ABD Donanması'nın ikinci Ford sınıfı uçak gemisi olan USS John F. Kennedy (CVN-79), yıllar süren gecikmelerin ve Kongre ile Donanma tarafından zorunlu kılınan ekipman değişikliklerinin ardından Çarşamba öğleden sonra kabul denemelerine başlamak üzere Newport News'teki tersaneden ayrıldı. Huntington Ingalls Industries'in (HII) Newport News Gemi İnşa bölümünde inşa edilen gemi, deniz kabul denemeleri (acceptance trials) için ilk kez açık denize çıktı. Denemeler sırasında geminin tüm sistemleri, itki düzeni, manevra kabiliyeti, silah sistemleri ve sensörleri dahil olmak üzere kapsamlı bir şekilde test edilecek. Başarılı bir deneme sürecinin ardından gemi, ABD Donanması'na resmi olarak teslim edilecek ve konvansiyonel enerjiyle çalışan ilk Ford sınıfı gemi olarak filoya katılacak.
Gelişmenin Arka Planı
John F. Kennedy'nin inşası, Ford sınıfının ilk gemisi olan USS Gerald R. Ford'dan (CVN-78) sonra gelen ikinci gemi olarak 2011 yılında başlamıştı. Geminin teslim tarihi, başlangıçta 2020 olarak planlanmıştı. Ancak, silah asansörleri gibi kritik sistemlerde yaşanan sorunlar, tasarım değişiklikleri ve pandemi kaynaklı tedarik zinciri aksaklıkları nedeniyle teslim tarihi birkaç kez ertelendi. Donanma yetkilileri, bu gecikmelerin büyük ölçüde öngörülemeyen teknik zorluklardan ve sözleşme kapsamındaki değişiklik emirlerinden kaynaklandığını açıkladı. Kongre'nin zorunlu kıldığı değişiklikler arasında, geminin elektronik harp sistemleri ve radar donanımında yapılan iyileştirmeler yer aldı. Ayrıca, silah asansörleri konusunda yaşanan sorunlar, Ford sınıfı gemilerin en çok eleştirilen yönlerinden biriydi. John F. Kennedy'de, toplam 11 silah asansöründen 7'sinin şimdiye kadar teslim edildiği, kalan 4'ünün ise denemeler sırasında veya sonrasında tamamlanmasının beklendiği belirtiliyor. Donanma yetkilileri, bu asansörlerin tamamının kabul testleri başlamadan önce çalışır durumda olduğunu, ancak tam kapasiteye ulaşılması için daha fazla iş yapılması gerektiğini ifade ediyor. Geminin komutanı Yüzbaşı John W. Gumble, yaptığı açıklamada, 'Mürettebatımız ve tersane işçilerimiz bu noktaya gelmek için inanılmaz bir özveri gösterdi. Şimdi asıl görevimiz, bu geminin her sistemini test ederek Donanma için hazır olduğunu kanıtlamak.' dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
John F. Kennedy'nin hizmete girmesi, ABD Donanması'nın uçak gemisi filolarının modernizasyonunda önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor. Ford sınıfı gemiler, önceki Nimitz sınıfı gemilere kıyasla daha yüksek uçak sefer sayısı, gelişmiş elektrik üretim kapasitesi ve daha az mürettebat ihtiyacı gibi avantajlar sunuyor. Bu gemiler, ABD'nin küresel güç projeksiyon yeteneğinin bel kemiğini oluşturmaya devam edecek. Uzmanlar, yeni geminin özellikle Hint-Pasifik bölgesinde artan Çin deniz gücüne karşı caydırıcılığın artırılmasında kritik bir rol oynayacağını belirtiyor. Öte yandan, Ford sınıfı gemilerin maliyet aşımları ve teslimattaki gecikmeler, ABD Kongresi'nde savunma harcamalarının verimliliği konusunda tartışmalara yol açmıştı. John F. Kennedy'nin maliyetinin yaklaşık 11.3 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Geminin, 2030'lu yıllara kadar filoda kalması planlanıyor. Ayrıca, üçüncü Ford sınıfı gemi olan USS Enterprise (CVN-80) inşa halinde ve dördüncü gemi olan Doris Miller (CVN-81) için hazırlıklar devam ediyor. Bu gemilerin önümüzdeki yıllarda hizmete girmesiyle birlikte, ABD Donanması'nın toplam uçak gemisi sayısını 11'den 12'ye çıkarması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Donanması'nın en yeni uçak gemisinin hizmete girmesi, küresel güç dengesi açısından önemli bir gelişme olsa da, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir durum değildir. Ancak, bu geminin Doğu Akdeniz'deki ABD varlığını artırması veya bölgesel krizlere müdahale kapasitesini güçlendirmesi halinde, Türkiye'nin güvenlik hesaplamaları üzerinde dolaylı bir etkisi olabilir. Türkiye, kendi milli uçak gemisi projesi kapsamında farklı bir konsept geliştirmektedir. Bu nedenle, ABD'nin bu teknolojik atılımı, Türk savunma sanayii için bir referans noktası oluştururken, aynı zamanda ittifak içindeki askeri kapasite farkını da ortaya koymaktadır.