Ankara, Karadeniz'de kargo gemilerinin güvenli geçişini yeniden tesis etmek için yoğun diplomatik çaba yürütüyor. Rusya ve Ukrayna'nın liman ve gemi saldırılarını artırması, küresel tahıl ihracatını kesintiye uğratarak buğday fiyatlarını yükseltti. Türkiye, savaşan taraflar arasında arabuluculuk yaparak tahıl koridorunu canlandırmayı hedefliyor.
Karadeniz'de Tahıl Sevkiyatı Neden Durma Noktasında?
Rusya ve Ukrayna, dünya buğday ihracatının yaklaşık üçte birini karşılıyor. Ancak 2022'de başlayan savaşın ardından Karadeniz'de ticari gemi trafiği büyük darbe aldı. Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin arabuluculuğuyla 2022 Temmuz'unda imzalanan Tahıl Koridoru Anlaşması, bir yıl boyunca milyonlarca ton tahılın dünya pazarlarına ulaşmasını sağladı. Rusya, kendi tahıl ve gübre ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmadığı gerekçesiyle Temmuz 2023'te anlaşmadan çekildi. O tarihten bu yana Karadeniz'de seyreden kargo gemilerine yönelik saldırılar arttı; Ukrayna limanları ve altyapısı sık sık hedef alınıyor. Rusya, kendi limanlarına yönelik Ukrayna insansız hava aracı ve deniz aracı saldırılarını gerekçe göstererek bölgedeki askeri varlığını güçlendirdi. Bu durum, tahıl ihracatını büyük ölçüde sekteye uğrattı ve küresel buğday fiyatlarında dalgalanmalara yol açtı.
Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne dayanarak Boğazlar'da denetim yetkisini elinde bulunduruyor ve Karadeniz'e kıyıdaş ülke olarak bölgedeki istikrarı doğrudan etkileyebiliyor. Ankara, hem Rusya hem Ukrayna ile diyalog kanallarını açık tutarak bir tahıl koridoru anlaşmasını yeniden canlandırmak için çaba harcıyor. Millî Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre, taraflarla temaslar sürüyor; ancak henüz somut bir mutabakat sağlanamadı.
Uzmanlar, Karadeniz'de güvenli seyrüseferin sağlanmasının yalnızca tahıl ihracatı için değil, aynı zamanda bölgedeki enerji ve konteyner taşımacılığı için de kritik olduğunu vurguluyor. Türkiye, Romanya ve Bulgaristan gibi kıyıdaş ülkelerle birlikte mayın temizleme görev gücü oluşturma planlarını da gündeme getirmişti. Ancak Rusya'nın bu tür girişimlere mesafeli duruşu, kapsamlı bir anlaşmayı zorlaştırıyor.
Küresel Gıda Güvenliği ve Piyasalar Üzerindeki Etkiler
Karadeniz tahıl koridorunun kesintiye uğraması, özellikle Afrika, Orta Doğu ve Asya'daki ithalatçı ülkeleri olumsuz etkiledi. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, buğday fiyatları 2023'ün ikinci yarısında yüzde 20'ye varan oranda arttı. Dünya Gıda Programı (WFP), insani yardım taşıyan gemilerin Karadeniz'de artan riskler nedeniyle daha uzun ve maliyetli rotalar kullanmak zorunda kaldığını bildirdi. Küresel tahıl arzındaki daralma, gıda enflasyonunu körükleyerek gelişmekte olan ülkelerde sosyal huzursuzluk riskini artırıyor. Avrupa Birliği, alternatif kara yolları ve Tuna Nehri üzerinden tahıl taşımacılığını teşvik etse de bu yollar Karadeniz'in hacmini karşılayamıyor. ABD ve Batılı müttefikler, Rusya'yı tahıl anlaşmasını engellemekle suçlarken, Moskova yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. Çin ve Hindistan gibi büyük ithalatçılar ise stoklarını artırarak arz güvenliğini sağlamaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Karadeniz'de istikrarlı bir tahıl koridoru, Türkiye'nin hem ekonomik hem de stratejik çıkarları açısından hayati önem taşıyor. Türkiye, un ve makarna ihracatında dünya lideri olup, buğday ithalatının büyük bölümünü Rusya ve Ukrayna'dan karşılıyor. Koridorun yeniden açılması, iç piyasada ekmek ve un fiyatlarını dengeleyerek enflasyonla mücadeleye katkı sağlar. Ayrıca Ankara, arabuluculuk rolüyle uluslararası arenada etkinliğini pekiştirir ve Batı ile Rusya arasında denge politikasını sürdürür. Karadeniz'de güvenli seyrüsefer, Türkiye'nin enerji koridoru olma hedefini de destekler; Tuna nehri ve limanlar üzerinden yapılan ticaret canlanır. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik ve saldırılar, kalıcı bir anlaşmayı zorlaştırıyor. Türkiye'nin askeri ve diplomatik kapasitesini kullanarak bölgesel istikrarı sağlaması, aynı zamanda NATO içindeki konumunu güçlendirecektir.