Ugandalı dört çiftçi, Doğu Afrika'da inşa edilen tartışmalı petrol boru hattını durdurmak için İngiltere Yüksek Mahkemesi'nde dava açtı. Dava, boru hattının Ekim ayında devreye girmesinden önce projeyi durdurmak için son bir çaba olarak nitelendiriliyor. Çiftçiler, projenin topraklarını gasbettiğini, geçim kaynaklarını yok ettiğini ve iklim krizini derinleştirdiğini savunuyor.
Boru Hattı Projesinin Arka Planı
Doğu Afrika Ham Petrol Boru Hattı (EACOP), Uganda'nın Albert Gölü bölgesindeki petrol sahalarını Tanzanya'nın Hint Okyanusu kıyısındaki Tanga Limanı'na bağlamayı amaçlıyor. Toplam 1.443 kilometre uzunluğundaki boru hattı, dünyanın en uzun ısıtmalı petrol boru hattı olacak. Proje, Fransız enerji devi TotalEnergies ve Çinli petrol şirketi CNOOC tarafından yürütülüyor. Uganda ve Tanzanya hükümetleri, projenin ekonomik kalkınma için hayati olduğunu savunuyor; zira her iki ülke de önemli petrol gelirleri elde etmeyi planlıyor.
Ancak proje, başlangıcından bu yana çevre aktivistlerinin ve yerel toplulukların yoğun eleştirileriyle karşı karşıya. Boru hattının, hassas ekosistemlerden geçeceği ve binlerce kişinin yerinden edilmesine yol açacağı belirtiliyor. Ayrıca, fosil yakıt projelerinin iklim değişikliğiyle mücadelede geri adım olduğu ve yenilenebilir enerjiye geçişi yavaşlatacağı ifade ediliyor.
Davanın Detayları ve Hukuki Süreç
Dava, Ugandalı çiftçilerin İngiltere'de açtığı ilk dava olma özelliği taşıyor. Çiftçiler, boru hattının kendi arazilerinden geçmesi nedeniyle zorla tahliye edildiklerini ve tazminat alamadıklarını iddia ediyor. İngiltere Yüksek Mahkemesi'nde görülecek dava, şirketlerin insan hakları ihlallerinden sorumlu tutulup tutulamayacağı sorusunu gündeme getiriyor. TotalEnergies'in merkezi Fransa'da olmasına rağmen, şirketin İngiltere'deki yan kuruluşları üzerinden dava açılması, uluslararası hukuk açısından emsal teşkil edebilir.
Dava dilekçesinde, projenin çevresel etki değerlendirmesinin yetersiz olduğu, yerel halkın görüşlerinin alınmadığı ve projenin iklim taahhütleriyle çeliştiği vurgulanıyor. Çiftçiler, boru hattının Ekim 2025'te planlanan açılışını durdurmak için acil ihtiyati tedbir talebinde bulundu. Mahkemenin önümüzdeki haftalarda kararını açıklaması bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
EACOP, Afrika'nın en büyük petrol ve gaz projelerinden biri olarak gösteriliyor. Proje, Uganda'nın ekonomik büyümesine katkı sağlayabilir; ancak çevresel maliyetleri ve insan hakları ihlalleri nedeniyle uluslararası yatırımcıların baskısıyla karşı karşıya. Avrupa Birliği, projeye finansman sağlayan bankalara yönelik yaptırım tartışmaları yapıyor. Ayrıca, küresel iklim hedefleri doğrultusunda fosil yakıt projelerine verilen desteğin azalması, EACOP gibi projelerin geleceğini belirsizleştiriyor.
Dava, dünya genelinde benzer projelere karşı açılan davalara örnek oluşturabilir. İklim aktivistleri, bu davanın şirketlerin çevresel ve sosyal sorumluluklarını yerine getirmeleri için bir uyarı olduğunu belirtiyor. Öte yandan, Uganda ve Tanzanya hükümetleri, projenin durdurulmasının ekonomik kayıplara yol açacağını ve enerji bağımsızlığını tehlikeye atacağını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda Afrika'da ekonomik ve diplomatik etkinliğini artırıyor. Doğu Afrika'daki petrol projeleri, Türk enerji şirketleri için potansiyel yatırım fırsatları sunabilir. Ancak projenin çevresel ve insan hakları sorunları, Türkiye'nin uluslararası alanda itibarını zedeleyebilir. Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadeledeki taahhütleri göz önüne alındığında, bu tür projelere mesafeli yaklaşması beklenir. Ayrıca, Avrupa Birliği'nin projeye yönelik olası yaptırımları, Türkiye'nin enerji tedarik zincirini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, Afrika'daki çevresel davaları yakından takip ederek, kendi yatırımlarında benzer riskleri önlemek için stratejiler geliştirmeli.