Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) kıdemli diplomatı Lana Nusseibeh, 21 Ekim Çarşamba günü Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği için adaylığını açıkladı. Nusseibeh, bu göreve adaylığını koyan ilk Orta Doğulu kadın diplomat olarak dikkat çekiyor. Mevcut Genel Sekreter António Guterres'in görev süresinin 2026 sonunda dolması beklenirken, Nusseibeh'in adaylığı, Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri arasında uzun süredir devam eden aday belirleme sürecine yeni bir soluk getirebilir.
Adaylığın Arka Planı ve Nusseibeh'in Profili
Lana Nusseibeh, 2013-2022 yılları arasında BAE'nin BM Daimi Temsilcisi olarak görev yaptı. Bu dönemde Güvenlik Konseyi'nde önemli roller üstlendi ve özellikle kadın, barış ve güvenlik konularında aktif çalışmalar yürüttü. Nusseibeh, aynı zamanda BAE'nin ilk kadın BM Daimi Temsilcisi olma unvanını taşıyor. Görev süresi boyunca, özellikle Yemen krizi, Suriye iç savaşı ve Orta Doğu barış süreci gibi hassas dosyalarda BAE'nin pozisyonlarını savundu. Nusseibeh'in adaylığı, BM'nin en üst düzey pozisyonuna bir kadın ve Orta Doğulu diplomatın gelmesi açısından sembolik bir önem taşıyor. BM tarihinde şu ana kadar hiçbir kadın Genel Sekreterlik görevine getirilmedi. Nusseibeh, bu anlamda cinsiyet eşitliği tartışmalarına da yeni bir boyut kazandırıyor.
BM Genel Sekreterlik Yarışı ve Güvenlik Konseyi Dinamikleri
BM Genel Sekreteri'nin seçimi, Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi (ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere) arasında uzlaşma gerektiriyor. Şu ana kadar yapılan gayri resmi görüşmelerde, adaylar arasında bir konsensüs sağlanamadı. Nusseibeh'in adaylığı, özellikle Arap dünyasından gelen ilk ciddi adaylık olarak öne çıkıyor. Ancak, BAE'nin bölgesel politikaları ve bazı Batılı ülkelerle yaşadığı anlaşmazlıklar, Nusseibeh'in şansını etkileyebilir. Öte yandan, Nusseibeh'in deneyimi ve BM içindeki tanınırlığı, onu güçlü bir aday haline getiriyor. Diğer potansiyel adaylar arasında Şili'nin eski Devlet Başkanı Michelle Bachelet, eski BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri ve bazı Afrika ülkelerinden isimler geçiyor. Seçim sürecinin 2025 yılında resmen başlaması bekleniyor. Nusseibeh'in adaylığı, Orta Doğu'nun BM'deki temsiliyeti açısından da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lana Nusseibeh'in BM Genel Sekreterliği adaylığı, Türkiye'nin BM içindeki diplomatik dengeleri ve Orta Doğu politikalarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, BM Genel Sekreterliği seçimlerinde genellikle bölgesel dengeleri gözetiyor ve özellikle İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin adaylıklarına sıcak bakıyor. Nusseibeh'in adaylığı, BAE ile Türkiye arasındaki son dönemdeki normalleşme süreciyle birlikte değerlendirilebilir. Ancak, BAE'nin bazı bölgesel konularda (örneğin Libya ve Doğu Akdeniz) Türkiye ile farklı çıkarlara sahip olması, Ankara'nın tutumunu etkileyebilir. Türkiye, BM Genel Sekreteri'nin tarafsızlığı ve bölgesel sorunlara yaklaşımı konusunda hassas. Nusseibeh'in seçilmesi halinde, Türkiye-BM ilişkilerinde yeni bir dönem başlayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği ve reform talepleri açısından da bu süreç önem taşıyor.