlanıyor. Batılı uzmanlar, Ukrayna'nın artık yalnızca İHA savunmasına odaklanmak yerine, saldırı yeteneğini de geliştirdiğini ifade ediyor. Rusya'nın hava savunma sistemlerinin yoğun saldırılar karşısında ne kadar etkili olduğu, savaşın ilerleyen günlerinde daha net anlaşılacak. Öte yandan Rus yetkililer, saldırıların büyük bir kısmını püskürttüklerini, az sayıda can kaybının yaşandığını, ancak bazı stratejik tesislerde yangınların çıktığını kabul etmek zorunda kaldı.
Harekâtın zamanlaması da dikkat çekiyor. Ukrayna'nın, Batı'dan aldığı uzun menzilli silahların kullanımına ilişkin kısıtlamaların hafifletilmesi için yoğun diplomasi yürüttüğü bir dönemde bu saldırılar, müttefiklere 'Ukrayna'nın İHA'larla etkili vuruş kapasitesine sahip olduğunu' göstermeyi amaçlıyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin son açıklamalarında, savaşın ancak Rusya'nın içindeki askeri hedefleri vurarak kazanılabileceğini savunması, bu stratejik yaklaşımın bir parçası olarak okunuyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu saldırı, yalnızca Ukrayna-Rusya savaşı bağlamında değil, küresel güvenlik mimarisi açısından da yeni bir döneme işaret ediyor. İHA teknolojisinin savaş alanındaki etkisi, büyük bir kara ordusunun lojistik hatlarının bile en zayıf halkalarını hedef alabilecek kapasitede olduğunu bir kez daha gösterdi. NATO ülkeleri, Ukrayna'nın bu yeteneklerini yakından izlerken, kendi hava savunma sistemlerini de bu yeni tehditlere göre yeniden değerlendiriyor.
Rusya'nın buna yanıtı, savaşın tırmanması riskini de beraberinde getiriyor. Kremlin'in daha önceki benzer saldırılarda misilleme olarak Ukrayna'nın enerji altyapısını hedef aldığı biliniyor. Bu kez de benzer bir misilleme olasılığı, başta Avrupa Birliği olmak üzere uluslararası toplumda endişeyle karşılanıyor. Öte yandan Moskova'nın hava sahasını ihlal eden bu kadar çok sayıda İHA'yı etkisiz hale getirebilmesi, Rus savunma sanayiinin hala güçlü olduğunu gösterse de, operasyonel maliyetinin yüksekliği tartışma konusu. Her bir İHA'nın düşürülmesi, pahalı füzelerin harcanması anlamına geliyor ve bu da Rusya'nın askeri bütçesine ek yük getiriyor.
Ayrıca, bu saldırılar uluslararası hukuk ve savaşın kuralları açısından da önemli tartışmalara yol açıyor. Sivillerin yoğun olduğu şehir merkezlerine ya da kritik altyapı tesislerine yönelik İHA saldırıları, savaşan tarafların meşru müdafaa hakkı ile sivil kayıplar arasındaki dengeyi yeniden gündeme getiriyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) başta olmak üzere insani kuruluşlar, savaşan taraflara uluslararası insancıl hukuk kurallarına uyma çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'nın bu saldırısı, Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenliği ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesindeki konumunu doğrudan ilgilendiren bir gelişme. Türkiye, savaşın başından bu yana arabuluculuk rolü üstlenirken, Rusya ile Ukrayna arasındaki dengeyi korumaya çalışıyor. Bu saldırıların savaşı tırmandırması durumunda, Türkiye'nin Karadeniz'deki ticari ve güvenlik çıkarları etkilenebilir. Ayrıca Türkiye'nin İHA teknolojisindeki öncü konumu, Ukrayna'nın bu alandaki deneyimlerinin Türk savunma sanayine de ışık tutabileceği yorumlarına neden oluyor. Ancak Ankara'nın, hem NATO müttefiki hem de Rusya ile yakın iş birliği yapan bir ülke olarak, krizin daha da büyümesini engellemek için diplomatik girişimlerini sürdürmesi bekleniyor.